02 Temmuz 2007

Kolja... [film]



Çek Cumhuriyeti, 80’li yılların sonu ve siyasi geçiş dönemi...

Belirli siyasi nedenler yüzünden filarmoni orkestrası kadrosundan çıkarılmış, ortayaşlarını süren bekâr bir müzisyen kendi hayatı içinde kendince gününü gün etmektedir.

Ülkeden kaçan bir abisi, tekbaşına yaşayan annesi ve gelip giden bir sürü sevgililer gibi ufak tefek problemleri vardır ama bunlar güzel ve sakin günler geçirdiği çatı katındaki bekâr evine yansımamaktadır.

Paraya ihtiyacı gittikçe artan müzmin bekârımız para karşılığı bir Rus’la formalite evliliği yapar ama kadın çocuğunu bırakır ve Almanya’ya kaçar... Filmimiz de bundan sonra başlar...

Filmde, dönemin sıkıntılı atmosferi, insanların politik sinmiş ve bıkmış hali çok iyi verilmiş olmasa da geri planda devamlı bir “ülkenin içinde bulunduğu durum” tanımlaması yapılmaya çalışılmış.

Bekâr müzisyenin çocukla başbaşa kalması ve çocuğun sadece Rusça konuşabilmesi yüzünden anlaşamamaları, adamın gittikçe çocuğa yakınlık hissetmesi filmin insani yönünü oluştururken, bazı sahneler gerçekten duyguları açığa çıkarmayı başarıyor...

Müzisyenimiz, annesinin evinde, çatıdaki olukları onarırken bir kolye bulur. Kolyenin değerli olup olmadığı araştırılır ama oraya nasıl geldiği de ayrıca merak konusu olur. Filmin içinde yer yer bu konuya geri dönüş yapılırken ve filmin sonunda da bir şekilde ana konuya bağlanırken filme adını veren kolye, değersiz şeylere nasıl manevi değer yüklenebileceğine de güzel bir örnek oluşturmuş...

Müzisyenin işsizken cenazelerde canlı müzik yapması, mezarlıklardaki mezar taşı yazılarını yenilemesi, bakmak zorunda kaldığı çocuğu yanında cenazelere götüre götüre çocuğun tabut resimleriyle dolu cenaze tasvirleri yapmaya başlaması, resmi bayramlarda camlara iki ülkenin bayrağını birden asma gibi küçük şeyler filme güzellik katan ayrıntıların sadece bir kısmını oluşturuyor...

Seyredecek olanların seyir zevkini kaçırmamak için daha fazla ayrıntıya girmiyorum. Şu ana kadar yazdıklarımın, filmi seyretmenizi engellemeyecek ölçüde az olduğunu belirtmeliyim.

Son olarak;
Filmi tavsiye ederken; duru ve güzel bir anlatıma sahip olan filmin seyredilebilir düzeyde olduğunu söyleyebilirim...

25 yaşın üstündeyseniz, Festival filmleri havasındaki akışıyla kitap okurmuş gibi gelen duygusal filmlerden hoşlanıyorsanız, pişman olmazsınız.