08 Ekim 2007

güzel bir su tasarrufu önerisi...

Oturduğumuz apartmanın posta kutusuna gelen ücretsiz bir dergi var.

Her türlü basılı malzemeye öylesine de olsa bir üstten bakmayı adet edinmişim ya; Yetko Yetkiner isimli yazarın işlediği konu içinde bir ayrıntı dikkatimi çekti...

Yazan kişi uzun bir süre Kanada’da kalmış ve orada bir ev satın almış. Evine tadilat yaptıracağı zaman temizlik sırasında sifonun içinde büyükçe bir taş bulmuş ve bunun ne için koyulduğunu anlayamamış ama sonradan komşusuyla konuşunca iş anlaşılmış.

Kanada’da ilkokul çocuklarına bile öğretilen bir tasarruf tedbiriymiş bu. Büyükçe bir taşı alıp tuvaletteki sifonun içine koyuyorlarmış ve doğal olarak sifon her dolduğunda o taş kadar suyun ziyan olması engelleniyormuş. Ki “...gölleri ve yağışlarıyla neredeyse hiç su sorunu yaşamayan Kanada bile böyle bir şeyi öğretip uygulatıyorsa biz niye yapmayalım?” diyen yazar, devam edip bir öneride bulunuyor.

Herkes bir litrelik pet şişeyi suyla doldurup evindeki sifona koysun biz de sudan tasarruf edelim. Sifonu her çektiğimizde bir litre su tasarruf edelim.

Şimdi küçük bir tasarruf gibi görünüyor ama bir hesaplıyorum biz evde iki büyük ve iki çocuk toplam dört kişiyiz. Sabah bir, öğlen bir, akşam bir kez kullansak dört kişiden eder 12 litre su. On günde 120 lt. Ayda 360 litre, bu da yılda yaklaşık dört ton su tasarrufu demektir. Bir apartmanda yaklaşık on daire olsa yine aynı ortalama ile bir yılda bir apartman 40 ton su tasarruf eder. İstanbul’daki apartmanları ve evleri şöyle bir düşünelim yaklaşık 20 milyon insan dört kişi bir arada otursa 5 milyon konut demektir. Yılda 4 ton su’dan (bunun onda biri bile olsa) varın tasarruf edilen su miktarını siz hesaplayın...

Bence güzel bir öneri ve bu güne kadar bazılarımızın aklına gelmiş olsa bile yine de böyle net bir şekilde ilk kez yazıp duyuruluyor. İski ve Milli Eğitim Bakanlığı olaya bir el atsalar gelecek nesillere su tasarrufu için güzel bir yöntem daha öğretilmiş olmaz mı?

(tabii ki bu arada; bu kadar çok akarsuyumuz, göllerimiz, yağış alan ormanlarımız olmasına rağmen bizim hangi yanlış yapılanmalar ve uygulamalar sonucunda susuz kalmaya başladığımıza bir sürü gereksiz ve işlevsiz baraj yapılmasına hiç değinmiyorum. Onlar apayrı konular...)