26 Temmuz 2006

Yoğurdun ilk mayası...

Küçüklüğünden beri hep aklıma takılmıştır; tamam yoğurt için maya gerekiyor, ki o da yine başka bir yoğurttan alınan bir kaşık yoğurttur, iyi güzel ama o yoğurdu mayalamak için kullanılana ve onlardan öncekiler için kullanılana, derken ilk yoğurt için ne kullanıldığına kadar gider bu olay...

Kimi yerde yazar; işte, kuzu midesinden bir salgıyı alıp, onla ılık süt, yoğurt yapılır diye ama bir türlü kafamda bunu tam olarak canlandıramazdım. Nedeni de basit çünkü ben daha kolay yoldan ve tesadüf eseri bir kap süte bir şey olup da sütün kesilmesi ya da benzer bir şey olmasıyla yoğurdun keşfedildiğini düşünürdüm.

İşte aradığım cevabı buldum...

Ekolojik yaşam dergisi “Buğday”ın Temmuz-Ağustos sayısındaki tatların öyküsü konusunda, yoğurdun ilk mayası başlıklı bir konu var. Yazarı Güneşin Aydemir... Gitmişler, gezmişler, bulmuşlar: Kütahya Tavşanlı’da Yörükler, her yıl hıdrellez zamanı dağlarda çiçeklerden, otlardan topladıkları çiğ taneciklerini bir bardakta toplayıp, süte maya olarak katıp, yoğurt yapıyorlarmış...

Böyle bir şeye insanın inanası gelmiyor ama doğru... Ekipten orada kalanlar yoğurdun mayalanmasını bekleyip nasıl yediklerini de yazıya eklemişler... Anadolu’nun bu tür kendine has özelliklerini öğrendikçe insan şaşırmadan edemiyor... Koy ılık sütü bahçeye otların arasına, al yarın sabah yoğurt olarak... Bilmediğimiz ne acayip şeyler var daha kimbilir?

Daha ayrıntılı bilgi ve dergi ya da yayınları istemek için www.bugday.org adresine bakabilirsiniz.