08 Mayıs 2006

ilgisiz bakışların sebebi, çeviri diziler olabilir mi?

Sesi kısık televizyondaki görüntülere öylesine gözüm kaydığında bir şey dikkatimi çekti: Türkçe olanları sesi kısıkken ağız hareketlerinden anlayabiliyoruz da ingilizce olup da Türkçe’ye çevrilenlerde "dudak okumak" mümkün değil...
Evet önemli değil gibi görünüyor ama biraz düşünelim bakalım nerelere varacağız...
Bir dilde anlamın yarısını neredeyse mimikler, el, kol hareketleri yani tamamını ele alırsak vücut dili oluşturur.
Birisiyle konuşurken karşımızdakinin yüzündeki ifade, söylediğiyle ilişkili bir tanımlamaya işaret eder. Hatta bazen tam olarak duyamadığımız kelimeleri beynimiz cümle yapısına göre tamamlar ve bakışlarımız karşımızdakinin ne söylediğini anlamak için konuşanın bir gözlerine, bir dudaklarından kelimeleri okumak için ağzına yönelir. Çok hızlı ve farketmediğimiz karşılıklı bu trafik, konuşan iki kişinin birbirini anlamasını kolaylaştıran doğal bir etkileşimdir.
Peki bu doğal olan ifade grubunun (ses, sözcük, mimik, el kol hareketi, vücut dili) bir üyesi dışarıda bırakılırsa anlamda bir azalma olmaz mı? Olur! Peki bu, anlamada ve iletişimde zorluk yaratmaz mı? Yaratır!
Şimdi diyeceksiniz ki "Kardeşim. Niye bu kadar derin inceleme gereği duyuyorsun? Biraz abartmışsın yani... Kim televizyonu hep sesi kısık dinleyip de hep her şeyi yanlış ya da yetersiz anlayacak?"
Evet doğru... Ama sorun bu değil.
Neredeyse bütün insanlar, sesi açıkken de televizyon seyrederken Türkçe olmayan dizi ve filmlerde (seyretmeyenimiz var mı?) farkında olmadan aynı eksikliği yaşıyor. Yani aslında İngilizce konuşan oyuncudan Türkçe ses geliyor ama ağız ve (cümle yapısı gereği) mimikler başka şey söylüyor.
Eminim zamanla, istemeden oyuncunun ağzına bakıp dudak okuyan beynimiz, okuduklarıyla duyduklarını birleştirip örtüştüremeyince, gereksiz işlem yapmayı terkederek şöyle bir harekete girişiyor: Karşındakinin dudaklarını okumaya gerek yok, nasılsa anlamı kuvvetlendiren bir etkisi yok, o zaman karşındakini anlamak için yüzüne bakmaya da gerek yok...
Peki bu sadece televizyonla kısıtlı kalır mı? Sokakta evde diğer insanlarla konuşurken hatta Türkçe olduğu halde, daha önce gereksiz işlem yapmayı terkederek kendisine kazanç elde eden (deyim yerindeyse bu konuda tembelleşen) beynimiz, artık kiminle karşılaşırsak karşılaşalım, kiminle konuşursak konuşalım insanların yüzüne bakmak yerine başka yerlere bakmaz mı?
Bizler buna alışık değiliz, eskiden kazanılmış, değişmez alışkanlıklarımız davranış biçimimiz haline gelmiş, kolay kolay değişmez.
Ama ya yeni yetişen ve doğduğundan beri annesinden bile çok gördüğü televizyonla büyüyenler? Tabii ki bu herkes için geçerli bir şey değil ama arada çıkan iletişim bozukluğu sahibi çocuklardan bazılarında ki bire bir karşılıklı konuşmada dikkat eksikliğinin belli bir yüzdesinin sebebi bu olabilir... Onlar şimdi 12-20 yaşları arasındalar, lütfen konuşurken onların bakışlarını izlemeye çalışın. Ve konuştuktan sonra anlama yetilerini bir kez daha gözden geçirin. Sağa sola kayan ilgisiz bakışlar size de aynı şeyleri söylüyor mu?