17 Ocak 2007

İlginç deneyler...

Çok eskiden okuduğum bir kitapta, gözleri doğuştan görmeyen fakat basit bir ameliyatla görebilecek durumda olan hastalar üzerinde ameliyat öncesi ve sonrası yapılan deneylerden bahsediliyordu.
Bu deneylerden özellikle birini mantığım almıyordu. Şimdi yeni ve gerçekten bilimsel olarak bir deney daha yapılmış, bu deneyde ondan da acayip bir sonuç elde etmişler.

Gelelim deneylere.
İlk olarak kitapta okuduğum deneyle başlayalım:
Doğuştan gözleri görmeyen deneğin önüne yarım metre yüksekliğinde bir küp, bir pramit ve bir de küre koyuluyor. Deneyin tekrarında kolaylık olsun diye de bu maketlerin her birine bir, iki, üç diye numara veriliyor. Denek bu maketlere sırasıyla elleriyle dokunuyor, kokluyor ve hatta sarılıyor. Bu maketlere ait belli bir fikir edindikten sonra tek tek her birine ait ne düşündüğünü söylüyor, şekillerini anlatmaya çalışıyor, oradaki görevlilerden biri de bunları not ediyor. Daha sonra bu denek ameliyata giriyor ve gözleri açılıyor, belli bir süre sonra durumu iyileşen deneği normal hayata dönmeden önce yine deneyin yapıldığı yere, aynı odaya getiriyorlar. "Haydi bakalım, şimdi bize anlattıklarına göre bu maketlere bak ve hiçbirini ellemeden, koklamadan hangisi küre, hangisi piramit, hangisi küp söyle" diyorlar.
Denek, daha önce elleriyle yoklayarak zihninde oluşturduğu şekillere hiç benzemediğini düşündüğü bu cisimlere bakıyor ama hangisi küre, hangisi küp ya da hangisi piramit bilemiyor.
Sonra maketlere dokunarak tekrar istenileni yapması söylendiğinde ise denek başarılı oluyor. "İşte bu bir, bu iki, bu da üç..." diyor.
Bu deney ne zaman aklıma gelse bir türlü nasıl olur da küre ile küp gibi birbirinden farklı iki cismi (birinde hiç sivri bir yer yok diğerinde sekiz tane keskin köşe var) ayırdedemez, gözleri görmese de sivri uçları tutunca zihninde bir şey belirmiyor mu diye düşünürdüm. Daha sonra benzer durumda olan bir kaç denekle bu deney tekrar edilmiş ama sonuçlar yine aynıymış.

Gelelim ikinci deneye: Buradaki ilginç sonuç, vücut dilinin tüm insanlarda hemen hemen aynı olduğunun deneylerle ispat edilmesi sırasında tesadüfen ortaya çıkıyor. Araştırmacılar, insanların evrensel olarak hangi ortak fikir ve düşünceleri ya da tepkileri anlatırken hangi ortak mimikleri ve el kol haretlerini kullandıklarını inceliyorlar.
Bu araştırmalar sırasında birisi diyor ki "Bu ortak vücud dilini daha gelişme çağındayken, konuşan birisini izleyip farketmeden öğreniyoruz ama ya gözleri doğuştan görmeyenler?" Bundan sonra da bu konu üzerine yeni bir araştırma yapılmasına karar veriliyor ve yapılan deneylerle görülüyor ki: Gözleri görmeyenler de konuşurken görenler gibi el kol hareketleri ve çeşitli mimikler yapıyorlar. Bu araştırma sonucunda el hareketlerinin belleğe yardımcı olduğu ve bu yüzden görmeyenlerin de görenlerle aynı vücut dilini bu yüzden kullandığı tespit edilmiş.
(Bu araştırmayı Jana M. Iverson, Heather L. Tencer and Susan Goldin-Meadow yapmış ama birinci deneyi okuduğum kitabı niyeyse büyük bir ihtimalle yanlış olarak Anabasis'in- Onbinlerin dönüşü olarak hatırlıyorum, belki de aynı anda okuduğum diğer bir kitaptı)