29 Aralık 2006

"iyi" ve "kötü"nün değiştirilemeyen konumu

Hepimiz; dünyayı, evreni, ve insanı anlamaya çalışıp hayatı kendimize göre yorumlarken bir sürü çözülemeyen noktalarda takılıp kalmışızdır işte onlardan biri...

Cengiz Aytmatov'un "Dişi kurdun rüyası" isimli eserini okumaya başladım. Anlatımıyla eski tarzın klasik bir örneği olan kitap, bu tarz eserlerin beklenen akışıyla ilerlerken arada çok güzel bir soruyla düşündürüyor okurlarını, yazarın sorusu şu: "Kötü, her defasında, niçin iyi'den daha güçlü olarak ortaya çıkıyor?"

Evet niye bu böyle? Yüzeysel olarak hemen üstünden geçmeden uzun uzun düşünürsek gerçekten de çok derin ve adaletsiz bir felsefenin kurallarını görebiliyoruz... İnsan ilişkilerinde olaylar biraz karmaşık ama sonuç değişmiyor, daha net olarak görmek için "Kötü olan kurt, tavşandan daha güçlüdür" gibi binlerce örnek var... Cevabını vermek çok zor...

21 Aralık 2006

resim üstündeki duvarlarım?

Bir zamanlar tost ekmeklerini farklı ayarlarda kızartıp, farklı tonlarda renklere sahip yüzlerce tost ekmeğini yanyana dizerek kare tost ekmeği dilimlerini açıklı koyulu noktalar gibi kullanarak resimler yapmak istiyordum. Yani o farklı renkteki tost ekmeklerini öyle bir dizeceğim ki uzaktan bakınca ortaya dört beş tonda yapılmış bir resim çıkacak... Tabii ki bu benim çok eski sanatsal bir hayalimdi sonradan bir baktım internette bunu yapmışlar hoşuma gitti, ille de ilk önce benim yapmam gerekmiyor, yapılmış olsun yeter kimin yaptığının ne önemi var... Şimdi de pek yaratıcı olmasa da başka bir proje tasarladım. Bir resim sergisi hayal ediyorum; tüm duvarlar baştan aşağı duvar kağıdı olarak çeşitli resimlerle kaplı, resim olarak da çeşitli duvar örneklerini kare şeklinde kesip çerçeveliyorum ve tamamı resimle kaplı duvarın üzerine asıyorum... Eskiden duvarların üzerinde resimler olurdu bu sefer de resimler üzerinde duvar olsun istedim hepsi bu, hani hepsi bu da değil aslında son dönem acayip resimler oluyor sergilerde, eline kağıt kalem alan ama daha önceden binlerce yapılmış şeyleri tekrar tekrar yapanları eleştirmek için böyle bir proje gerçekleştirme ihtiyacı duydum. Bunlar sanat olamaz olsa olsa kötü örnekler, kötü taklitler ve insanlara hiçbir şey vermiyorlar. Onlara bakacağıma duvara bakarım daha ilginç, bari üzerindeki boyanın kalınlığını altındaki sıvanın malzemesini falan düşünürüm beynim daha fazla çalışır demiştim bir keresinde. Böyle bir eser için esin kaynağı oldu işte o saçma sapan basit şeyler...

hayali ressam?

Daha önceden bahsettim mi bilmiyorum, ismini hatırlamadığım bir sanatçının internette bir sitesi var. Bu sanatçı resimlerini ya da fotoğraflarını koymuş siteye, fakaaat olay şu ki siteye girince tek bir resim göremiyorsunuz. Zaten adam da resim yapmıyor ya da fotoğraf çekmiyor, peki o zaman nasıl oluyor diyorsanız onu da şöyle açıklayayım; sanatçı önce hayalinde bir resmi ya da fotoğrafı canlandırıyor ve bunu anlatmaya başlıyor siz de onun anlattıklarına bakarak (bu da ne güzel bir deyimmiş böyle tam yerine denk geliyor) resmi ya da fotoğrafı hayal ediyorsunuz. Kimi resim çok detaylı oluyor anlatması uzun sürüyor, kimi resim de üç beş satırda bitiyor. Aslına bakarsanız bu sanatçı böyle bir şeye mecburiyetten dolayı başlamış. Benim okuduklarımdan anladığım kadarıyla Afrika'nın bazı bölgelerinde belli bir konu üzerine araştırma yapmak üzere yola çıkan bu sanatçı, önceleri bazı hassas bölgelerde fotoğraf çekilmesi yasak olduğu için engellenmiş daha sonra bunu öğrenen adamımız fotoğraf çekmek yasaksa ben de oturup resmini yaparım demiş ama bu da engellenmiş... Sonra işte haber yapmak üzere yola çıkan bu arkadaş ilginç bir sanatçı olarak geri dönmüş ve hayalindeki resimleri anlatmaya devam etmiş...

17 Aralık 2006

Dünyanın ilk modern savaşı...

Osmanlı-Rus Kırım Harbi, hiç ilgim yokken oturduğum masadaki gazetede, önümde açık duran sayfaya denk gelmiş... çay içmek için verdiğim molada okumaya başladım... Daha önceden bu savaşla ilgili olarak İngilizlerin Osmanlı-Rus savaşı çıkarıp ikisini de oyalayarak Hindistana girmeyi planladığını biliyordum fakat yeni bir şey daha öğrendim: Osmanlı-Rus Kırım Harbi, dünyanın ilk modern savaşı olarak kabul ediliyormuş. Savaş yerinde uygulanan modern tıbbi müdehalelerin dışında, muhabirlerin fotoğraf çekerek savaşa ait tüm vahşeti gazetelere yansıtması ve savaşın tüm cephelerinden haberlerin gerek gazetelere gerekse ordu içindeki resmi mercilere ulaştırılmasında telgrafın kullanılması ilk bu savaşta gerçekleşmiş...

03 Aralık 2006

Türkçemiz...

Radyoda dinliyorum, çok ilginç bir konuşma geçti ve Türkçe Tıp Terimleri Sözlüğü gibi akla hayale sığmaz bir eseri hazırlayan profesör (ismini hatırlayamıyorum kusura bakmasın fakat hatırladığım kadarıyla inkilap yayınlarından çıkan bir eseri varmış ayrıca uzunca bir süreden beri de bu konuyla ilgili bir dergi çıkarıyormuş) diyor ki "...İnsanlar, ilk okula gittikleri yaşlarda, eğitim aldığı zaman okulda ve çevresinde konuşulan Türkçe nasılsa büyüyünce de konuştuğu Türkçe öyle olur..." Bence bu çok önemli bir detay ve kendisini dil bilinci için görevli sayan böyle önemli birinin bunu söylemesi daha da önemli. Önce kendi adına sevindim fakat şimdiki ilk okul çocuklarının yaşadıkları çağı ve ortamı aklıma getirince de 15-20 yıl sonra konuşulacak Türkçe için şimdiden üzülmeye başladım... Çocuklar göreyim sizi, ne olur üzmeyin beni...