04 Ekim 2007

Sevimli tayfa(!)lar... :)

Ben ilk kez duydum ve çok ilginç buldum o yüzden de buraya aktarmak istedim. Konu gerçekten ilginç, umarım sizin de ilginizi çeker.

16. yüzyıldan itibaren denizcilikteki gösterdiği gelişmelerle Akdeniz’i adeta bir içdeniz gibi kullanan Osmanlı, Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya kadar her yerde etki sahibiydi.

Osmanlı’nın bu şekilde uzak yerlere elini kolunu sallayarak gitmesi, gittiği yerlerde rastladığı ilginç hayvanları getirip belli işlerde kullanmak için özel üretim çiftlikleri kurması, hatta bazı türleri eğitmesi az da olsa bilinen şeylerdir. Belki bu konuyu duymuşsunuzdur... Amaaaa... Osmanlı donanmasında, savaş gemilerinde maymunlara gözcülük yaptırıldığını duymuş muydunuz?

O dönemde Afrika’ya yapılan seferlerin dönüşlerinde getirilen maymunlar, özelliklerine göre sınıflandırılır, uygun olanları da özel eğitimden geçirilmek için İstanbul ve Gelibolu tersanelerine gönderilirmiş.

Gözleri doğal olarak zaten çok keskin olan maymunlar, bu tersanelerde özel eğitimden geçirilirlermiş.

Eğitilen bu maymunlar, özellikle II. Beyazıd döneminden itibaren savaş gemilerinde gözcü olarak kullanılmaya başlanmış. Maymunların ilk kez Osmanlı Donanması tarafından resmi olarak istihdam edilmesinin nedeni ise Yaz-Kış, Yağmur-Güneş-Rüzgâr demeden bir direğin tepesinde oturabilmesi ve uzakları insandan daha iyi görebilmesidir.

Nasıl bir eğitimden geçiyorlarsa artık, maymunlar oturdukları direğin (seren) tepesinde ufukta kara görününce belli hareketlerle bunu aşağıdakilere iletiyormuş.

Bulunduğu yerde kıpırdamadan ufuğa doğru aynı noktaya bakan maymunların o dönemde çizilmiş resimleri de bulunmaktaymış. Ve neredeyse bütün resimlerde maymunlar ellerini gözlerinin üzerine siperlik yapmış vaziyetteyken resmediliyormuş.

Bu resimler ve bu bilgi halk arasında da görülüp duyulmaya başlanmış ve hatta bir şekilde böyle dalıp gidenlerle şakalaşmak için de “Gemi maymunu gibi nereye bakıyorsun öyle dalıp gitmişsin” denirmiş...