21 Haziran 2007

sosyal kanunlar ve doğa kanunları...

Toplumda genel geçer kabul edilen kurallar, inanışlar çoğunluğun onayıyla yaygınlaşıyor ve doğru ya da yanlış hiç ayrım yapılmadan çıkarlar doğrultusunda yoluna devam ediyor.

Demokrasi kavramını, doğduğundan beri “Çoğunluğun dediği olur.” mantığıyla düşünenler, hiç bir zaman, esas demokrasinin aslında (kabul edilen çoğunluk istekleri yüzünden zor durumda kalan) sayıca az olan kesimin haklarının da savunması olarak algılayamıyorlar...

Doğadaki her şey çoğunluk üzerine kurulu, çok olan her zaman az olanı yutuyor...
Koskoca bir göl, içine bir kaşık tuz koyunca tuz eriyip kaybolup gidiyor.
Eşyalar fazlaysa minik bir ateşi bir yerde durduruyor ve yangın başlamadan bitiyor ama yangın büyükse içine atılan her şeyi yutuyor...

Doğada durum böyle ve acaba sosyal kurallar, hukuk gibi kanuni uygulamalar koyarak, kendimizi doğanın "Güçlü olanın baskın olma"sını sağlayan kurallarının dışına mı itiyoruz. Bütün kuralları yıkıp doğada doğal olarak yaşamak, bize daha doğru ve mutlu bir sosyal yaşam sağlar mı?