15 Mayıs 2007

eğitim, öğretim ve eski kitaplar...

Geçenlerde bir baktım benim kız almış Rıfat Ilgaz’ın bir öykü kitabını okuyor.
İnce bir şey, hemen hemen 15-20 öykü var içinde. Yayınlanalı en az 15 yıl olmuş eski bir kitap ama akıcı, mizahi bir dille yazılmış anlattıkları günümüzde de anlaşılabilecek, sıkmayan, kalınlığıyla çocukları korkutmayan bir kitap.

(Benim kız çok kitap okur... Her ay yeni 5-10 kitap almak bana maddi yük olur diye de kızımı özellikle sahaflara götürüp oradan kitap alıyorum. Kendi aradıklarının dışında gözüme çarpanları da seçmesine yardımcı oluyorum. Biraz eski kitaplar diye çekiniyorum ama bakıyorum ki onları da rahatlıkla beğenerek okuyor...)

Reşat Nuri’den Necip Fazıl’a, Refik Halid’den Ömer Seyfettin’e kadar birçok yazarımızın böyle yüzlerce 15-20 hatta 30-40 yıllık kitapları var. Sahafları dolaştıkça aklıma geliyor. Biz böyle dolaşıp ucuza kitap alıyoruz ama ya bu tip imkânı olmayanlar, kitapçılara gidemeyenler, ya parası olmayıp hiç alamayan ya da çevresinde bir tek kitap bile olmayanlar ne yapsın?
Hele hele ilkokula giden küçük bir çocuksa ve çevresinde de onu yönlendirerek kitapları sevmesini sağlayabilecek birileri yoksa?

Sonra aklıma şöyle bir şey geldi:
Milli eğitim neden bazı güzel kitapların telif hakkını tamamen kendi üzerine alıp, bastırıp ücretsiz olarak uygun olan sınıflara göre dağıtmıyor. Baskı ücreti, kağıt, matbaa vs. masrafları yüksek geliyorsa internete elektronik kitap (e-book) olarak koysunlar. Çocuklar zaten interneti ve bilgisayarları öğretmenlerden iyi biliyorlar. Oradan “yasal” ve “Gözden geçirilmiş” kitapları indirip okuyabilirler, kağıda çıkış alıp okuyabilirler... Böyle imkânı olmayan çocuklara okulda bu kitaplar fotokopiyle çoğaltılabilir vs. yeter ki istesinler. Bu olabilir, yapılabilir bir şey.

Milli Eğitimin “Eğitim”ini “Öğretim”e dönüştürme vakti geldi de geçiyor. Bu değişim yapılmadığı sürece memleketçe “Eğitim”li(!) olmamıza rağmen, edebiyatı, coğrafyayı, tarihi ve ekonomi dahil tüm fen bilimlerini başkaları bize “öğretme”ye devam edecek...