02 Haziran 2005

madem kural yok...

çoook uzun bir alıntı/aktarma yazının ikinci ve son bölümü...

anahtar sözcükler: avrupa, geyik dünya tarihi, mektup

Arkadaşıma yazdığım bir mektubu buraya aktarmak istiyorum. Ara sıra dönüp bakarım. Biraz geyik bir tarih yazısı, biraz espri, avrupa, dünya, bireysellik falan.
Bir de en sonunda en beğendiğim filmler listem var yarın öbürgün bakarsın kaybederim falan lazım olur diye...
Merak edip sonuna kadar okuyanlara sabırlar diliyorum, ulan ben de çocuğa hiç acımamışım be...
Bu kadar uzun mektup olur mu? (olmaz diye epeyce bir bölümünü buraya aktarırken kestim. isteyenler bildirgeçteki tam metne ulaşabilir)
Neyse mektuba geçelim....
Evet uğurcuğum güzel kardeşiiiiim.
Geldik eve yemeğimizi yedik cayımızı sigaramızı içtik, allaha şükürler olsun çoluk çocuk iyi karnı tok sırtı pek.
Biri tv seyretmeye gitti biri ders yapmaya ben de oturdum sana söz verdiğim maili yazmaya ("niyet ettim niyet eyledim ikindi namazına" gibi oldu ama artık idare edeceksin) aklıma geldikçe, arada birden bir konuya girip çıkabilirim karışıklık olursa kusura bakma.
Bugün attığın uzun maili aldım, sana ayaküstü bir şeyler yazıp cevap verdim ama eve gelene kadar zihnimi meşgul etti.
Okula gidip de kaydolmak için şansını zorlamışsın ya, orda öğretmen olan bir kadın sana ve yaptığın işlere bakıp karar vermiş. Okula almış. sonra da işin yok mu? Gel sana iş vereyim demiş... Valla cok ciddiyim, git, ona, ben bunu Türkiye'den bir arkadaşıma yazdım, çok etkilenmiş, tüm dünya üzerindeki insanlarda özlenen iyilik yapma ve hak edene yardım etme gibi özlediğimiz özellikleri ruhunda barından o asil karakterli insana, dünyanın en uzak köşesinden saygılarımı sevgilerim ilet, dedi dersin.
Kadın elleri öpülesi sarılıp ağlanası bir insanmış böyle insanlarla karşılaşınca dünyadaki insanlara olan kaybettiğim güvenim yerine geliyor ve gözlerim doluyor ne kadar iyi bir insanmış yaaa...
Sen git ona valla bak çok ciddiyim bir çiçek al götür ve "Benim için yaptıklarınıza daha önceden teşekkür etmiş olabilirim ama, sizin iyiliğinizi hiç bir zaman ödeyemem. Lütfen bu çiçekleri kabul edin." de.
Uğur'cuğum valla o kadın sana hayatının iyiliğini yapmış.
Bir iyilik yapmak kadar, yapılan iyiliğin farkına varıp, önemini kavrayıp, teşekkür edip saygılarını sevgilerini bildirmek de önemli bir karakter göstergesidir, ihmal etme...
Geçelim... Yok, yok geçmeyelim, bak ne güzel muhabbet açıldı. Buradan ben insanlık iyilik bencillik ve bireyselliğe gireyim...
Hani şu söz verdiğim konuya...
Birincisi oradaki insanların bireysel davranmaları ve karakterleri bakımından bencil olmaları çok doğal.
Yakın zamana kadar gelişen avrupa ve amerikada özellikle kitlelere benimsettirilmeye çalışılan bir kavram bu. İstersen oradan başlayalım.
Diyeceksin ki "Bir ülke, niye vatandaşları bencil olsun ister?"
Evet niye?
Tabii ki "Bencil karakterli olsun, yesin, içsin, dağıtsın, etrafa çöpünü atıp otobüsün koltuğuna zarar versin." anlamında kendini bilmemekle karıştıralabilen bir bencillik değil bu.
Her şeyden önce -bağımsızlık duygusuyla- pompalanmış bir yöntem.
Şöyle ki: Bizim gibi ülkelerde biliyorsun anne, baba, çocuklar ve annenin ya da babanın anne babaları hep birlikte otururlar. (son 20 yıla kadar bu, kentlerde biraz değişmiş olsa da genelde Türkiye çapında düşünürsek ortalama olarak hâlâ devam ettiğini kabul edebiliriz)
Böyle bir düzen büyüklerin emekli maaşı, çalışanların kazandıkları ile döner ve oradaki 4 ila 8 kişi, iki kişinin maaşından geçinir, aza tamah eder.
Çocuklar yokluk içinde idareyle okula gider, eve bir bilemedin iki maaş girer ama, diğer 4/5 kişi çalışmaz yer doğal olarak. Taa ki evlenip kendi evlerine çıkana kadar bu böyle gider.
Evet evlenirler ama bu sefer onlar büyük olmuşlardır ve çocukları oluncaya kadar büyüdükleri evlerdeki en yaşlılar hakkın rahmetine kavuşur, anne babalar yalnız kalır, hali vakti yerinde olan ayrı yaşar, olmayan (ki türkiyede olmayanlar daha çok) o kadar yıl bakıp büyüttükleri çocuklarının yanına geçerler. Sadece yerler değişti ama sistem aynı: Yine bir ev, yine anne, baba, çocuklar ve yine yaşlı büyükler.
Üç nesilden sadece biri 20-25 yaşına gelince evlenirken buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın, tv falan aldı; ekonominin de ebesinin orasına çamı diktiler. 70 yılda bir makineyle döner mi bu ekonomi? Dönmez
Avrupalı ne yapmış? Herkesin kendine ait bir yaşamı var. Çık dışarı kaderini yaşa, kafana göre takıl diyor. Tabii bu tek başına insanlara bir şey ifade etmez,her şeyden önce cinsel ve dinsel anlayışı ona göre oturtmak lazım (ki biliyorsun oralarda bu işler nasıl).
Yeri gelmişken minik bir anektod...
Yanılmıyorsam, rivayete göre meşhur ittihat ve terakkinin kurucularından Talat paşa, ülke dışına görevli olarak gönderilir. Git bakalım bunların iç idare yapısı nasıl? Devlet nasıl işliyor? Din adamları ne kadar devlet işlerine karışıyor? falan bir sürü rapor istemişler...
O da tabii ki bir sürü çalışma yapmış. Bunu toplantılarda okumuş ya da anlatmış ve en sonunda da avrupada ki din ve devlet işlerini anlamayanlara da şöyle bir özet yapmış:
“arkadaşlar gittim gezdim gördüm inceledim ve
sizin anlayacağınız şu karara vardım
ADAMLARDA BİR DİN VAR DEVLET GİBİ,
BİR DEVLET VAR DİN GİBİ...”
biz kaldığımz yerden devam edelim.
Adamlar, üreteceğiz ama işçi lazım diye düşünüyor.
Hadi, her evde oturan ailelerden adamları özgürlük, bireysellik diye ayartıp çalıştırdık. Sonra ihraç edebileceğimizden fazlasını nasıl tüketeceğiz bu mallar erimezse fiyatlar düşer. Fabrikalar da üretimi kısar, sonra mallar satılmayınca para kazanamazlar. Hadi bakalım yine işçileri çıkartırlar ve ben ne çalışan işçiden vergi alabilirim hastanem okulum düzgün çalışır, ne de bir sürü şey alamayan tüketiciden vergi toplayıp yola, trene askeriyeye ve bilimsel araştırmalara para ayırabilirim.
Dur, bak ne yapalım... Herkes bir eve çıksa nasıl olur?
Herkes birey olarak davransa, biz bunu yüz yıl devam ettirsek köşeyiz be. Doğup onaltısına gelen başka eve çıkacak, önce ev lazım inşaat sektörü oh der. Ev dayanıp döşenecek, beyaz eşya mobilya üreticileri allah der.
Bir yandan da bunlar bu malları üretmeye yetişemeyeceği için sanayi, fabrika gelişir ve bu üretimi yapmak için de fabrikalar işçi arar.
Al sana evden ayrılıp tek başına yaşayana da iş imkânı yarattım mı...
Bir de diğer ülkeler arasında güçlenip, krallar gibi ekonomik yaptırımlara bile giderim; ordan onu almayacaksın, benden bunu alacaksın derim. Taşımacılık, tarım ve buna bağlı tüm mallar benden çıkar, yan gel yat valla diye düşünen bu batı toplumları böyle bir düzen kurmuşlardır.
Haaa ne var bir sürü artısı gibi; başka kültürlerde yadırganan ve sanayii halini alıp ticarete dökülmüş binlerce kavram, yıpranmış. İnsanlık tamamen bireyselleştiği için ( dedik ya başka kültürlerde yadırganan şeyler) istenmeyen ya da bizler tarafından garipsenen şeyler, batı toplumlarına yerleşmiş.
Nedir bunlar?
Her şeyden önce aile erimiş ve anne, baba, kardeş, abla, dede, anneanne gibi doğal yakınlıklar zayıflayarak, tanıdık ilişkisine dönmüş.
Dede ve anneanne, babaanne de evdeki anne, babayı takmıyor... Niye? çünkü onların eline muhtaç değil. Bu sistem kendilerine sosyal avantajlar sağlamış. Dişi mi yok? Hoop, sigorta çalışmasına karşılık tam hizmet veriyor, sırtağrısı için masaja kadar bir sürü ek işlemi fizyoterapi diye parasız yapıyor. Maaşı mis gibi istediği yere gidiyor (sultanahmet meydanındaki turistlerin yaşını düşün)
Çocuklar anne babayı takmıyor çünkü herif gelmiş 16 / 17 yaşına, çıkar giderim kafama göre takılırım, hem okurum hem çalışırım, karı kız / erkek ibadullah, mis gibi takılırım diyor ve istediği anda da bunu yapacak zemin var.
E, aileler ne kadar "yavrıııım dışarısı kurtlar sofrası, nireye gidiyon?desin. "Ya takmazlarsa? Bunların kanı kaynıyor şimdi" diye, çocukları kaçıracaklar diye tırsıyor yani.
Senin anlayacağın olan anne babaya oluyor. Zaten çalışmaktan ağzına sıçılmış ikisinin de (biliyorsun oralarda iş ortamı bizimkine benzemez. Öyle bir vida sık bir çay iç, iki marley döşe, "dur bir sigara içeyim" falan yok kan alırlar adamın müsait bir yerinden).
eeee düşmez kalkmaz bir allah, zamanında büyükler anne babanın yerindeydi, emekli oldu kurtuldu ama sıra gelecek çocuklara, onlar da anne baba olup kendi çocuklarından aynı muameleyi görecek, bu kervan böyle gidecek işte aile yapısı böyle ...
Başka şeylerde yok değil bu düzeni koruyup bu şekle sokmak için.
Dini inancın zayıflatılıp, insanları vicdanen rahatsızlıklarından kurtarmak lazım. Onu halletmeden bu şekilde bir düzen kuramazsın.
Adamlar onu da; kürtajı serbest bırakarak, nüfusu arttırmak için namus meselesini aşk-seks gibi özgürlüklere gönderme yaparak "sen bağnaz mısın ulan?" aşamasına getirmişler. Tabii bu böyle bir günde olan ya da çok istenildiği için böyle yapılan, doğru bulunan ve onaylanarak yürürlüğe koyulan bir şey değil. Taaaa 1800'lerde sanayi devrimini başlattıklarında uygulamak zorunda oldukları bir sistem.
Yani neymiş?
Bu kavramlar ve bu tarz yaşam 150 yıllık bir değişimin ortaya çıkardığı, yavaş yavaş değişen bir sistemmiş. Tabii şimdi diyeceksin ki niye böyle birşeye mecbur kalmışlar orası çok derin ama dur bakayım bu kadar derin mevzulara girince oraya da ufaktan bir el atayım.
Bir sigara içip geliyorum
(ne lan? biz hâlâ Türküz oğlum... iş arasında çay sigara serbest :) )
Bütün dünya artık yerini yurdunu almış, her bölgede bir şeyler yapılıyor... Ne bileyim işte, yok Çin'de kumaş, Hindistan'da elişi halılar, örgüler, baharat falan...
İşte herkes yapabildiğini yapıyor. Kim ne yetiştirirse sağa sola gönderip ticarete başlıyor. Bu iş yavaş yavaş büyüyüp, kentten kente, ülkeden ülkeye yayılıyor oluyor mu ipek yolu....
Bütün dünya bu ticaretin etrafında dönüyor, birinde olmayanı biri alıyor, onda olmayanla takas ediyor. İnsanlar çarşılarda pazarlarda kucaklaşıp, dinlerini dillerini önemsemeden insanca, kardeşçe yaşayıp gidiyorlar.
Avrupalılar da zaman zaman gezginler, zaman zaman kaşiflerle burayı öğrenip, bu ticaret ağına giriyorlar. Dağ taş geçerek, aylar süren yolculukları ortadan kaldırmak için denizciliklerini ilerleten ya da geliştiren ülkeler, aracı tüccar olarak iyice bir ilerleyip zenginleşiyor, ve din adamlarına yaptıkları bağışlarla dini kurumlar içinde etkilerini arttırıyor. Taa 1600'lere 1800'lere ulaşan bir dini sanat, mimari, resim kültürü hep bu dönemde inşa ediliyor.
Yani papazlar, rahipler, bağışı alıp çakılmasın diye bütün kiliselere resim yaptırmaya bu dönemde başlıyor.
Amaçları "Kendim için bir şey alıyorsam namerdim. Maksat kiliseye meryem ve meleklerin resmini yaptırmak, millet görüp daha bir şevke gelip dua etsin, inancı kuvvetlensin demek..."
Tabii arada "Resim büyüktü, kiliseye sığmayınca yıkıp 150 metrelik kilise yaptırdık. Ulan benim kardeşim mimarsa sana ne? Kasabada başka mimar mı var? Ne iftira atıyorsun..." durumları da olmamış değil :)
neyse biz mevzuya dönelim
bunlar bakmışlar ticaret güzel bir şey
onlar yapsın sen al sat oh ne ala memleket
fakaaaat insanoğlu bu durur mu
bir gün biri çıkıp diyor ki
arkadaş bende gemi var sende para,
manyak mıyız gidip dağları taşları aşıyoruz
her geçtiğimiz yere vergi veriyoruz
şu ümit burnunu bir keşfedip oradan dolaşalım
asyaya iki günde ulaşalım
nasıl ama mis değil mi
öbürü durur mu ondan cabbar,
ulan oğlum bir de avrupalıyım okumuş etmiş adamım diyorsun
ama senden bir mok olmaz
hiç kafan çalışmıyor
madem gemiyi yaptın
ümit burnundan dolaştın
kek gibi gidip ne para mal verip
onlardan alışveriş yapacaksın
al yanına bir top 5/10 kılıçlı adam tozunu attır
taşı milleti oraya onları da iş para toprak diye kandırırız
yerleşip oraya cennet kurarız
onlar yapar biz elinden alırız
zaman geçer bu mal olmaz tarım ürünü olur
zaman geçer maden olur
haaaaa aman yalnız ileride buna
sömürgeci avrupalılar falan diye bir kulp takmaya çalışırlar
bak o zaman karışmam diyor
tabii bizimkinin aklı başına gelmiş
zekâsı açılmış
bir heves çalışıyor
aman oğlum düşündüğüne bak
ilerde birileri elbet bu sömürgeciliği beceremez
atarız bütün yahudileri onların ülkesine
soyup soğana çevirirler
herifler delirip bunları yakmaya falan kalkar
arkasından bir propaganda, bir propaganda
kimse bizim 250 yıl sürdüreceğimiz
bu sömürgecilikte vahşice öldürülen yüz milyonlarca insana bakmaz
bunu unutur varsa yoksa bunlar yahudilere soykırım yaptı derler
yalnız yazarı artisti iyice beslemek lazım ki
bunları hep yazsın hiç gündemden düşmesin.
Yok lan ne ben besleyeceğim elin sanatçısını
onlara ortadoğuda başkalarının elinden toprağını zorla alıp
bir ülke kurarız onlar kendi propagandalarını kendi yapar
bir de uyanık olacağım diyorsun
bak bu işler böyle yürür koçum diyerek
bugünkü avrupanın ekonomik temellerini atıyor.
Ve sonra bir gün kendi elleriyle üretip
kendi elleriyle, sömürülen ülkelere sattıkları
teknoloji bunların karşısına bir canavar çıkarıyor.
Kendi kendine yeten silahlanmış ülkeler...
yemeyip içmeyip silaha yatırıyorlar bütün parayı
(çünkü avrupa sömürgecilikle geçinirken
kendisine dünyada sömürecek yer kalmayan
başka ülkeler de ticaret yapmak zorundaydı
ve silah ticaretinden başka şansları yoktu)
gel zaman git zaman ingilterede başlayan sanayi devrimiyle
insanlar makineleşti ingiltereden avrupaya yayılan sanayileşme teknoloji
tüm dünyaya yayıldı
savaşlar, ticaret, soykırımlar, sağ, sol demirperde falan derken
bugünlere geldik ama bir şey vardı ki avrupa kültüründe hiç değişmedi:
çalışma taktikleri.
Bunlar nasıl bir taktik izliyordu
onu da açıklayayım
adamlar bakıyorlar biri öbüründen bir şey alıyor
öbürüne bir şey veriyor
ticaret sanat kültür mal falan derken
bayağı bayağı bir güçlenenler var
ulan ben kahveden adam çağırıp da gelmem mi
diyemedikleri için bunlar şöyle bir yalan buluyorlar
insan hakları
vaaaaay ulan kim bulmuşsa ellerinden öpeyim
çok fiyakalı bir lafmış bu
hem hepimiz insanız
hem de hakkımız var
yalanını yiyeyim demeden millet atlıyor üstüne
efendim nedir bu insan hakları
bütün dinlerin ortak bildirdikleri bazı şeylerin
yazılı hale getirilmesi ve birazcıkta ek
( tabi heriflerde bir afra bir tafra
ulan ne oldu eskiden gelirdin bir çayımızı içerdin
hadiii lannnn o eskidendi
şu aralar çok yoğunum
insan hakları beyannamesi hazırlıyorum
boru mu? )
adamlar insan hakları beyannamesi hazırlayınca
ilk işleri ne olmuş bil bakalım
memlekette ne kadar kızılderili varsa
hemen hemen hepsini öldürmüşler
memleket dememe bakma
KITADA adam bırakmamışlar
(bak bir abi olarak uyandırayım
bu kızılderililerden öğrenirsen iyi olur
iyi çalış oralarda bu adamların nerelerde saklandıklarını
zula yerlerini öğren
yarın öbür gün allah muhafaza başına bir iş gelir
bir kız falan kaçırırsın hooop git hemen bunların yanına
bu eskiden saklanıp canlı kalabilmiş
bir iki kızılderilinin saklandıkları yerlerinde kimse bulamaz...
niye? onlardan ancak çok iyi saklanabilen
bir kaç adam kalmış koskoca kıtada
o derece yani, kesin çok sağlam yerler yapmışlar kendilerine )
ulan hani insan hakları ne oldu
cevap hazır tabi papuç kadar dil var ne de olsa
aaaa doğru diyorsun da hani
hak verecek insan nerede
kızılderililer insan değil ki
ikinci cins başka bir şey
düşük kaliteli yaratık abicim onlar
allahaşkına aramıza böyle tipler için lütfen
mesafe koymak istemiyorum
gelll sarılalımmmm kaçma
seninde çok hoşuna gidejeeeeek.....
yaa işte böyle bunlar hem biz insan haklarını icat ettik diye çıkar ortaya övünür sonrada bakarsın ki dünyada ne kadar katliam savaş var bunlar çıkartmış olmaz böyle bir şey.... bunlar böyle yapa yapa dünyanın ağzına mıçtı bir de korkan ülkeler de aman başımıza bela almayalım diye aynen bunlara destek olmuyorlar mı nasıl gıcık oluyorum bir bilsen- en çok da eskiden sevdiğim japonları aklım almıyor
ulan zamanında senin başına dan diye atom bombası sallamışlar
taş taş üstünde kalmamış
sen kalkıp aynı adamlarla elin garibanı ıraka
çoluk çocuğa bomba yağdırıyorsun
ne yaptı lan sana bunlar
heriflere senin yaptığın robotu götürsen
nah ulan al işte uzaydan akrabam
yakında vestel reklamlarında oynayacak desen
aman robot abi uzun yoldan gelmişsendir
bir çay demleyek diye inanır o derece fakirlik ve
imkânsızlıkta yetişmiş bir millete yazık günah değil mi?
Neyse ya uğurcuğum bunlar bir yandan avrupa
bir yandan bütün dünyaya bastırıp durmuşlar
eh insanoğlu çiğ süt emmiş
içimizde kendi çıkarı için bunların kültürünü politikasını
başüstünde tutup gazetelere dergilere tvlere haber yapan
konuyu saptırıp hep kendine yontanlar da var
gün olur keser döner sap döner
gün olur hesap döner demişler
(ulan yoksa böyle dememişlermiydi
kemal sunal gibi olmayalım sana karşı
neyse abicim (bu arada canım kemal ağbime de
allahtan rahmet dilerim çok severdim kendisini)
yani bir gün bunlar daha bir ortaya
gözönüne çıkarılıp bir hesap soran olacaktır
o zaman ebelerinin cinsel organlarını
belgesel halinde görürler tabii
onu demeye çalışıyorum.
Bak aklıma gelmişken
bize barbar falan diyerek yalan dolan
millete kafakarıştıran ermenilerle ilgili şeyler söylüyorlar ya
sakın son zamanlarda bu konu çok konuşuluyor diye
herşeye inanıp üzülme ve şunu düşün
(mantık olarak yani yoksa resmi belgeler
kışkırtıcılık kalleşlik falan onları tarihin içinden
biraz araştırıp bulabiliriz böyle birsürü şey var)
osmanlı bin yıl bak nah yine söylüyorum 5 / 10 / 100 / 500 / değil tam 1000 yıl savaşmış ilerlemiş gerilemiş her yeri birbirine katmış
birebir elinde kılıçla hööööyt diye (ki o zamanlar öyleymiş)
sağa sola girmiş çıkmış amaaaaaa
bu ermenilere ya da yahudilere asla ve asla soykırım uygulamamıştır
ispatı: ermenilerin dili hâlâ var...
ispatı: ermenilerin, osmanlıdan ayrılıp ülke kuracak sınırları falan olan bir ülkeleri var, ispatı: ermenilerin bunları yapacak dilleri, kültürleri var...
osmanlı bin yıl birlikte yaşadığı millete
ulan sen benim toprağımdasın
bundan sonra ya ezan, namaz, dil türkçe
ya da her gün kırk kırbaç artı üstüne işkence
dememiş...
dememiş .... ki
adamların dili dini kültürü vs aynen tam binyıldır
aynen duruyor hadi bakim göster bana
binyıl bir arada yaşadığın insanlardan ayrılınca
ülke kurup soykırımdan çıktım
memlekete döneceğim bir yol parası tazminat abi diyen
başka bir millet var mı
mesela kızılderililer için böyle diyebilir miyiz hani toprak hani dil hani din?
Ancak müzede (adamlar kültüre önem veriyorlar ya
önce öldürüp kökünü kazıyorlar
sonra da öldürdükleri millete kıyak yapıyormuş
önemsiyormuş gibi bir havalar bir havalar
ulan sen bu kızılderilileri öldürmüşsün
topunun köküne kibrit suyu vaziyetleri diyorlar ...
"yok abicim valla iftira na bak adamın şalı duruyor lan müzede
yaparmıyım öyle şey abicim
gel biz şu ortadoğuyu konuşalım
kim sokuyor böyle şeyleri aklına bilmem ki" pozisyonları çok görülüyor yani...
eveeeet bayağı bir dağıttık ben de yazmaya iyice alışmışım bir sardırdım mı böyle gider laf aramızda yengen duymasın lisedeyken (o zamanlar mektup arkadaşlığı modaydı) nah kızlara bir mektup yazardım öyledir böyledir falan bir döktürürdüm aaaa kız almış bohçasını okulun kapısında sabahın körü beni bekliyor ne bu hal
ay sen öyle bir kuşlar bir gülüşler bir aşk yazmışsın
ben de dayanamadım sana kaçtım
ya kusura bakma elimden kaçmış ben bir pastanade buluşalım demek için öyle uzatıp yazdım desen olmaz
neyse bu konular çok tehlikeli
yengen bizi "çok kuran okuyoruz diye
camiden hocalar kovalardı" derecesinde saf olarak biliyor
şimdi maymunun gözüne lazer ameliyatı yapmaya gerek yok
ben zaten istemesemde hafiften elimi suya sokup
şöyle bir bulandırıyorum mutedil dalgalı senin anlayacığın.
Lan oğlum valla yazdıkça gaza geldim yazasım geliyor
sen bunu nasıl okuyacaksın bilmem
bir şey değil yarın öbür gün avrupada ABye hayır çıkmasını
benim yazdıklarıma bağlayacaklar
zaten şu ara çok meşgulüm
AB ye fransızların hayır demesi yüzünden
kına ihracatına başlamanın yollarını arıyorum:)
ya bak bir oraya bir buraya atlayıp duruyoruz bu avrupalıların
esas yaptıklarını ben tam anlatıyordum ki araya laf girdi
( ulan varya tarihin bokunu attım gören de karşılıklı konuşuyoruz sen araya laf soktun sanacak bu kadar olur yani bilmiyorum dünyada bugüne kadar kimse bir şey yazarken karşısındakine araya laf girdi demiş midir ama bir de düşün yani (yaptım yaptım ama hele bir sor niye yaptımmmm :)) o kadar seni karşımdaymışsın gibi düşünerek yazıyorum ki ara sıra sesini duyar gibi oluyorum (peeeehhhh peeeehhhh ulan bu kadar kuyruklusu yani böyle bir yalan cinsi yok be:) ) neyse karıştırmayalım arada sırada espri yapıyorum ki tarih falan anlatıyoruz diye uyuma (bırakırım seneye kalırsın karışmam bak) ayrıca karşımda oturuyor gibi hissetmem alttan ayakkabılarınla paçalara darbe yapabileceğin anlamına gelmiyor çek ayaklarını. Lütfen laubalilik istemem (hani bir kere dedik ya karşılıklı konuşuyormuşuz gibi diye illa mokunu çıkaracağız)
gelelim avrupaya
evet iyi güzel....
ama bu güzellik diğer dünya ülkelerinin kanları ve
malları üzerine kurulmuştur
sanat ilim bilim herşey fasarya
herşey numara
hep çıkar savaşı yaptıklarını saklamak için
hep para için bu kadar şey
hep göz boyamaca
bu dünya, bunların 2000lerde gözlerinin önünde
gerçekleşen sırp boşnak katliamına seyirci kalmalarını
BM le natoyla müdahele ediyormuş gibi yapıp
Kimsenin karışmamasını sağladıklarını unutacak mı sanıyorlar
İnsanlar affetse tarih affetmez tarih affetse biz affetmeyeceğiz
Neyse kaptırmayayım fazla üzülüyorum sonra
zamanı gelmiş bunlar bakmışlar
ulan koca osmanlı sonra ruslar aldı başını gidiyor
daha geçen gün bir yeniçeri
viyana kapısının ordaki bakkaldan
helva ekmek almış da
bir şey yokmuş gibi
bir yandan da viyana şehir surlarını kesiyor kesin saldıracaklar
yok yok ben anladım bunlar viyana kapılarına dayanacaklar diyor
(bakkalın mikinde değil tabi olur mu abiciğim daha neler diyor)
hadi onu geçtim ya ruslar
ulan bunlar daha sinsi
kendileri gelemiyorlar
fikirlerini millete aşılıyorlar
yok abicim bu iş böyle olmayacak
ya biz ne yapacağız ne yapacağız derken
hah bunları biz parçalayalım demişler
ulan yine atmaya başladın oğlum diye cevaplar yükselmiş
tabiiki av partisinde palavra sıkma yarışması değil bu
koskoca osmanlı
ne parçalıyorsun
gazete kağıdı mı bu
yok abicim öyle değil
biz elimizi bile sürmeyeceğiz bunlara
ben bir gaz vereceğim
yok sen macarsın
yok sen bulgarsın
ulan sen de ermeni
sen de kürt ol
sen sen sen gel bakayım
ne lan böyle güneşte şapkasız gezmişsin
bu kadar yanmışsın böyle
bari sen de arap ol diyeceğim
ardından ulan varya oğlum sizden adam olmaz
bak avrupaya her milletin kendi sınırı kendi toprağı var
canım sen de hiç sesini çıkarmıyorsun
nah bende böyle çöl olacak dinler miyim osmanlıyı
diye bir gaz vereceğim
sonra her millet kendi ülkesini yaratmak için
başlayacak isyana ayaklanmaya seyret ki ne cümbüş
bir de bunlara silah sattık mı var ya ne biçim köşeyiz...
işte avrupalıların fikirleri böyleymiş
önce büyük imparatorlukları
büyük devletleri parçalamak için
böl yönet sistemini uygulamışlar
sonra bölünenleri bir daha bölmek için
azınlık kalmışsınız oğlum
bak herkes ne güzel memleket yaptı kendine demiş
en sonra da bölünecek birşey kalmayınca
(ki bunlar bölünmez denen atomu da bölmeyi becermişlerdi
- --tom parçalanabilen, parça anlamına gelir
başına a koyunca tersi
sosyal asosyal gibi
tom atom oluyor yani
atomun ismi bile parçalanamayan anlamına geliyor
adamlar onu bile parçalamış)
neyse bölünecek birşey kalmayınca
ulan dur şunları bir de insan hakları
özgürlük demokrasi diye ayağa kaldırayım da
iyice birbirlerine girsinler demişler
maksat özelleştirme olsun küreselleşme olsun
oğlum yoksa na benim elli tane fabrikam var
senin tekelini, ereğlidemirçeliğini ne yapacağım
hayır hacdan geldim canım sıkıllıyor
meşgul olacak birşeyler arıyorum hesaaaabı.
Ah uğurcum ah bunlar anlat anlat bitmez
merak ediyorum bu maili alınca
hayatını eskisi gibi devam ettirebilecek misin
ya eşe dosta
bakın böyle bir mail aldım diye
elinde çıkışlarla gezip anlatacaksın
ya da abi biz ölmedik
tedavin için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım
bakırköyde tanıdık doktor var
diyeceksin bilmem artık gerisi sana kalmış.
Bu mevzular seni fazla sıkmış olabilir
ilerde seninle edebiyattan felsefeden
etimolojiden bilgisayardan ve
hatta bas gitardan punktan bile konuşabiliriz
ama bireysel düşünen batı toplumunun
inşa edildiği kültürü anlatmadan
niye benciller onu veremezdim gibi geliyor
kakara kukara biraz acı biraz tatlı
anlatmaya çalıştım işte
özlemişim ulan seni
kendi kendime harbiden burada özlem giderdim
valla kendine iyi bak
oralarda kanadalı karılara hava atacağım diye
sakın çocuğu şapkasız sokağa çıkarma
(sen anlıyorsundur artık ne demek istediğimi
ona göre cebinde parayla iskelet gibi aids oldum diye gelmeyesin buralara
.......... kardeşime aids bulaştıran o karıların hepsini sonra
diyeceğim olmayacak
korkudan bende bi mok yiyemem
yaptıkları yanlarına kâr kalır
(hayır hafiften elle tacize niyetleniyorum karılara
bir zararı olmaz o açıdan:))
evet bu mailin sonunu da senin diğer isteğini cevaplayarak bağlayalım
şimdi sen demişsin ki abicim
burada dvd ibadullah
söyle de güzel film seyredelim
şimdi film denince
(ulan dur aklıma takılmıştı bari onuda söyleyeyim
demin aids dedim ordan,
bu ispanyol dilini kullananlar bir garip
bütün dünyanın AIDS dediğine SIDA diyorlar
diyeceksin ki abi bunda ne var
oğlum manyak bunlar
hepimizin ALO dediğine de OLA diyorlar
nah bak inanmıyorsan
rastgele
ispanyadan bir numara ara
dan diye karşına çıkıyor OLA
hayır
OLA ne lan manyak diyeceksin
herif türkçe bilmiyor
boşuna uzatma
ama kendi uzatırsa
sülalesinin nüfus kütüğünü bir karıştır bakalım
anne tarafından ahlaka mugayir birileri varmıymış
fazla uzun konuşma yine de
sen orada bir yerde gurbettesin
kendini düşündüğün gibi başkalarını da düşün
millet kanadadan ispanyayı türk aramış diye düşünmez
ispanyol arkadaşın varsa onu işten atarlar
ulan pis sapık kanadadaki karılar yetmedi
ispanyada 900lü hat mı arıyorsun diye
yazıktır elin ispanyoluna milletin başını yakma)
neyse film konusuna girelim
evet giriyorum 1......2....3
peheeeey son iki senede 561 film seyretmişim ki
çay kutusundan kamera yapıp yönetmenliğe soyunurum
ama iyi de
iyi film nerde
ben sana en kral filmleri söyleyeceğim
ve sen abi bunları nereden duydun
nereden biliyorsun
gözünü seveyim başka biliyorsan söyle
sana da bir tane kopyalayayım diyeceksin
zahmet etme ben zamanında azmettim
divxlerini buldum
(ama abicim orjinal dvdleri yollarım diyorsan adresi biliyorsun:))
sayalım bakalım ilk aklıma gelenleri....
bir onluk liste yapayım şöyle
seni manyak etsin +3 tanede ek yapayım sonuna
10luk içinden seyrettiklerin vardır diye
haaaa o börek yapıp sana veren arnavut kardeşimizinde
gözlerinden öperim bak çağır onu da
filmleri beraber seyredip beni çekiştirirsiniz ulan
adam ne filmler bulmuş yaaa diye
evet listeye geçelim....
1. kafadan ai.
ai ne deme aklını alırım artificial intelligence yani yapay zekâ benden
10 alan ama notu bir sahnesinde imaclere takılan camdan denizanası gibi hoparlörleri acayip görünüyor diye kullandıkları için 9 a düşürülen tek film
valla seyrederken ağzım açık kaldı pes dedim
film işi başkaymış
ben herşeyi yapabilirim ama böyle bir film yapamazdım dedim.
Haa bu arada tabii ki çok güzel mükemmel denilebilecek bütün dünyanın onayladığı olağanüstü filmler var ama ben herkesin sana ilk anda söyleyebileceği stalag 17, kwai köprüsü, it’s awonderful life, 12 angry men, full metal jacket gibi gerçekten güzel ama bilinen filmleri bu listeye almıyorum onları zaten her zaman bulabilirsin.(durma lan mahsustan bunları da anlatıyorum not al) Evet devam ediyorum bir de bu listede
1 beşten üç yediden daha iyidir gibi bir sıralama yok öylesine karışık bir ilk on
1- a.i (artificial intelligence bütün bilimkurguların üstüne çıkıyor)
2- amelie (değişik bir yaklaşım, hoş ayrıntılar)
3- others (korku filmlerini hiç sevmem ama bu başka sakın sıkılma sonuna kadar seyret zaten korkudan çok gerilim sayılır ama insanı harbiden şok ediyor)
4- Animatrix (matrixin fikir kaynağı animasyonlardan oluşan bir film ama matrixin iğrençliğini hiç aklına getirme bu manyak bir şey mutlaka seyret)
bu arada alakasız bir şey gece saat 00:30 yengen sigara böreği kızarttı mis gibi sana maile attachlayacağım ama bu yahoo uyuzu alıp cebe atar diye vaz geçtim zaten sende yazmışsın burada türk marketi var ne ararsan var diye e birde aşçılık falanda yerinde diyorsun artık filmleri seyrederken sende kendine yapıp ziyafet çekersin yok yapamam dersen 3 tanesi 1$lara paketleyip kargoya verebiliriz (bulduk ya şimdi kerizi ticaret yapacağız oğlum üç kuruş kazanacağız göz dikmeyin bir saat anlattık adam dünyayı götürmüş bizim 1 dolarlara mı gözünüzü diktiniz :) )
ulan bir listeyi yapamadık be dur bu sefer bitiriyorum sonra kitap okuyacağım çok uzadı harbiden. Alalım baştan ve bari yapalım yirmi (ulan nasıl türkçe bu küçüktüm güzeldi türkçem ilkokulda gibi oldu...)
1- a.i (artificial intelligence)
2- amelie
3- others
4- animatrix
5- brazil
6- cube (yani küp belki de orjinal ismi cell (hücre)dir tam hatırlayamadım ikinciside çekilmişti ama 2.si o kadar parlak değildi.
7- dancer in the dark (björk’ün manyak bir filmi kadın şarkı söyleyeceğine artist olsaymış daha ünlü olurmuş mükemmel bir oyunculuk sergiliyor.
8- My name is SAM (oskarlık)
9- equilibrium
10- gong-fu (evet doğru yazdım kung fu değil gong fu acayip efektli eğlenceli değişik)
11-Hedwig and the Angry Inch
12- hitler (rise of evil) sakın o son çıkan çöküş downfall filmiyle karıştırma bu ona 10 basar
13- intacto (bahis ve iddaada akla gelmeyen yöntemler)
14- le diner de cons (manyak bir komedi böylesine güldüğümü hatırlamıyorum ve adamlar büyük artist aynen bir tiyatro havasında hiç bir zorlamaya gitmeden efektsiz falan ama kesin altına işetiyor)
15- Le Peuple Migrateur(göçmen kuşlar belgeseli bununla birlikte bir belgesel daha var ki kimse bugüne kadar üstüne çıkamadı microcosmos çayırın sakinleri kesin bul seyret derim)
16 memento (kurgusu değişik ve sonu olayı ilginç kılıyor)
17- musa (din filmi kakalamasınlar sana kilisede, çinde geçen bir savaş filmi klasik mantıkta ama güzel çinin kurulma aşamasındaki durumu anlatıyor)
18- no mans land yani tarafsız bölge bosnada sırp müslüman olayını iki kişiyi ikimetrekarelik bir siper içinde başlayıp bitirerek anlatan çok güzel bir film bak orada da nasıl nato bm ne haltlar karıştırıyor mantık ne çok güzel anlatıyor ama çok güzel sürprizleri var filmin o acı havası içinde)
19- phone boot (telefon kulübesi (holywoodun gururu olabilecek çok deli bir gerilim bütün film bir telefon kulübesinde evet o yarım metrekareden küçük yerde geçiyor ve film başlamadan önce kahramanın karakterini (karaktersizliğini) beş dakikada öyle bir veriyorlarki o kadar olur en baba filmlerim arasında ilk üçtedir haaa ona göre çocuk düşürttüren bir gerilim diyeyim ona göre bak)
20- pi bildiğimiz 3.14 pi varya o sayı bak adamlar yahudilerden girip borsaya kabaladan çıkıp piyasaya bilgisayar falan anlatılmaz abicim bulup seyredeceksin.
Gelelim aynı güzellikte filmlere bak bunlar diğerlerinden daha aşağıda değil sadece yukardakilerden seyrettiklerin varsa onların yerine koyman için hepsi benden 8 ve üzeri not alabilmiş filmlerdir zaten burada yazdığım filmlerin içinden bir tanesini bile seyretmişsen diğerlerininde nasıl olduğunu tahmin edersin oralarda bulamazsan kardeşin sana divx olarak kargolar (5 $) :) hani böreklerle kargoya sığdırırsak masraf etmeyiz diye yoksa kim kanadada bulunmayan filmi 5$’a verir masrafı karşılasın hesaaabı
1b- Reservoir Dogs
2b- read my lips
3b- spiritit away (bence bu bir numara olmalıydı taaa en başa koymak lazım bu bir animasyon ama insan zekâsının ve hayal gücünün neler yaratabileceğini görmek için manyak bir şey öyle lord of the rings falan eline su dökemez sırf yaratıcı zeka manyak bir hayal gücü var.
4b- rabbit proof fence (çit)
5b- shaolin soccer
6b- pirates of caribbean
7b- saw (testere) sakın vahşet sanma gerilim filmi ama klasik tarzın dışında örnekler var tavsiye ederim
8b- Reign of Fire
9b- snatch (bendeki film listesine bakıp ordan aklıma gelmeyenlere bakınca böyle biraz alfabetik oluyor nerden zart diye aklıma gelsin birden)
10b- tais toi ( güzel bir komedi ve macera birleşimi mesela nereden aklıma gelecekti dimi?)
11b- terminal
12b -thin red line şimdilik listeden en beğendiklerim ve seyredipde beğendikten sonra evet arkadaş süper diyebilecek kadar arkasında durabileceğim filmler valla felaket uykum geldi biliyorsun zaten bütün gün ekran başındayız bir de evde de saatlerdir neyse uzatmadan (bir de uzatsaydım düşün artık) ufaktan ufaktan hoşçakal diyerek ayrılayım maillerini bekliyorum... sana attığım komik ya da ilginç mailleri senin adres geri göndermeye başlayınca seni listeden çıkarmıştım bir ara gmail falan alıp yahoo dan kurtul da oraya paslayayım güzel şeyler oluyor....
haydi bakalım kısa bir dünyanın geyik tarihi ve film sanat espri derken 32500 vuruş yapmışız bu seferlik bu kadar yeter sakın o kadın için söylediklerimi unutma sen şimdi bu kadar uzun şeyi okuyunca atlayabilirsin diye tekrar hatırlatıyorum herşey gönlünce olsun.

ONALTIKIRKALTI