26 Eylül 2007

bir blogçu ölmüş diyeler, on aydan sonra duyalar...

Bloglar; internet üzerinden belli bir fikri yaymak ve kişisel ilgi alanlarının genel olarak tanınmasını sağlamak kadar hergün bir iki satır da olsa özel şeyleri paylaşmak için tutulan günlükler şeklinde de bulunabiliyor.

Bloglara giren çıkanın haddi hesabı yok.

Yazılanları okuyup ilgimizi çeken şeyleri yine internet üzerinden araştırıp bilgimizi genişletiyoruz. Blog sahipleriyle okurları arasında aynı ilgi alanları ya da aynı konu üzerine karşılıklı yorumlar bırakılıyor vs.

Peki bir blog sahibi ölürse ne olur?

“Orası öyle kalsın, fikirlerim ve düşüncelerim benden sonra da yaşasın.” diyenler olabileceği gibi “Ben ölünce internet üzerinden bana ait tüm izler ve kayıtlar silinsin” diyenler de olacaktır.

Şimdi birlikte düşünmeye başlayalım.

Öncelikle blog sitelerinin kurulum aşamasında yapılacak yazılım ayarlarıyla, blog, sahibinin istediği bir tarihte kendini silip kaldırabilmeli. Bunun “belli bir süre yeni yazı girişi olmazsa...”, “şu kadar zaman hiç bir şekilde bloğa giriş yapılmazsa...” vs. türünde seçenekleri ayarlanabilir.

Böylece ben öldükten sonra kimsenin haberi olmayacağı için eğer bloğum yayınlanmaya devam etsin istemiyorsam girerim ayar bölümüne “Bir yıl boyunca hiç bir yeni haber girişi yapılmamışsa bloğu tamamen sil” kutucuğunu işaretlerim. Bir yıl boyunca hiç haber girmezsem blog silinir...

Bu beni başka şeyler düşünmeye de itiyor. Mesela bir bloglar mezarlığı fikri...

Kapanan bloglar ve içeriği ya da ölen blogçuların ülke ülke, şehir şehir blog isimleriyle birlikte verildiği resimli isimli genel blog mezarlıkları sitesi fikri ilginç geliyor.

Ben girerim buraya kaydolurum, sitemin adresini de girerim ve kendi sitem de verdiğim komutla bloğum ne zaman kapanıp silinecekse o tarihten itibaren (istediğim seçeneklerle belirlenen seçilmiş içeriğim) bu blog mezarlığına taşınır.

Beni merak eden girer bu blog mezarlığa ismimi yazar, resmimi görür ve eski kayıtlardan yaptığım blogları, yazdığım yazıları, bıraktığım yorumları vs. bulur.

İnternet şunun şurasında daha yepyeni bir mecra ve ne kadar gelişip genişleyeceği de ortada. Daha şimdiden girdiğimiz sitelerin sahipleri yaşıyor mu öldü mü bilemiyorken, 20 ya da 50 yıl sonra 3-4 milyar insana ait blog tipi bilgilerle, yorumlarla ya da o zamana kadar oluşabilecek yeni tarz bir şeylerle ulaşmaya çalışacağız, cevap bekleyeceğiz vs.

Bence ölenin öldüğünün bilgisinin bir şekilde bir yerlerden öğrenilebilmesi gerekiyor.
Bunun en iyi yeri; o kişinin kendi bloğunun kendi yaptığı ayarlarla kapanıp silinmesidir. Duyurmanın en iyi yolu da o adresi yazınca “Bu bloğun sahibi ne yazık ki aramızdan ayrıldı...” benzeri bir yazının çıkmasıdır.

İsteyenler, eğer blog sahibi istediyse kendi içeriğini blog mezarlığına yönlendirir ve ölen kişinin nasıl biri olduğunu, neler yapmak istediğini öğrenmek isteyenler de içeriğe ulaşmak için demin bahsettiğim (şu anda sadece bir fikir olan) blog mezarlığına bakabilir.