09 Mayıs 2007

Gazeteler ve reklam anlayışı...

23 nisan özel eklerini gördüğümde çok sinirlenmiş ve nedenini de burada yazmıştım.
Sonradan acaba ben mi abartıyorum diye düşünmüştüm ama bu hafta içinde gazetelerdeki iki haber ve bu haberlerin verildiği sayfalarda yer alan ilanlar işin çok daha ileri bir safhada çirkinleştiğini gösteriyor.

Herkesi üzen, insanın canını sıkan bir haber;
Amerika’da ingilizce kursuna devam eden genç biri başarısız olunca, ailesine “bu kadar masraf yaptınız ama ben başarılı olamadım, bununla birlikte yaşamak çok zor” diye son bir not yazıp intihar ediyor...

İnsanın, bu kadar genç birinin böyle sudan bir şey için canına kıymasını üzülmeden okuması, anlaması mümkün değil. Bu haberin yarattığı ruh haliyle sayfadaki diğer haberlere bakarken gözüme çok kötü görünen ve bir tesadüf diye geçiştirilemeyecek ilanlar dikkatimi çekiyor...

Falanca kursla ingilizceyi bilmem kaç ayda öğrenin.
Filanca kursla bilmem nerede üç ayda ingilizce vs. ilanları tam da bu haberin yer verildiği sayfada kullanılmış...

Bu bir tesadüf bile olsa o sayfanın tasarımını yapan kişinin durumu fark ederek hemen o ilanları kaldırması gerekirdi. Bu hem kendilerinin, hem ilan verenlerin, hem okurların, hem de hiç umursamadıkları gencin ailesinin daha fazla üzülmesine mani olurdu...

Hadi ben şüpheleniyorum.
Diyorum ki; yok canım “Böyle bir haber var, bu haberin yayınlandığı sayfaya ilan verir misiniz? Tam da sizinle ilgili bir şey.” diyecek halleri yok ya, daha neler artık insanlık buralara kadar düştü mü?

Sonra bugün bir bakıyorum, okuyunca insanın gözlerinin dolmaması mümkün olmayan başka bir haber...

Bebek sayılacak bir yaşta, duyma özürlü 3 yaşında minicik, pırıl pırıl, şirin mi şirin bir erkek çocuğu. Üç tekerlekli bisikletiyle poz vermiş bir resmini basmışlar. Haber de şu; doğuştan duyma kaybı olan küçük çocuğun duymasını sağlayan tıbbi bir aparatın (hani şu kulağın arkasına takılanlardan) çalınmış olması...

Bu ufaklık, ameliyat olmak için 1.5 sene beklemiş, önce ameliyat olup kulağına içten bir elektronik parça takmışlar, sonra da dışardan sesi ileten bir aparat takılmış.
Minik çocuk bu sayede sesleri duymaya ve artık yavaş yavaş o da normal hayata katılıp sevimli çocuk diliyle bir şeyler söylemeye başlamış. Ama bu aparat çalındıktan sonra duyma yetisini tekrar kaybettiği için sessizliğe gömülmüş ve hiç durmadan ağlıyormuş...

Buna hangi insan dayanabilir? Hangi insan böyle bir şeyi üzülmeden okuyabilir? Sanırım hiç kimse... Bu haberin kalpleri dağlayan, insanı üzen bir haber olduğu apaçık ortada ama yine gazeteler bunu hiç ama hiç önemsemeyip bu haberin altına yine konuyla ilgili ilan koymuşlar;
İşitme kayıplarına farklı özel çözümler: Kulak ihmale gelmez, bilmemne şirketi...

Bunlar moda, manken haberlerinin altına güneş kremi ilanı koya koya her şeyi bu mantıkla görmeye alışmışlar ama bu kadarı fazla be kardeşim...

Bu ne çirkinlik, bu ne para hırsıdır, bu ne sorumsuzluk ve duyarsızlıktır anlamadım gitti. Zaten tv izlemeyi uzun süre önce bırakmış, gazetelere olan güvenim de çoktan sıfırlanmıştı ama ara sıra gözüme çarpınca böyle şeyler medyadaki anlayışın nerelere vardığını daha da iyi gösteriyor.