19 Kasım 2007

Altın madenleri ve "protestoculara Alman desteği" dedikodusu...

Kazdağları ve altın madenleri konusu açılınca ilk önce insanın “Aman sakın haaa doğayı kirletmesinler, ağaçlar ölmesin” diye basbağır bağırası geliyor ama bakın bu konuda karşıt fikirde olanlara söylenen neler var.

Birincisi; niye burası için özel bir tepki veriliyor? Ki o çevre ve bölgelerde (Çanakkale civarında) bir sürü maden var ve kimse bunlar için neredeyse tek kelime etmemiş. Oradaki toprak, toprak; su, su değil mi? Bu çevreciler o zaman neredeydiler ve şimdi buralar hâlâ faliyetteyken niye hiç bir şey yapmıyorlar da yeni açılacak yer için gösteriler düzenleniyor...

İkincisi; Türkiye’nin altın madenleri aracılığıyla bu madenlerden gelir elde edip uluslararası piyasada güçlenmesini istemeyenler bu olayı abartıp gösterici kitlelerini yönlendiriyorlar.

Arada basında çıkan yazıları okuyup kendi kendine bir araya gelip de gösteri yapan üç beş öğrenciyi kastetmiyorum. Onlar gösterilerini yapsınlar ben de desteklerim, çünkü ne kadar tepki olursa maden ve çevre ilişkisinde işletmeciler daha dikkatli olmak zorunda kalırlar.

Babamızdan miras kalsa bile önce durup bir sormamız lazım. O yüzden önce bir durun bakalım bu neyin nesiymiş demek ve protestolarla tepki göstermek çok önemli ve faydalı. Bu yönüyle karşıtları ben de destekliyorum.

Bu altın madeni meselesi tabii ki dünya piyasalarında altın ticaretinde lider olan ülkeler tarafından da yakından izleniyor ve bir şekilde içerde kamuoyu oluşturmak için gizli ödeneklerle bazı insanlar (belki de dernekler vs.) beslenip, buna “karşı olunması gerektiği” fikrini yaymaya çalışıyorlar.

Amaç; biz karşı çıkalım ve yapmayalım onlar liderliğini ya da piyasa hakimiyetini korusunlar...

Bu altın madeni konusunda da işte böyle başka durumlar söz konusu bunları da bilmek gerekiyor. Yoksa 20 yıl öncesine kadar tek ev olmayan bölgelerde niye bu kadar inşaat yapılırken, doğal hayat katledilirken tek gösteri yapmadı bu çevreciler diye insan merak edip duruyor...

Tabii ki iyi niyetli ve çevreye saygılı bir yaşamı hayat felsefesi olarak benimsemiş insanların her türlü olayda tavır koyup gösteri yapmasına karşı değilim ve onlara tek kelime etmeye hiç birimizin hakkı yok.

İnsanlar ölürken ses çıkarma, politik baskı artınca, özgürlükler kısıtlanınca bağırma vay efendim dağa maden açılacakmış da altın çıkarılacakmış da biz ona karşıyız, yürüyün sokaklara... Bu ne hassasiyet?

Fakat yanlış anlaşılmasın diye bakın tekrar söylüyorum. Bu işlerle ilgili olmayıp sadece birey olarak kendi fikrinle gösterilere katılanlara, protesto edenlere, tepki gösterenlere, o çevrede yaşadığı için yerinden yurdundan edilecek olduğu için demeç verip hakkını arayanlara ben de her zaman destek olurum, hepsinin başımın üstünde yeri var.

Yapmaya çalıştığım şey mahkemede suçlu olarak gösterilenin savunmasını dinlemek zorunda olduğunumuzu hatırlatarak, bakın bu işlerin arkasında bu tip şeyler de var diye bilgi aktarmak. Yoksa benim gibi mum ışığında ilkokul bitirmiş, gaz lambasında yıllarca gece tüketmiş birinin altınla, madenle ne işi var...

Burada altın çıkarmanın çevresel etkileri olabilir, bunların önünü almak için gerekenler yapılabilir, çevreye zarar vermeden başka şeyler yapılabilir ya da komple iptal de edilebilir.

Tartışmalar bitmiyor ama buna karşıymış gibi olanların dünya altın piyasasında dengelerin bozulmasını istemeyenler olabileceği de düşünülmeli... (ki sağda solda yazılana göre buradaki altın madenlerinin çalıştırılmasını Almanlar istemiyorlarmış ve karşıt grupları destekliyorlarmış...)

Altın’ı seveni ve “Altın”a değer verini oldum olası hiç sevmem... Bana kalsa milyon yıl yerin dibinde kalsın daha iyi...

Ama memlekete bir faydası olacaksa, iş imkânları yaratacaksa ve gerçekten dünya altın piyasasını etkileyecek kadar önemli bir fark yaratacaksa çevreye zarar vermeden neler yapılabilir bunu da araştırmak gerekir...

Bizim memlekette parası olan güçlü olur ve ne yazık ki genellikle de onun dediği olur. Böyle durumlarda da alışık olunmadığı için biri bir şeye tepki gösterip karşı çıkınca onlar hemen kahraman olarak nitelendirilir. Bunu bilen ve kullanmak isteyenler de bazı olayları bu şekilde kullanarak işleri kendileri için iyi fırsatlara çevirmeye çalışıyor da olabilir.

Birileri bir şeylere karşı çıkıyor diye körü körüne destek olmak için her şeyden vaz geçmek her zaman yararımıza olmayabilir... Bu, her konuda geçerli olan bir anlayışa dönüştüğü zaman mantıklı modeller oluşturup daha iyi düşünebiliriz.