12 Aralık 2007

insan beyni, kimyasallar ve değişen ruh hali...

Edebiyat ve sinemada suçla mücadele için önerilen ya da savunulan yöntemlerden biri de “beynin şiddete ve suça eğilimli olma durumunu” çeşitli kimyasalların etkisiyle azaltmaya çalışmaktır.

Yani suç ve şiddet eğilimi içinde bulunan bir karaktere, çeşitli kimyasal maddeler vererek suça eğilimli olan beynin işleme yapısını değiştirmeye çalışırlar.

Bunun ne derece ahlaki doğruluk ve bilimsel gerçeklik içerdiğine ya da ütopik, bilim kurgusal bir fikir olduğuna herkes kendi karar versin, o apayrı bir konu...

Bu yöntemin, aşırı sinirli ve saldırgan olan tiplerin psikolojik tedavilerinde kullanılmasında “adeta uyuşturucu etkisi bulunan ilaçlar”la gözle görülür başarılar sağladığı tıp çevrelerince kabul edilir.

Çeşitli kimyasal maddeler farklı yollardan vücuda alındığında; bu maddelerin yine vücutta işlenip çeşitli hormonlara dönüştürüldüğü, hormonların da beynin işleyişinde ve dolaylı olarak davranışlarda farklılıklar yarattığını biliyoruz.

Çevresindeki insanlara, topluma ve kurallara karşı suç eğiliminde olanlara, nörolojik etkiyle (beynin fiziksel rahatsızlıkları yüzünden) ruhsal bozukluklar taşıyanlara ilaçla tedavi yöntemi için yapılan çalışmalar devam ediyor.

Her sistem ve yöntemde olduğu gibi yukarıda bahsettiğim “beyin ve kimyasal maddelerin etkisi” konusunda da bazı sorunlar var.

Bunlardan en önemlisi; yakalandıkları hastalıklar sonucunda, zorunlu kalıp aldıkları ilaçlar yüzünden normal insanların da davranış değişikliklerine uğrayabilmeleri...

Didier Jambart, Fransa Savunma Bakanlığı'nda çalışan, iki çocuk sahibi, sıradan ve normal davranışları olan bir aile babasıymış ama günün birinde “Parkinson” hastalığına yakalanınca hayatı aldığı ilaçlar yüzünden tamamen değişmiş.

Kendisine uygulanan tedavi sırasında verilen (ilaçlarda bulunan) “Dopamin” yüzünden Didier Jambart, bir yılda o sıradan kişiliğini terkedip adeta tepe taklak olmuş... Önce kumar, sonra hırsızlık ve arkasından homoseksüellik... Borçları 150.000 Euro’yu bulan Jambart üç kez intihar etmeye bile kalkışmış...

Kumar oynayabilmek için çocuğunun oyuncuklarını satan Didier Jambart’ın yaşadığı kötü olaylara son vermek için ailesi destek olmaya başlamış.

Yaptığı araştırmalar sonucunda, Jambart’ın kardeşi; abisindeki bu değişikliklerin, aldığı ilaçların etkisi yüzünden olduğunu bulmuş ve abisinin ilacı bırakmasını sağlamış...

Didier Jambart, eski sıradan ve normal hayatına geri dönmüş. Dönmüş ama ilaçları veren doktorların ve ilaç reçetelerinin bu yan etkilerden bahsetmemesi kendisine dava açma hakkı kazandırmış.

Didier Jambart Mirapex isimli ilacı üreten firmayı dava etmiş ve karşılığında da 400.000 Euro tazminat almaya hak kazanmış.

Demek ki ilaçlar sadece miğde yanması, baş dönmesi ya da uyku hali yapmakla kalmıyor insanın ruh halini de değiştirip çok farklı bir karaktere dönüşmemizi de sağlıyabiliyorlar.

O yüzden siz siz olun en küçük bir şikâyetinizde önünüze gelen ilacı kullanmayın. Mecburen ilaç kullanan yakınlarınızı da aldıkları ilaçlara karşı doktorlara daha da detaylı danışmaları için uyarın.

Kimbilir ne ilaçlar ne etkiler yapıyor ve hergün karşılaştığımız insanlar kimbilir istemeden hangi ruh hallerine bürünüyor...