26 Eylül 2007

çok minik süt kutuları...

Doğadaki bütün memeli canlılar kendi annesinin sütünü içer. Bir tek niyeyse insanoğlu, ineklerin ve bazı diğer hayvanların sütünü de içerek farklı bir durum oluşturur. Bu tabii ki başka bir konu ama ne zaman sütle ilgili bir şey düşünsem anında aklıma hemen bu geliyor.

Neyse bunları geçelim esas meseleye geliyorum.

Ara sıra neskafe içenler vardır.

Gece biraz sessiz olur, bir gazete ya da kitap alırsınız elinize, kafanız biraz dinlenmeye başlar. “Aman, şuradan bir de neskafe yapayım da kırk yılda bir yakaladığım şu keyfim tam olsun.” dersiniz.

Uykunuz kaçmasın diye de yaptığınız neskafeyi biraz yumuşatmak için “İçine biraz süt koyalım.” diye düşünürsünüz ve açarsınız süt kutusunu. Ohhh... Mis gibi sütlü neskafe.

Sonra aradan geçen 3-5 günün ardından açarsınız dolabı, domatesleri yerleştirirken süt kutusu gözünüze takılır. “Ne olacağı belli olmaz, süt ve süt ürünlerinin zehirlemesi de hiçbir şeye benzemez” diyerek, üzüle üzüle (bunu bulamayanları da hatırlayıp) istemeden sütü lavaboya boşaltırsınız.

Sanırım birçok insanın başına gelen bir durumdur bu.

Şimdi ben diyorum ki; şöyle şirin görünümlü minicik süt kutuları yapsalar, içinde yarım çay bardağı kadar süt olsa. Bu minik süt kutuları 10’lu paketler halinde yine bir litre fiyatına satılsa eminim alıcısı çok olur. Hem biz aynı paraya bir kutuyu bozulma tehlikesi olmadan 10 kez kullanmış oluruz hem de bunu yapan firma kazanır.

Herkes yine büyük sütlerden de alır içmek için ama arada sırada sırf kahveye koymak için paket açmak ve kutunun kalanını ziyan etmek istemeyenler bu küçük sütleri tercih ederler. Piyasadaki küçük kutu sütler için de geçerli bu söylediğim, bir yudum koy sonra at yine aynı şey. (Hem de benim minik kutulardan daha pahalıya gelir, benim söylediğim kutular en küçük süt kutusunun 8/1’i kadar olacak.)

Yani Pınar’dan Danone’ye, Yörsan’dan Ülker’e bir sürü süt üreticisi var bunu düşünsünler derim... Fikir benimdir “I-Ban hesap no”su isteyenlere maille iletilebilir efendim :)