13 Eylül 2007

100 yıl sonraya "şarkı" kalacak mı?

Trafik sıkışık, açtım radyoyu... Türk sanat müziğinden bir şarkı çalıyor “Ayrılık yaman kelime, benzetmek azdır ölüme...” herkesin bildiği güzel bir eser...

Ardından sunucu konuşuyor; “Güzel söyleyince, çalanlar da güzel olunca daha da bir güzel oluyor eski şarkılar. Bunlar ölmez klasiklerden ve daha yüzlerce yıl çalınıp, söylenecek...”

Peki gerçekten öylemi olacak?

Yüzlerce yıl daha bu şarkılar bilinip, çalınıp, söylenecek mi?

Osmanlıdan bugüne kadar yazılan, bilinen, çalınan bütün Türk Sanat Müziği şarkıları gerçekten yüzlerce yıl daha yaşayabilecek mi?

Daha dün çıkan şarkıyı kimse hatırlamazken bu nasıl olacak?

Evet bizde yazılı edebiyat kadar sözlü olanı da güçlüdür, maniler, hikâyeler, masallar, türküler vs... ama bu kültürümüzün bir parçası olan Türk Sanat Müziği için kalıcılık sağlamaya yetecek mi? Dış etkenler yüz yıl önce bu kadar kuvvetli değildi ve derinlere işlemiyordu şimdi ne yazık ki öyle değil. Yüz yıl önceden günümüze kalan bir eserin bundan yüz yıl sonrasına kalması biraz daha zor olacak gibi....

Dönem dönem, sonraki kuşaklara aktarmak için kalıcı kılma adına, kayıt altına alma çalışmaları yapılmış ama artık bilgisayarlar var, internet var, çok büyük bilgiyi bir arada saklamaya yarayan cd’ler, dvd’ler var. Bu anlamda tüm kaynakları bir araya toplayan çalışmalar yapılmazsa her eserin pek öyle yüzyıl sonraya kalacağını sanmıyorum.

Bu alanda tüm eserleri toplayıp güftecisi, bestecisi en iyi icracısı şunlardır diye bilgilerin girileceği ve bir de örnek koyulacağı geniş çaplı çalışmalar yapılması şart.

Daha okula gitmediğim zamanlarda evdeki küçük cep radyosunu en kısık seste açıp yastığımın altına koyar, sabah kalkınca pilini bitirdim diye azar işiteceğimi bile bile öyle radyo dinleyerek uyurdum.

Tabii ki genelde radyo programlarında da Türk Sanat Müziği olurdu oradan bir kulak dolgunluğum var ama ona rağmen çok çok sevdiğim de söylenemez. Müziğe de meraklıyımdır ama “Say.” desen kaç tane Türk Sanat Müziği eseri sayabilirim? “En iyi ben bilirim.” diyen kaç tane sayabilir? Eksiksiz bir kaynağa ulaşılabilir mi?

Bu şarkılarla büyümüş bir neslin son şahitleri olduğumuz halde yine de evrilen, değişen dünya kişisel zevklerimizi ve beğenilerimizi ister istemez etkiledi. O yüzden bizim yaşımızdakilerin Türk Sanat Müziği’ne karşı tepkisi en fazla rahatsız olmamaktır o kadar. Ve belki de beş on bilemediniz elli kadar şarkıyı dinleye dinleye ezberlemiş olmamızdan başka da pek bir ilgimiz yok...

“Aaa! Bak ben öyle değilim.” demeyin. Son 10 yılda kaç tane Türk Sanat Müziği eserini arayıp para verip aldınız? Bu tabii ki bir gösterge değil ama ne demek istediğimi anlatabilen bir örnek. Ve sadece dinlemek değil ilgilenmek onu da belirtmekte fayda var...

Tabii ki istisnalar kaideyi bozmaz. Yine çok ilgilenen, çok uğraşan, çok sevenler de vardır ama bu artık toplumun çok dar bir kesiminde kalmış alt kültür seviyesinde gerçekleşiyor (gençlerden bahsediyorum).

Zamanında yapılan araştırmalar günün şartlarına göre iyi olsa da günümüz için bir kataloglama gibi algılanması zor. Zaten bu tür şeylerle ilgilenenler de ya yaşı gereği fazla uğraşamıyor ya da günümüz koşturmacası içinde zaman bulamıyor...

Fakat biraz araştırınca türkülerde durumun daha iyi olduğunu gördüm. Mesela 1939 doğumlu Sayın Talip Özkan bu tür bir çalışma yapmış.

Sayın Özkan Ankara Radyosu’nda memur olarak çalışmaya başlamış, sonra koroya girmiş, sonra müzisyenlerin arasına katılmış, ardından şarkıcı olmuş ve ilerleyen yıllarda da koro şefliği yapmış.

Tüm çalışma hayatı boyunca da Türk Halk Müziği hakkında çalışmalar yapmış, türkülerin Osmanlı öncesi kökenlerine kadar araştırmış ve 7000 türküden oluşan dört ciltlik dev bir katalog hazırlamış. (şimdi bu esere nasıl ulaşılır onu da bilmiyorum)

O dönemlerde bırakın interneti, bilgisayarı, doğru dürüst yayın bile bulmak zor. Bu yüzden Sayın Özkan’ın yaptığı şey çok büyük çaba ve zahmet gerektiren bir çalışma... Bu katalog TRT tarafından yayınlanmış ama daha sonra bu tip neler yapılmış, hangi çalışmalar sürdürülmüş pek bilinen bir şey yok.

Aynı türden “Tüm kayıtlı Türk Sanat Müziği eserlerini kapsayacak şekilde” çalışmalar yapılması şart...

Dünya müzik sektörünü etkileyecek evrensel boyutta gelişmeler kaydedemedik ama hiç değilse gelecek nesillere ulaşabilecekleri kendi kültürümüzün kaynaklarını aktaralım.

Sanırım bu iş de Kültür Bakanlığı’nın sorumluluk alanına giriyor. “Çok hızlı bir şekilde bu çalışmalara başlayalım ve gelecek nesillerin tüm eserlere ulaşabilecekleri kaynaklar oluşturalım” diyecek yetkili birilerinin devreye girmesi ve işi işinin ehli kişilere havale etmesi gerekiyor...

Söylemesi benden yapması onlardan...