09 Temmuz 2007

jiplerle gezeceğinize işçilerin maaşını arttırın, arttırın ki adam evine, çocuğuna bir iki şey daha götürebilsin...

Her yerde aynı laf; ihracat artıyor, büyüme hızı yüzde bilmem kaç artmış, milli gelir bilmem kaç milyon dolara yükselmiş falan filan...

Bunlar benim için hiçbir şey ifade etmiyor.
Çünkü büyüyen başkaları, milli gelir arttıkça payı artan da başkaları. Bu artış, aslan payını alan zengin kısımla alt gelir grubu arasında eşit olarak dağıtılmadıktan sonra artışın bir anlamı yok.

Her şeyin iyiye gidiyor gibi gösterilmesine sinir oluyorum... Konuşurken iyi güzel ama gerçekler bambaşka. Buyrun yeni bir araştırmanın açıklanan sonuçları, lütfen rakamlara dikkatli bakın, hatta bir kaç kez bakın çünkü inanması zor ve çok üzücü...

Resmi verilere göre (Türkiye İstatistik Kurumu) Türkiye’de 6 ile 17 yaş arası 16 milyon çocuktan 7 milyonu hafifinden ağırına bir sürü işte neredeyse bedavaya çalıştırılıyor. Kalan 9 milyon çocuktan 7 milyonu da yoksulluk sınırının altında yaşıyor...

Bu mu gelişme?

Bir ay içinde yapılan toplam harcamalara göre;
Çocukların şehirlerde yaşayan yüzde 22.4’ü (yaklaşık, her dört çocuktan biri) ile kasaba, köy ve şehirdışındaki diğer yerlerde yaşayanların yüzde 28.8’i (yaklaşık, her üç çocuktan biri) açlık sınırında yaşıyor...(bunlar sadece çocukları kapsayan rakamlar)

Bu mu zenginlik?

Unicef’in bir araştırmasına göre de (Innocenti raporu) son 10 yılda çoçukların hayatlarındaki yoksulluğun arttığı 17 ülkeden biri de Türkiye...

Bu mu büyüme?

Lütfen bu sayıları düzeltip, o minik çocukları doyurup adam gibi bir hayat kazandırmadan ne gazetesi, ne televizyonu, ne siyasetçisi, ne sanatçısı hiç kimse bana tek bir kelime etmesin.