02 Eylül 2007

Voces innocentes (Innocent Voices) [film]



Voces innocentes; insanın yüreğini burkan, insanlığından utandıran, ruh halini bozup acılar veren bir film... Bazı sahnelerinde ağlamamak için kendimi zor tuttum, boğazım düğümlendi...
1980’de başlayan El Salvador iç savaşından bir kesit sunan filmin yönetmeni Luis Mandoki ve film gerçek bir hikâyeden uyarlanmış.
Filmde, hikâyenin kahramanı olan 11 yaşındaki Chava’nın babası, ülke iyiden iyiye karışıklığa sürüklenince ailesini terk edip Amerika’ya kaçıyor.
Chava, annesi ve iki kardeşiyle birlikte çatışmalar arasında kalan köyündeki barakada zorlu bir yaşam mücadelesi veriyor.
Hayat güvencesi olmayan Chava’nın etrafındakilerin de kendilerinden farkı yoktur. Bütün yoksulluğuna rağmen köy halkı çocuklarını okula göndermekte, herkes kendi hayat mücadelesini vermeye çalışmaktadır.
Amerikan ordusunun desteğiyle ayakta duran ve halka aman vermeyen yerel ordu insanlara hayatı zehir ediyor. Halk arasında yavaş yavaş örgütlenme başlayarak gerilla savunmasına geçiliyor ve tüm ülke hızla ikiye bölünmeye başlıyor.
Bu bölünmenin ortasında kalan Chava’nın köyünde ise bir belirsizlik var, köy halkı ne o tarafta ne bu tarafta yer alıyor...
Kimi zaman ordu, kimi zaman gerilla kuvvetleri küçük çocukları alıp kendi taraflarına asker olarak yetiştiriyorlar.
Ordunun, çocukları askere alma yaşı 12 ama kimi zaman da okulu basıp keyiflerince istedikleri çocuğu alıp eğitmek ve beyinlerini yıkamak üzere ellerinde silahlarla okula dalabiliyorlar.
Tüm bu karışıklık içinde Chava’nın annesi ailesine bakmak zorundadır.
Anne işe gider ve çocuklar yalnız kalır ama tam iki kuvvet arasında sıkışıp kalan köyde geceler ateş altında geçmektedir.
Tenekeden ve derme çatma iki tahta parçasından yapılma barakalar, karşılıklı iki ateş arasında delik deşik olur.
Çocuklar ancak kendini yere atıp yatakların altına saklanarak korumaya çalışmaktadırlar ama bazı evlerdeki çocuklar bunu yapabilecek kadar bile şanslı değiller...
Kısaca konusunu özetlemek gerekirse;
Küçük Chava okula gider, öğretmenin kızına masum bir şekilde aşık olur, kendi taraflarında olup savaşı sevmeyen pederle iyi geçinir, köyün delisini arkadaş bilip hiç yanından ayırmaz, arkadaşlarıyla oyun oynar... Hatta annesi çocukların yanında kalmak zorunda olduğu için işini bırakınca eve yardım edebilmek için bir otobüste muavinlik yapmaya bile başlar.
Bir gün ordu ile gerillalar arasındaki çatışma okulda gerçekleşir ve o günden sonra Chava okula gitmez artık en büyük sorunu yakın bir zamanda 12 yaşına basacağından, askere alınmamak için saklanmaktır...
Sokak çatışmaları devam eder, köyler yakılıp yıkılır, ailecek başka yere oradan başka yere göç edip dururlar tüm insanların hayatı alt üst olmuş, herkes bir yakınını bu iç savaşa kurban vermiştir ama olaylar gittikçe daha da kötüye doğru seyretmektedir...
Filmin konusuna, her zaman olduğu gibi seyir zevkinizi kaçırmamak adına fazla girmiyorum.
Amerika, bu iç savaş başlamadan bir yıl önce (1979), CIA’nin de işin içine girmesiyle El Salvador’daki partilerden biri olan Arena partisinin, siyasette çevresindekileri korkutabilmek için Nazi partisinin SS’leri gibi ölüm timleri kurmasını sağladı...
1980-1992 yılları arasında resmi rakamlara göre 75.000 kişinin ölümüne neden olan iç savaşta, halka ateş açan orduya yardım etmek amacıyla Amerika 1 milyar dolar vermiş.
Filmde Amerikan askerlerinin bizzat gelip, ordu tarafından zorla götürülen çocuklara askeri eğitim verdiği, sonra bu çocuk askerleri; çoluk çocuk, yaşlı genç demeden öldürmek üzere El Salvador halkının üstüne nasıl sürdüğü de anlatılıyor.
Bir çocuğun gözünden anlatılan iç savaş yıllarının acıları ruhen katlanılacak gibi değil ama yeryüzünde olup biteni anlamak için herkesin seyretmesi gereken çok etkileyici bir film.
Oturup yıllarca uğraşsalar ve böyle bir senaryo yazmaya çalışsalar mümkün değil böyle bir film ortaya çıkaramazlar ama o acıları çeken birinin ağzından gerçekler anlatılmaya başlanınca film film olmaktan çıkıp içimize düşen bir kor oluyor...
Filmin konusu, yaşanan zaman dilimi bakımından o kadar olaylarla iç içe geçmiş ki çocuğun yaşadıklarını savaştan, savaşı çocuğun yaşadıklarından ayırabilmek mümkün değil. Chava çocukluk yıllarınını resmen ateş hattında geçirdiği için öyküsü de inanılmaz derecede savaşın dehşetini yansıtıyor...
Tüm köy çocuklarının askere gitmemek için saklandıkları sahne görüntüleriyle ne kadar etkileyici ise çocuk gerillaların idama götürülme sahnesi de bir o kadar etkileyici ve dayanılmaz... Ölünceye kadar, o çocukların yüzleri gözümün önünden gitmeyecek...
Filmin dekorları, kostümleri, makyajı ve oynayan tüm karakterleri o kadar doğal ki; film, geriye dönüp de havadan olan biteni gerçekten izliyormuşuz hissi veriyor.
Birazcık neşe katması amacıyla köyün delisinin bazı yerdeki abartılı hareketleri, Chava ile sevgilisi olan kızın öpüşmesi ve her aileden birilerinin gerillaya katıldığını göstermesi için dayısının konuya dahil edilmesi, filmin dikkati dağıtan ve konu olsun diye koyulmuş ayrıntıları...
Ki filmin sonuna kadar beklememe rağmen, yine bir gerçek olan halka karşı yapılan 1982 Amerikan destekli hava saldırılarından hiç bahsedilmemesi de ayrı bir eksiklik. (Büyük bir ihtimalle filmde adı geçen Cuscatanzingo köyü bu bombardımanın dışında kaldığı için öykünün gerçekliği zarar görmemesi adına bu ayrıntı konuya dahil edilmedi...)
Ama film, uluslar arası 12 ayrı film festivalinde; en iyi film, en iyi makyaj, en iyi özel efekt, en iyi yardımcı oyuncu, en iyi yabancı film ödülü gibi birçok ödül almış.
Ödüller benim için asla bir kıstas değil ama bunu önemseyerek seyretmeyi düşünenler olursa diye yazdım... (Hiç değilse böylelikle filmin birkaç kişi daha tarafından seyredilmesini sağlamış olurum.)
Son olarak;
Mutlaka görülmesi gereken filmler arasına bu filmi de ekleyin ve seyretmek için rastlamayı beklemeden bulmaya çalışın. Kesinlikle pişman olmayacaksınız...