29 Ağustos 2004

punknedir... punk nedir...

punk nedirki... ne biliim ben........ ya da ne olursa olsun punk müzik güzel müzik...
Punk müziği tanımlamak bana düşmez ama eğer burada punk adına birşeyler yazmak için varsam punk için dünyadaki en güzel benzetmeyi az sonra ben yapıyor olacağım

punk:
güneşten kopan bir parçanın dünyayı oluşturması gibi
rocktan kopan bir parçadır... (vaaaaaay bee)

sen 16 sene hard rock, heavy metal dinle
sonra da punk adına bilgiçlik tasla...

e valla ben de bunu daha önceden tahmin edemezdim...
isterseniz yazının bundan sonraki kısmını okumama hakkınız var
olabileceklerden ben sorumlu değilim...
punk da zaten böyle birşey
karışık tahmin edilemeyen bir şey
ya da birşey kelimesini bitişik ve ayrı olarak bir cümlede iki şekilde yazmak gibi çelişkili :)

giriştik bari yarım kalmasın...

başlıyorum...

yaşam tarzı olarak düşünenler var
nefret edenler var ...
ve benim gibi
(cümlelerin virgülsüz de anlamlı olabileceğini ispatlamak için inatla kuralların ille de uygulanmak için değil hatasız birşeyler yapmaya yarayan sınırlar olduğunu düşünerek)kuraldışı kalıp punk olunabileceğini düşünenler var...
bir tarz mı yoksa sadece bir terim mi artık siz karar verin...

punk müzik denilince aklınıza caddede yürüyen
dik saçlı deri ceketli tiplerden biri geliyor olabilir
ama emin olun nasıl ki her beyaz önlük giyen doktor olamıyorsa
sadece punk tarzı giyinmekle de punk olunmuyor

ya da punk olmak diye birşey var mı? (ingiliz filmlerinde normal sıradan insanlar sokak serserilerini tanımlarken "Punk" diyorlar ama neyse...)

toplum mu insanları insanlar mı toplumu tanınmaz hale gitirir
yoksa toplumu yönetenler mi
yoksa punk yaşam tarzını seçenler
toplumdaki saçmalıklara katlanamadıkları için mi böyle
hepsi birden olabilir ya da
bu tipteki davranışları punk kültürüne sığınıp kamufle mi ediyorlar?

bunlar her ne kadar göreceli olsa da
her punkçının kendine özgü bir tarzı olması
punk kültürünün müzik ve giyim dışında kendi içinde
bir bütünlüğü olmadığını gösteriyor...

ama her ağızdan çıkan bir NO FUTURE tanımı
öyle bir ortak dünya görüşleri var ki
hippilerin "savaşma seviş" sloganı kadar polemiğe açık

gelelim şu NO FUTURE olayına
itirazlar olsa da hepimiz punk gibi yaşamıyor muyuz?
yarın ne olacağı belli olmayan bir ülkede yaşamak
bizleri zorunlu olarak bu fikrin uygulayıcısı yapmıyor mu?

dünü biliyoruz bugünü yaşıyoruz ama ya yarın?
onunda ne olacağını hiç kimse bilemiyor...
diğer zaman dilimleri sadece beynimizde var
hatıralar ve gelecek
yaşadığımız ise sadece bugün
o zaman
zadece şimdiki an
NO FUTURE diyorum itiraz eden etsin kardeşim... bana ne
punk böyle
boşvermeci yanları da vardır hayata karşı
artık savunma mekanizması mı dersiniz
vıcık vıcık olmuş sahtekâr ve pislik ilişkilerle dolu günümüzde
hayata karşı cesaretsizlik mi?
yoksa kahramanlık mı?
ama iş, yoksayıcılığa yani nihilizme kayıp da
no future no back and no now olunca biraz karışıyor
onu da insanların kendi fikirleri belirlesin
yaptığıma iyi veya kötü diyemem...
ister istemez zaten bazı içgüdülere sahibiz
vicdan acıma sevme nefret
bize kendiliğinden neler hissetmemizi söylemiyor mu
ya da bunlar yetmiyor mu?

illa göstermelik şartlanmış hareketler doğrultusunda ahlak kurallarımı gerekli?
içimizde var olanlardan başka diğerleri
bence toplumun bize dayattığı fikir ve davranış biçimleri
içlerinde içgüdülerimizde olması gerekenleri temel alanlar da var
ama hepsi için aynı şeyi söylemek mümkün değil
bana ne adamın saygınlığından
genelde kabul görmüş birinin saygınlığı o insanlar için geçerli
ben saygı duymaya mecbur değilim
onun kişisel doğal olan haklarına tecavüz etmedikten sonra
kimse beni suçlayamaz
ben de bilmem nerede bilmem ne sıfatıyla birşeyler olursam
kendime sırf orada o olduğum için saygı duyulmasını istemem
selpak satan kızdan ihtiyacım olmasa da selpak alınca
onun sevinçle karışık bakışları daha anlamlı geliyor bana...

ama insanlar niyeyse mevki sahibi insanlara kral muamelesi yapıyor
bu biraz da onlara işi düşünce oluyor
bilin bakalım niye?
işte kötü olan da bu zaten
bu yüzden otorite hiyerarşi ve disiplin karşıtı olmak bir anlam kazanıyor
yoksa düzenli olmak ya da düzenli olan herşeye punk adına itiraz etmek
saldırmak bir anlam içermiyor
punkın doğduğu ana felsefeye (ki bir amacı varsa) amacına
zekice hareket ederek beklenilmeyeni verip şaşırtmaya
ve mantığına ters düşüyor...

sen sınavlara girip birşeyler olmaya çalışırken
her on yılda bir kendini değiştirip
hayır eski söylediklerimiz yanlıştı
artık bunlar doğru teknik olarak ispatlandı diyen
siyasetçiler bilim adamları ve daha niceleri insanı ümitsizliğe itip
sizi çalışıp üretmekten alıkoyabilir ve çalışmak istemeyebilirsiniz
bu düzenden nefret edip düzenin parçası olmak da istemeyebilirsiniz
karar sizin
bence bu kişisel bir seçim
yırtıcı olup tuttuğunu herşeye ramen
diğer insanların haklarına tecavüz ederek koparmak
ya da kaybedenlerin tarafına geçip herşeyi boşvermek
boşverdiğin dünya ve hayat
artık kurallar olarak da birşey ifade etmeyecektir
kendimizi ait görmediğimiz bir sistemin kuralları bizim için niye birşeyler ifade etsin ki?
onur ve gurur kimin sana ne yaptığını ve neye layık olduğunu hissettirir
bazen bir simitçinin çocukları için para kazanma mecburiyeti karşısındaki yenilgisine
saygı duyarsın
bu doğrudur kalbin seni yönlendirir işte bu da öyle bir şey...
yani benim fikirlerime göre
- olan değil de olması gereken -
yaşanan değil düşünülen punk felsefesi giriş kısmım böyle işte
ben niye punkı seviyorum kısmına gelirsek
80 li yıllarda avrupa'da
pop müziğinin en verimli dönemi yaşanıyordu
daha sonra asla pop müzikte bir dönem
çağını yaşatan yılları
böylesine kült haline getirmedi
elektronik ve bilgisayar destekli stüdyo kayıtları
düşünülen herşeyi yapabilmeyi ve
duyguları müziğe daha iyi aktarabilmeyi sağlıyordu...
melodik yapı henüz yakın olan yetmişlerin
dünyayı saran hardrock tarzını altyapı olarak kullanıyordu
kimi parçalar o kadar güzeldi ki
hala 20 yıl sonra bile tekrar tekrar
yeni versiyonları yeni gruplar tarafından piyasaya sürülüyor...
ben böyle bir ortamda müzik kulağımı geliştirirken
80'lerin ortasına yakın artık kalite denilince
benim için varsa yoksa NVOBHM yani new age of british heavy metal vardı
artık dinlemeye alıştığım 80'lerin pop müziği
bana sertlik bakımından yetersiz kalıyor yavan geliyor gibiydi
HM içine pop armonisi pop içinde HM sertliği arar oldum
bu da beni melodik trash'e kadar götürdü
en sonunda ikisinin en iyi punkta biçim bulduğunu gördüm
ve punk eğlenceli havasıyla
insanı hemen kavrayan vokalleriyle vazgeçilmez oldu

ayrıca isteyen üç kişi daha bulup gitar bas bateri ve vokalle
lise grupları gibi hiçbir kurala uymadan
(sanırım yaşam felsefesiyle en iyi uyuştuğu nokta bu)
müzik yapılabildiği için
her türde müziği punk tarzında ses kalitesine önem vermeden yorumlayabiliyor...
size de tavsiyem......
punkçılar tavsiyeye göre müzik dinlemez nasıl isterseniz öyle yapın...
ama pop müzik temalarını
rocktaki gitarları
muhalif yaklaşımı
ritmle zıplamayı seviyorsanız
yeni bir şeyler keşfedip eğlenmeyi düşünüyorsanız
punk tam size göre...