08 Kasım 2007

Buldum, buldum da ne oldu?

Sayın okur, aşağıda gerçekten uzun bir yazıyla karşı karşıya kalacaksınız. Okuyunca sıkılabilirsiniz çünkü yazının tamamı benim düşündüğüm bir fikrin (buluşun, projenin, önerinin) büyük bir şirkete sunulması ve orada yeni bir fikrin nasıl değerlendirildiği ile ilgilidir.

Bu yazı “günlük hayatın içinde minik yenilikçi fikirleri bularak” kullanıma sokmaya çalışan, buluşlar yapan, projeler geliştiren benzer çalışmalar tasarlayan başkalarına yol gösterebilir ama sizin bu tip bir konuyla ilginiz yoksa okumanıza gerek olmadığını vurgulamak isterim. “Yok, ben ille de okuyacağım.” diyorsanız kendiniz bilirsiniz. Biz de teklif var ısrar yok :)

Sonuçta ben blog benzeri bu sitede sağdan soldan kopyaladığım yazıları değil kendi düşündüklerimi yazıyorum ve yaşadığım bir tecrübeyi de buraya aktarmam kadar doğal bir şey olamaz. Neyse artık, hâlâ okumaya devam ediyorsanız buyrun konuya;

“Ayı’nın kırk hikâyesi varmış, kırk’ı da ahlat üzerine...” diye bir atasözümüz var. Yani ne yaşayıp görmüş ki? Doğal olarak, hep bildiği ve gözünün önünde olanı, evirip çevirip hep yaşadığı aynı sıradan şeyi anlatacak anlamını taşır.

Benimki de biraz o hesap... Buluştur, projedir vs. derken bakıyorum son dönemler hep aynı tarzda yenileşme*lere takılıp kalmışım.

*(TDK inovasyon yerine yenileşme kelimesini öneriyor. İnovasyon da bildiğiniz gibi buluş sayılmayan ama kullanılan bir şeyi geliştiren, değiştirerek ileri taşıyan fikir anlamına geliyor.)

Tabii ki ayı’nın ahlatı gibi bizim de gözümüzün önünden hiç gitmeyen, her gün kullandığımız cep telefonlarımız var. Eh! Durum böyle olunca da yenileşme projeleri için en çok fikir ürettiğimiz alanlar cep telefonları ve buna bağlı hizmetler oluyor. (en azından son bir iki ay içindeki yenileşme fikirlerim çerçevesi içinde ürettiğim fikirlerim kendimin bile dikkatini çekecek kadar bu alana kaymış bulunuyor. Daha önceki yazılarımdan bunlara ait örneklere şuradan ulaşabilirsiniz; konu 1, konu 2, konu 3, konu 4)

Aslında bu yazıyı hiç yazmayacaktım ama haftasonu bir iş görüşmesi için gittiğim şirkette tanıştığım arkadaşlarla laf lafı açtı ve konu bu türdeki girişimlerde ülkemizin durumuna geldi dayandı.

Oradaki arkadaşlardan biri de benim anlattığım türde bir girişimde bulunmuş. Aklına gelen fikri gidip büyük cep telefonu operatörlerinden birine anlatmış ama karşısına o kadar engel, o kadar bürokratik uğraş ve para gerektirecek şeyler çıkarmışlar ki sonunda o da bıkmış ve benim gibi işin peşini bırakmış.

Peki olay böyle kapanmış mı? Hayır...
Aradan iki ay geçmiş ki bir bakmış bizim bu arkadaş, kendi fikrini almış şirket, bir güzel kullanmış. Tabii ki ne telif ödemesi, ne anlaşma, ne de para var ortada...

(Tecrübelerime dayanarak bu tür konuşmalarda bazen insanların örnek vermek için olayları biraz abartabildiklerini biliyorum ama ya tamamıyla anlatılanlar gerçekse?)

Bu yüzden bu tür bir girişim tecrübesi yaşamış biri olarak kendi başımdan geçenleri sizlerle paylaşmak istedim. Bu tecrübeyi paylaşarak size bu tür girişimlerin nasıl işlediğini anlatmaya çalışırken bir yandan da onlara verdiğim (resmi yollarla tüm işlemsel sıralamayı takip ederek ilettiğim) fikrin ne olduğunu buraya yazarak; hiç değilse ileride “ben daha önceden düşünmüştüm!” diyebilmek için gösterebileceğim bir kanıt yaratmış olacağım. (ki bulduğum şey kullanışlı olsa bile pek öyle ahım şahım bir şey de değil)

Tabii ki amacım, “Bak ben demiştim!” diyerek bir şeyler gösterip dava açmak falan değil, zaten böyle bir şeye kalkışınca o buluşu satsanız bile mahkeme ve avukat masraflarının karşılanamayacağını da biliyorum. Amacımız ufak tefek şeylerle kafamızı çalıştırmaya devam etmek, birileri kullanıp teşekkür ederse de hafiften de olsa birazcık “Bunu ben düşünmüştüm.” havası yaşamak. Haaa tabii ki bütün bunların üstüne “Biz bunu uygulamak istiyoruz, sana da şu kadar verelim.” denirse o daha da iyi olur ama o ayrı bir mevzu :)

Şimdi gelelim benim yenileşme içerikli küçük hizmet konusuna;

Cep telefonun varsa, bir servise abone olup “Son dakika haberleri”ni takip ediyorsun, “Maç sonuçları”nı öğrenebiliyorsun, “Milli piyango” ve benzeri çekilişleri öğrenebiliyorsun, son çıkan şarkıları, klipleri telefonuna indirebiliyorsun vs...

Bunları düşünürken; “Yahu iyi güzel de bu kadar gereksiz şeyi bir araya toplamışlar, benim bilip bilmediğim “Günün yemek tarifi” gibi kim bilir daha ne kadar acayip servis vardır. Ama esas en önemli hizmetin servisi niye yok?” diye aklıma bir şey geldi.

Hemen araştırdım, üç büyük operatöre bağlı böyle bir hizmet servisi gerçekten yoktu. Yani “Cep telefonuna kontör karşılığı şarkı gönderen adam da büyük bir bilimsel buluş yapmamıştı ama sonuçta talep vardı, onu da ilk olarak biri buldu ve para kazanmaya başladı. Bu da böyle bir şey olabilir.” diye düşünmenin hiç bir sakıncası yok.

Bu sefer işi kolayca, bir yere not edip geçiştirmek yerine “Bir cep telefonu operatörü şirketine başvurayım. Bakalım böyle bir şey aklıma gelmişken gerçekten değerlendirmeye çalışınca neler olacak?” diye düşündüm.

“Belki de işler tahminimden daha kolaydır ve hatta adamlar böyle şeylere alışık değildir de ilgilerini çekip görüşmek üzere çağırırlar.”diye de aklımdan geçirdim. Ve tek tek neler yapılması gerektiğini öğrenip harekete geçtim.

İnternet sitesinden şirketin iletişim kanallarının adresini öğrendim, elimde kendime ait bir proje olduğunu ve bu proje önerimi kendilerine nasıl iletmem gerektiğini, projemin onaylanmazsa kendilerine iletildiği için artık gizliliği kalmayacağını ve bu durumdan dolayı mağdur olmamak için neler yapmam gerektiğini sordum.

Birinci adresten bana; böyle bir öneri için proje ve iş teklifi kanallarını kullanmamı, projemin ‘belirli standartlarda hazırlanmış, kendilerine ait bir form’ doldurularak iletilmesi gerektiğini ve aramızda projeyi iletirken verecekleri bir belgeyi doldurarak da telif hakları gizlilik-(centilmenlik) anlaşması yapılmasının sağlanacağını bildirdiler.

(Sonradan bu gizlilik ve telif hakları konusuyla ilgili imzalamam gereken belgeyi okuduğumda; tamamen bu fikri onlara verdiğimi, üçüncü kişilerin hiçbir hakkı olmadığı ana fikri üzerinde yoğunlaşıldığını yani benim haklarımı korumaktan çok bu belgeyle kendilerini ticari olarak korumaya aldıklarını fark ettim. Siz siz olun böyle bir şeye kalkışmadan önce muhakkak resmi yerlerden fikrinizi tescil ettirip patentinizi alın.)

Devam edeyim; Verilen bağlantılardan adreslere ve gerekli kişilerin e-mail adreslerine ulaştım. Formu indirdim doldurdum fakat formdaki ayrılan yer ve seçenekler yetersiz olduğu için kendi hazırladığım raporu da bu forma ekledim. Gerekli adreslere yine e-mail aracılığıyla gönderdim. (Form “pdf” formatındaydı ve bilgisayardan anlamayan biri; bu formu ancak bir yazıcıda bastırıp kağıtları kalemle doldurup, normal postayla göndermek zorunda kalırdı. Ben Photoshop’ta hallettim)

Bir süre hiç cevap gelmedi, hatta başta olması gereken “Gönderinizi aldık.” diye bir geri bildirim de olmadı. Bunun üzerine gönderdiğim belgelerin ellerine geçmediğini bizzat kendilerinden öğrendim. Ve tekrar gönderdim. (İnternet siteleri e-mail’le gönderilen belgelere yazı dosyası eklenince siteye saldırı, server’a virüslü mail geldi sayıp gönderiyi kabul etmiyormuş.)

Aradan yine belli bir süre geçti ve bir gün bir öğle vakti, bankaların kredi kartı pazarlamacılarına benzer bir konuşma tarzı olan bir hanım beni aradı;

Gönderdiğiniz formları aldık inceledik bana söylediler anlattılar vs. gibi biraz karışık bir mantıkla kurulan cümlelerden; projenin benimle konuşan kişi tarafından anlaşılmadığını anladığım sırada, kendilerine göndermiş olduğum fazlasıyla detay içeren bilgilere rağmen benden tekrar “Projenizden bahseder misiniz, neyle ilgili tam olarak?” diye aynı bilgileri bu sefer cep telefonumda anlatmamı istediler. Anlattım tabii ki (deniz-yılan hikâyesi).

Projem oradakilerin ilgisini çekmiş, uygulanabilir bir şey olmalı ki benim formlar, raporlar bu hanıma kadar iletilip benimle görüşmesi sağlanmış ve bu hanımla konuşunca da fikir hâlâ sağlamlığını koruyor olacak ki :) bana bambaşka bir yol önerdiler...

“Biz böyle bireysel başvuruları kabul etmiyoruz. Şirket olarak başvurmanız gerekiyor. Şirket olarak başvurduğunuzda da yapacağınız bu önerinin yıllık olarak getirisi 4-5 milyon dolar olmalı ki kabul edelim. Hadi ettik diyelim... Siz yine de anlaşma sonrası kâr ortağı olabilmek için bize bankadan alacağınız 2 milyon dolarlık resmi bir teminat mektubu vermelisiniz.”

“Benim bu imkânları sağlamam mümkün değil (şu anda yanımda o kadar nakit yok:) ), bu önerimi başka nasıl değerlendirebilirim?” diye sordum tabii ki...

O zaman, şöyle bir yöntem uygulanıyor. Size söyledikleri şekilde örnek bir şirket var. Daha önceden bu şirket benim başvurduğum operatörle birkaç iş yapmış ve neyin nasıl yapılacağını biliyor sizi oraya yönlendiriyorlar.

Onlar her şeyi yapıyor ve bunu karşılığında sizden görüşme talep ediyorlar. “Şunu şunu yaparız, şu, şu şekilde işler. Bu da böyle olmalı vs. hepsi sana şu kadara patlar, başlangıç için bir sigara parası (15,000 dolar) at bakalım.” diyorlar.

Tabii bundan sonrası çok profesyonel ve asla zemin benim dans edebileceğim bir özellikte değil. Yapacağınız anlaşmaya göre belli bir miktar ödeme yapıyorsunuz ve ilk başvurduğunuz şirket ikinci şirket aracılığıyla size sadece hizmet satıyor ve bunun karşılığında da şu kadar insan bu yeni servise abone olmuş al bakalım her arama başına bir kontörün 0.15’i de senin olsun diyorlar. Tüm kazancınız bu oluyor. Yani yine parsayı kendileri topluyorlar.

Beğenmezseniz başka bir alternatifiniz yok, kendi başınıza uygulayabileceğiniz bir şey değil bu sadece bunlara ya da benzerlerine önerilebilecek bir proje başka seçeneğin de yok. En büyük operatör böyleyse diğerlerini düşünmek bile istemiyorum dedim ve vazgeçtim... Kısacası paran varsa alır kendin yaparsın biz sana telefonlara ulaşma ve bu fikrin uygulamasını satma imkânı sağlarız, bu hizmetten de aslan payını alıp sana da bir şeyler atarız pozisyonuna geldim ve orada takılı kalıp vazgeçtim...

Şimdi gelelim rapordan alıntılarla benim yenileşme (inovasyon) öneri projeme: aynen rapor olarak sunduğum belgede çok küçük değişiklikler yapıp kısaltarak buraya aktarıp yazıyı da bu raporla bitiriyorum. (buraya kadar okuyup hâlâ yaşayanlar varsa :) teşekkürler)

Proje adı: “Cepten İş Ara”

İlgili şirket: (operatörün adı)

Proje öneri sahibi: (kendi adım)

Projenin iletildiği tarih: 01–10–2007

Proje tanımı: İş arayanların cep telefonlarına, eleman arayanların ilanlarının operatör tarafından iletilmesi.

Proje sistematiği:
a) İş arayan şahıs, iş aradığı mesleği yazıp (1) operatör tarafından belirlenecek olan bir servis numarasına yollar.
b) operatör, bu proje için kurduğu yeni birimde sınıflandırılan veriler arasından buna uyan ilanları, belirleyeceği bir ücretlendirme karşılığında, mesajı yollayan cep telefonuna gönderir.

(1)- Örneğin; bekçi, grafiker, muhasebeci ya da vasıfsız gibi)

Proje yapılanması:

1. aşama
Çeşitli kaynaklardan gelecek/alınacak olan “eleman aranıyor” ilanlarının, belli bir sistem dahilinde bilgi havuzunda toplanmasını sağlayacak olan personelin çalışacağı bir birimin kurulması.

2. aşama
Elde edilen verilerin; meslek, adres, telefon şeklinde sınıflandırılıp tek tip hale getirilmesi ve standart bilgisayar işletim sistemlerinde yapılandırılmış özel bir programa girişinin yapılmasını sağlayacak olan personelin çalışacağı bir birimin kurulması.

3.aşama
Müşteriden gelen “SMS”in belirttiği içeriğe göre; daha önceden sistemde var olan, o güne ait verilerin, mesajı atan müşteri cep telefonuna yönlendirilmesini sağlayacak sistemin çalışmasını/denetlenmesini sağlayacak olan personelin çalışacağı bir birimin kurulması.

Üç aşamalı yapılandırma sonucu entegrasyon
Bu üç birimin, tek bir bölüm altında toplanıp belirli yönergeler dahilinde çalıştırılmasıyla, şirket içi yapılanmanın oluşturulması ve hizmet verecek personelin iş tanımının yapılmasıyla “Cepten İş Ara” projesinin şirket içi entegrasyonu sağlanmış olacaktır.

Projenin geliştirilebilirliği ve diğer imkânlar:
Çeşitli gazetelerle yapılacak işbirliği dahilinde, gazetelerin ilanlarına ulaşan kitlenin sayıca artması, bu koşulların gazete için avantaj haline getirilmesiyle doğan artı değerin operatöre maddi olarak ya da gazeteye verilecek ilanlarda indirim sağlanması gibi barter olarak geri dönmesi.

“Cepten İş Ara” projesinin gelişimi doğrultusunda benzer bir servisin kurulumu tamamlanarak yine belli bir ücret karşılığı cepten ilan alma modeli de geliştirilebilir.

“Cepten İş Ara” projesinin kapsamı genişletilerek; yeni hizmetlerin devreye girmesi sağlanabilir. Örneğin: Şehir ve semt yazıp bunu operatörün servislerine “SMS”le yollayanlar için “Cepten ev ara”, araba markası yazıp yollayanlar için “Cepten araba ara” vb. gibi...