31 Temmuz 2007

çiğbörek, çibörek...

“Çiğböreğe, acaba içine kıymayı pişirmeden koydukları için mi böyle diyorlar?” diye düşündüğüm olmuştu ama kızgın yağa atılıp pişirilen bir şeye hâlâ “Çiğ” demek de saçma geliyordu...

Oysa ki saçma olan, ismini yanlış olarak bildiğimiz yiyeceği doğru bir mantığa oturtmaya çalışmakmış.

Akşam Gazetesi’nin Cumartesi ekinde sayın Ahmet Çavuşoğlu’nun bir yazısında rastladım ve hoşuma gitti...

Çavuşoğlu “Salaş gurme” isimli köşesinde (Eskişehir’deki Has Kırım Çibörekçisini anlatırken) “Çiğbörek” dediğimiz hamurişine aslında “Çibörek” dememiz gerektiğini; “Kıpçak boyundan olan Kırım Türklerinin lehçesinde “Çi” kökü “Enfes”, “Lezzetli” anlamındadır. O yüzden bu böreğin gerçek adı “Çibörek”tir.” diyerek açıklamış...

Bunun haricinde, Akdeniz kıyılarını yatla gezerken lüks restoranlarda ahtapot dolması yiyip “mmmh çok güzelmiş” diyen gurmeler gibi yapmayarak, halk tipi yerleri keşfedip bize güzel şeyler anlattığı için sayın Çavuşoğluna ayrıca teşekkür ederim...