07 Kasım 2007

dijital fotoğraflar için GPS kullanımı önerisi

İnsan bir kez “bulmak için” düşünmeye başlamaya görsün.

Bir şeyler düşünüp bulduğu yeniliklerin olabilirliğini de görünce (ve hatta zamanla bunların başkaları tarafından yapıldığını da görürse) arkası geliyor.

Kendimi övmek gibi olmasın ama kafamın bastığı kadar düşünüp ara sıra bir şeyler bulmuşluğum da oluyor...

Meşhur komedyen Şahan’ın programındaki bir karakterinin söylediği tarzda söylemem gerekirse “Gün geçmiyor ki yeni bir buluş yapmayayım sayın seyirciler.” :)

Aslında bu tip şeylere buluş demek yanlış, yavaş yavaş moda olan bir sözcük bu işi daha iyi tanımlıyor; inovasyon (innovation).

Yani bilinen kullanılan bir şeyi, fayda değerini yükselterek başka bir iş için kullanmak üzere geliştirmek ya da bilinen özelliklerine faydalı başka bir özellik katmak...

Bu tipte şeyler bulduğunuzda biraz maddi çıkar gözetmiş oluyor gibi olsa da son aşamada kullanıcıya da yeni bir hizmet ve özellik sunduğunuz için faydası gözardı edilemez.

Bu tarz gelişmeye açık çalışma sistemi bilinen örneklerle anlatmam gerekirse şöyle açıklayabilirim;

Önce havanın radyo sinyallerini taşıdığı bulunuyor (bu gerçek keşif oluyor),

sonra bu radyo sinyalleriyle ses iletiliyor (oluyor sana telsiz, radyo).

Ardından bu sistemle ya da benzeri şekilde “Acaba görüntüyü nasıl aktarırız?” diye düşünmeye başlıyoruz (sonra oluyor televizyon).

Bunların tüm teknik gereklilikleri küçültülüp görüntülü telefona kadar evriliyor.

Yani sesi ileten telefon var, görüntüyü ileten televizyon var sen görüntü ve sesi telefonda iletince işte o zaman bu buluş, keşif değil inovasyon oluyor.

Zaten bu konu da biraz tartışmaya açık bir konu;

Çünkü kim neyi bulmuş, kimin çalışmasını temel alıp neyi nasıl uygulamış, işin kökenine indikçe her kâşifin çalışmaları öncesinde yapılan başka çalışmaları göre göre icad edilen şeyi ilk kim bulmuş sayılır bir türlü karar veremiyorsunuz...

Böyle uzun bir girişten sonra sıra geldi bizim inovasyona :)

Şimdi herkesin cep telefonu var (hemen hemen) ve artık neredeyse herkesin cep telefonu da resim çekiyor.

Eee? Cep telefonlarında uydudan kordinatları tanımlayıp yerinizi santim şaşmadan bulan “GPS” de (Global Positioning System- Küresel konumlandırma sistemi) var. (Bu özelliğin telefonlar için kullanılması yeni bir uygulama ama artık son modellerin hemen hemen hepsinde var.)

Bana da bu ikisini birleştirmek kalıyor ve oluyor mu sana buluş (pardon inovasyon) :)
Peki bunun ne faydası olacak ki demeyin.

Bu sistem sayesinde bir yerde resim çekince oranın neresi olduğu artık fotoğrafın üzerine GPS bilgileri aktarılarak işlenebilir.

Siz belki biliyorsunuz ama bilmeyenler için de şöyle bir ek açıklama yapayım;

Dijital olarak çekilen fotoğraflara bilgisayarda özel programlarla bakılınca, o fotoğrafın hangi tarihte, hangi saatte, hangi ışık ve kamera ayarlarıyla çekildiğinin, çeken makinenin markasının, modelinin, diğer özelliklerinin ve daha bir sürü ayrıntının bilgilerine ulaşılabiliyor. İşte bu bilgilere GPS eklenince santimi santimine o fotoğrafın nerede çekildiği de bilinebilir...

Şu aşamada şimdilik baz istasyonlarının telefonda görünen yer belirten yazıları bile rahatlıkla eklenebilir ama bu yetersiz olur. GPS ise çok daha keskin sonuçlar elde etmemizi sağlar.

Bu uygulama başlayınca internete yüklenen GPS bilgileri korunmuş resimleri ararken yeryüzündeki herhangi bir noktayı tanımlayan GPS bilgilerini girer ve öyle resim ararsak karşımıza o yere ait çekilmiş sayısız resim gelir. Hatta yıllar sonra belli bir yerin resimlerine bakınca zaman içinde geçirdiği değişimi de çok detaylı şekilde görebiliriz.
Ve tabii ki güzel bir yer görünce aaa burası falanca yermiş diye artık anında öğrenebiliriz.

Söylemesi benden yapması böyle şeylere meraklı şirketlerden :)