18 Eylül 2007

Korkunç ayrıntılar..

Bir yandan bir şeylerle meşgulüm bir yandan da televizyon açık…
Bir an için kulak misafiri oldum ve çok korkunç bir şey duydum.
Hangi kanaldı, hangi film ya da diziydi bilmiyorum.

Filmdeki bir adam başka biriyle konuşurken şöyle diyor;

“Giyotin inip de idam edilen kişinin kafası sepete düştüğünde, suçlunun kesik başı niye kaldırılıp da toplanan halka gösterilir biliyor musun? Halk idam edilen adamın kesik kafasını görsün diye değil. Kafası kesilen adam kendisini seyretmeye gelenleri son bir iki saniye görsün diye…”

İnsanın tüylerini ürperten bu korkunç diyalog ister istemez saniyenin binde birinde bir sürü şey düşündürüyor insana. Kan dolaşımı, beynin hâlâ çalışıyor olabilmesi, durumun kötülüğü, bedeninin ağırlığını hissetmeme, öldüğünü bilme vs…

Üzerinden neredeyse bir ay geçti ama hâlâ aklımda…

Ben bunu unutmaya çalışırken, gazetelerden birinin haftalık ekinde bir yazının satır aralarında başka bir şey dikkatimi çekti.

Bu sefer okuduğum şey hayal mahsülü olan dizi ya da filmden bir replik değil, gerçek…

Fransa’da, adli (ya da tıbbi) nedenlerden ötürü mezarları açılmak zorunda kalan cesetlerin toprağa verilmesinin üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen birçoğunun çürümediği görülmüş.

Bunun nedenini araştırmışlar ve sonuç;
Neredeyse tüketilen bütün gıda maddelerinde bulunan, bozulmayı geciktiren koruyucu maddeler insan vücuduna geçiyor ve bu kimyasal bileşikler aynı etkiyi insan bedeninde sürdürüyor…

Umarım bu tipteki ayrıntılara daha fazla rastlamam…