13 Eylül 2007

hay ben böyle hatrın...

Kopi Luwak diye bilinen, daha doğrusu çok az bilinen bir kahve çeşidi var. Ben de dün akşam öğrendim... Ve buraya da aktarayım dedim...

Endonezya ve Filipinler’in turistik bir ürünü olan bu kahvenin kilosu kimi yerde 120 kimi yerde 600 Euro’ymuş... Ve tüm dünyadan hayranları bulunuyormuş...

İçenler müthiş beğenip müptelası oluyorlarmış...

Evet bunda ne var diyeceksiniz ama bakın bir de yine aynı ülkelerde yaşayan Latince ismi Paradoxurus Hermaphroditus olan Misk Kedisi cinsi bir hayvan var...

Ne alaka demeyin çok yakından alakası var:)

Şimdi sıkı durun; Bu hayvanın midesindeki farklı enzimler, yediklerini dışkılayınca dışkısına özel bir tat katıyormuş...

Alla alla mokunu mu yemişler nerden biliyorlar demeyin:) o demin bahsettiğim 600 Euroluk kahveyi işte bu Paradoxurus denen hayvan yapıyormuş...

Evet evet... Aynen öyle; Paradoxurus kahve çekirdeklerini yiyor ve dışkılıyor sonra bunu toplayıp, kurutup, paketleyip satıyorlar.

20 yıldan fazla oldu şimdi tam hatırlayamıyorum “Pekin’de sonbahar” mıydı, “Günlerin köpüğü” mü? Boris Vian’ın bir kitabında okumuştum.

Adam bir eczaneye girip aktar tarifi gibi bitkilerden oluşan bir reçeteyi eczacıya veriyor. Orada heryerinden bağlı robot gibi tutulan bir tavşan var. Listedekileri tavşana yedirip dışkılamasını bekliyorlar ve hooop bitkisel ilaçlar hazır...

Paradoxurus bana bunu hatırlattı, acaba Boris abi o zamanlar bu hayvanı biliyor muydu?

Neyse ne işte... Milletin moku kıymetli, satıp para kazanıyor. Biz kendi memleketimizin güzelliklerini görmekten aciziz... Ne diyeyim. İş bilenin kılıç kuşananın...