29 Ocak 2007

kaçak mazot olayı...

İş yerinde bir arkadaşla sigara odasında laflıyoruz... Camdan dışarı bakınca karşımızdaki fabrikalardan birinin depo kısmında çatıyı komple kaldırdıklarını gördüm. Araba kadar, büyük büyük, sarı kutu gibi bir şeylerle her yeri doldurmuşlar. “Bunlar ne böyle?” diye sordum, ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum ama arkadaşım bir saat süren öyle bir açıklama yaptı ki kafam karıştı. Şöyle bir üstten toparlayıp kısa bir özet yaparsam durum şu: Anadolu’daki vergi memurları her yeri kontrol edemiyorlar. Fabrika ayarında üretim yapan büyük işletmelerden alınacak vergi de çoğu zaman üretim oranında kesilen faturalara göre yapılıyor. Buraya kadar normal diyelim ve devam edelim... Fabrikanız var üretim yapıyorsunuz ve vergi vereceğiniz zaman dürüstçe “ben 75.000 adet şundan ürettim” derseniz, vermeniz gereken vergiyi ödemek zorundasınız ama 15. 000 adet üretim yaptım diyerek yalan söylerseniz verginiz de bu beyana (ya da faturalara) göre düşük olacaktır. Buraya kadar da anladım ama bundan sonrası eğer doğruysa hiç hoşuma gitmedi. Yalan, yanlış beyan verenlerin defterleri incelendiği gibi vergi kaçırıldığından şüpheleniliyorsa başka kriterler de göz önüne alınıyormuş. Bunlardan biri de elektrik tüketimiymiş. Yani geçen sene 50.000 kw elektrik harca 100.000 ürün yap, bu sene 60.000 kw elektrik tüket ama ben 20.000 adet mal ürettim de, işte bu numarayı yutmuyorlar ve ona göre hesap kitap yapıp gerekirse araştırmayı derinleştirip cezayı veriyorlar. Vergi kaçırmak isteyenler de, denetleyenler üretim adediyle elektrik sarfiyatı arasındaki ilişkiyi anlamasınlar diye jenaratör kullanıyorlarmış. Ve hatta bu jenaratörler için ne kadar mazot alındığı da araştırılır diye mazotun bile kaçak olanını kullanıyorlarmış. İşte bu karşı fabrikadaki büyük sarı kutular genelde bu amaçla kullanılan jenaratörlermiş ve yaptıkları jenaratörleri koyacak yer bulamıyorlar... ama tabii ki bunu satan adam bunu nereden bilsin onun hiç bir suçu yok, alıcının neler düşünüp de hangi amaçla jenaratör satın aldığını bilmesi imkânsız. Vergi vermekten kaçan bilinçsiz insanlar oldukça her çeşit yöntem, denetleme ve yaptırım hep böyle yetersiz. Başka bir açıdan da bakarsak, bu düzen içinde düzensizlik kendi sistemini oluşturmuş. Yani devlet vergiyi tam alsa, yatırım yapsa, buradaki işsiz insanlara iş imkânları sağlansa, kim kelle koltukta ölüm korkusuyla çoluğunu çocuğunu bırakır da dünyanının en tehlikeli yerlerine gidip kaçak mazot getirmeye kalkar? İşte böyle olunca da insanlar mecbur olup kendi ekmeğini çıkarmaya çalışırken hayatları pahasına böylesine zor işlere girişirler, para devlete gideceğine de bu mecburiyeti yaşayanlara bir şekilde dolaylı yoldan ulaşmış olur. Tek farkla ki olması gereken modelde devlet vergisini alıp yatırım yapacak, işsizi, fakiri koruyacaktı; diğerinde ise bilindiği gibi vergi kaçıran adam bu işi yapabilsin diye fakirleri kullanıp devlete gidecek vergiyi kendi zimmetine geçirmektedir. Bilmiyorum bu işler nasıl düzelecek ama önce vicdan sahibi olmak, sonra vergi konusunda bilinçli olmak lazım, daha sonra da verilen vergilerin nereye harcandığını tek tek açıklayacak şeffaf bir yönetim lazım ki insanlar paralarının nereye harcandığını görüp rahat etsinler... Ayrıca bu benim gibi ücretli çalışıp da aybaşında maaşını eline almadan içinden vergisi kesilen işçi kesiminin de içini rahatlatacaktır.