17 Ekim 2006

hangisi önce?

Benim ONALTIKIRKALTI yazılarımda etimolojiyi kurcaladağımı bilenler bilir bu tür şeyler hoşuma gidiyor. Bugüne kadar binlerce kez gördüğüm halde aklıma gelmeyen bir şey dikkatimi çekti... Şimdi, arapça harflerin sıralanışına bir bakalım elif,be,te... türkçede de bu ilk üç harf alfabe olarak yerleşmiş iyi güzel, (bazı yerlerde artık türkçe abc olarak da adlandırılıyor doğru bir yaklaşımla) pekiii, iyi güzel dedik de bu latinceden ingilizceye geçen alfa beta bu şekilde aynen elif(alfa) be,te(beta) gibi durmuyor mu? iki dil ikisinde de harf sıralaması bir iki üç diye sırayla gidiyor ve bu kadar benziyor, hem ilginç hem garip... alfa beta... elif be te...

15 Ekim 2006

bıkmadım bulmaktan:)

şimdi diyorum ki... şöyle çocuklar için güzel cicili bicili sabunlar yapılsa sabunun içine, tam ortasına da minik plastik oyuncaklar koyulsa, çocuklar da ellerini yıkadıkça sabun azalıp içinden oyuncak çıksa, çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılsa güzel olmaz mı? tabii en başta çocuklar bir hevesle bütün sabunu bitirecek kadar iki de bir gidip el yıkarlar ama bu da geçici bir şeydir sonra alışırlar, alışkanlık da yanlarına kâr kalır... evet bunun yapılmasını bekliyorum artık hacı şakir mi olur, evyap mı hangisi yaparsa yapsın...

05 Ekim 2006

Ziya Gökalp'in kayıp eseri...

Türk kültür ve edebiyat tarihiyle ilgili bu önemli haberi bir iki yerden daha duydum ama açıkçası bunun bir söylenti olduğunu düşünüyordum. Fakat haber kaynaklarından öğrendiğime göre bu kayıp eser, Ziya Gökalp'in 1919 ile 1921 arasında (Malta’da sürgündeyken) kendi el yazısıyla kaleme aldığı 12 defterden oluşuyormuş. Bir örneğini inceleme fırsatı bulan Sn. Murat Üstübal'ın belirttiğine göre bu defterler Ziya Gökalp'in felsefe seminerlerinin notlarını içeriyor... Çok yakın bir zamanda Kâzım Karabekir'in kayıp günlüklerinin bulunmasından sonra, edebiyat dünyasının en çok konuşulan olayı bu günlükler olacak. Kâzım Karabekir'in yeni bulunan eserlerini (diğer tüm eserlerinin yayın haklarını da elinde bulunduran) Yapı Kredi Yayınları basacak, Ziya Gökalp'in eserlerini kimin kitaplaştıracağı ise henüz belli değil...

03 Ekim 2006

250 milyon'a karşı 3 milyon...

Google arama motoruna bağlı olarak çalışan googlefight isimli bir site var. Bilenler bilir, bilmeyenler için de şöyle kısa bir açıklama yapayım: bu siteye girince karşınıza çıkan kutucuklara karşılaştırmak istediğiniz iki kelimeyi yazıyorsunuz ve program çalışarak size yazdığınız kelimeler arasında hangisinin daha fazla arandığını söylüyor.
Googlefight'a girince niyeyse şeytan dürttü, öykü ve roman kelimelerini karşılaştırdım.
Uzun zamandır öyküler yazdığımı beni tanıyanların çoğu bilmez...
Çıkan sonuçlar benim için gerçekten üzücü oldu...
[üstüne sopa bile yedik:)]
Kendimi bırakmadım, öykülerimden vaz geçmedim ve asla roman yazmayacağım diye verdiğim sözü bozmadım... Evet yenilmiştim ama kendimi de ezdirmeyecektim :)
Hemen kolları sıvadım ve öykülerimi topladığım bir site yaptım. Beni ve öykülerimi merak ederseniz buyurun efendim...

Sağolsun, Candan Hanım ilk yorumu yapmış bile...


linkleri göstermeyen programları kullananlar isterlerse
http://tarkanikizler.wordpress.com/
http://tarkan ikizler.wordpress.com/
adresinden siteye ulaşabilir