26 Eylül 2007

Beynin algısını ters köşeye yatırmak...

Bunu kendi kendime farkettim ve nasıl bir yanılsama yaşadığımı anlatabilmem için önce buradaki durumu açıklayayım. Sonra sizinle birlikte de bir deney yapacağız.

İşyerim 9. katta.

Çay içmek için yerimden kalkıp, 25 adım civarı yürüyüp koridora geçiyorum.

Koridor da yaklaşık bir o kadar sürüyor ve koridorun sonunda da çay ocağı var.

Bu ikinci koridorun sonunda, çay ocağının yanında tam karşımda bulunan büyük bir pencere var ve uzakta görünen binalar herkesin evindeki gibi gecekonduların bulunduğu geniş bir manzara sunuyor.

Şimdi benim burada yaptığımı sizinle birlikte deneyeceğiz, siz kendi yerinizde ben kendi yerimde tabii ki:)

Bunun için sadece kapalı bir yerde (ev, okul, iş yeri vs) bulunmanız ve bir de uzakları görüş alanı içine alan derinlikte manzarası bulunan bir pencere gerekiyor.

Koridorun girişindeyim, pencere uzakta. Ama pencereden dışarısını rahatlıkla görebiliyorum. Bundan sonrasını iyi takip etmek gerekiyor çünkü anlatımım biraz karışık gelebilir.

Pencereden görünen ufuk çizgisinde, pencerenin yanlarına göre hesaplarsak ortada bir binaya bakışımızı sabitliyoruz. Bu durumdayken, yani gözümüzü sabitlediğimiz noktadan ayırmadan pencereye doğru yürümeye başlıyoruz.

Hani bir yere bakarken bakış açımızın dışında ama görüş alanımızın içinde bulunan bir şey hareket edince o anda gözümüze çarpar ya. O şekilde de bir yandan pencerenin çerçevesini de algılamayı sürdürmeye çalışın. Yani hem yürüyoruz, hem ufuk noktasında bir yere (mesela bir binaya) bakışlarımızı sabitliyoruz ama bir yandan da pencerenin bir kare gibi algılanmasına devam ediyoruz.

İşte ne oluyorsa o anda oluyor ve içinde bulunduğumuz bina geriye doğru gitmeye başlıyor. Evet evet bunu yapınca aynen bir gemideymişsiniz de gemi kıyıdan ayrılmaya başlamış siz de geminin üzerinde kıyı tarafına doğru yürüyormuşsunuz gibi oluyor.

Deneyip aynı şeyleri algılarsanız yani içinde bulunduğunuz binayı hareket ettirmiş hissini yaşarsanız yorumlarınızı paylaşmaya beklerim.

Tabii ki bunun bilimsel açıklaması, yürürken pencerenin çerçeveleri dışında görünen manzaralı alanın, gittikçe genişleyerek bakış açısının nesneleri küçültme yanılsaması yaratması ve buna bağlı olarak uzaklaşıyormuş hissi yaşamamız...

Bunun tam tersi şehirler arası yolda otobüste giderken olur. Asfaltta, ön camdan bir noktaya gözünüzü sabitlersiniz ve o noktayı otobüs altına alıncaya kadar izlemeye devam edersiniz. Bunun sonucunda yeni bir noktaya bakmak için hızla gözünüzü kaldırdığınız da yoldaki asfalt kopup kopup üstünüze doğru geliyormuş gibi olur...

Neyse fazla kurcalayıp iyice beyinlere eziyet etmeyeyim, deneyen, gören ilginç bulup bir an eğlenirse ne mutlu bana...