03 Kasım 2007

Melling kalfa, cibinlik ne gün gelecek?

Resim, heykel, mimari ve matematik eğitimi almış olan 1763 doğumlu (doğum yılına dikkat edelim, neredeyse 250 yıl önce)Alman sanatçı Antoine Ignace Melling daha 19 yaşındayken Avrupa’daki “Doğu Romantizmi” modasına kapılıp İstanbul’a gelmiş ve yaklaşık 20 yıl kadar da İstanbul’da kalmış...

Olabilir demeyin. Benim bugüne kadar sadece ressam olarak bildiğim Melling’in çok farklı bir özelliğini öğrendim...

III. Selim'in kızkardeşi Hatice Sultan, bulunduğu konum gereği şehirdeki büyükelçiler ve çeşitli bürokratlarla resmi sınırlar dahilinde karşılıklı ziyaretler gerçekleştiriyormuş...

Hatice Sultan, Danimarka Maslahatgüzarı olan bir baronun (Hübsch)yalısını gezerken bahçeyi çok beğenmiş ve kendisi de böyle bir bahçe düzenletmek istemiş.

Kendisine mimari bilgisine güvendikleri Melling tavsiye edilmiş.

Hatice Sultan, Melling’le çalışmaya başlamış;

Melling önce çeşitli özel çiçeklerle labirent tarzı bir bahçe düzenlemesi yapmış. Sonra, Hatice Sultan'ın Defterdarburnu'ndaki sarayına küçük bir köşk binası ekleyerek çalışmalarına devam etmiş.

Hatta ardından III. Selim'in yazlık olarak kullandığı Beşiktaş Sarayı'na da ek binalar ve iç düzenlemeler bile yapmış.

Buraya kadar, Osmanlı döneminde rastlanan, saray için çalışan bilindik bir “Avrupalı”ya şahit oluyoruz ama hem Melling’in kendisini ve meziyetlerini hem de Hatice Sultan’la olan iş ilişkisini anlatıp bağlamamın bambaşka bir sebebi var.

Melling, Hatice Sultan için tam anlamıyla sanat danışmanı ve iç dekoratör olarak çalışıyordu.

Yapılacak düzenlemeler, alınacak malzemeler ve masraflar için de Hatice Sultan ile Melling bazen yazışmak zorunda kalıyorlardı.

İşte sürpriz de burada ortaya çıkıyor; Melling ve Hatice Sultan, (1928’deki Harf Devrimi’nden 130 yıl, günümüzden 200 yıl önce) aralarında Latin alfabesiyle Türkçe yazışıyorlarmış.

(Melling ve Hatice Sultan’ın birbirlerine yazdıkları bu mektuplar bugün özel koleksiyoncuların elinde bulunuyor. Jacques Perot ve Frédéric Hitzelzel özel koleksiyonlarda bunları takip edip bularak yayınlanmasını sağlamışlar... İkilinin yazışmalarından alınan örnekler de bir hayli ilginç: "Melling Kalfa, cibinlik ne gün gelecek? Aman yarın isterim... Hemen çalışasın, göreyim seni... Sandalyeyi istemem beğenmedim. Yaldızlı sandalyeler isterim... İpek az olsun, sırması çok olsun.)