28 Aralık 2007

Zengin Fransızların güvenlik ayrıcalığı

Şehirlerarası bir yolculuk için otobüse bineceksem; sağ tarafta ortanın biraz arkasında, koridor tarafından bilet almaya çalışırım.

Bana göre bu; ölümlü trafik kazalarında dünya sıralamasında en üstte bulunan ülkemizdeki karayollarında seyahat yapmak için gerekli bir güvenlik önlemidir. Böylece (Allah korusun ama) karşıdan gelenle çarpışırsak, alacağımız ilk darbenin etkisini en aza indirmeye çalışırım.

Önden çarpmalara karşı önden, arkadan çarpmalara karşı arkadan ve karşıdan gelen arabayla herhangi bir noktadan çarpışma anında da sol taraftan uzak kalmak, en azından önlem olarak mantıklı geliyor, bunun gerisini de artık kadere bırakmak zorundayım.

Neyse işte, bu tip bir şeyi başka düşünen var mıdır diye ara sıra aklıma gelirdi...

Geçenlerde okuduğum, bu konuyu hatırlatan bir yazıya göre; Fransızlar, 20. yüzyılın başında tramvaylarını birinci (mevki) sınıf ve ikinci sınıf diye ayırırlarmış. Ki dünyanın hemen hemen her yerinde “lüks yolcu sınıfı” diye bir uygulama vardır. Fakat lüks sınıf, sadece verilen hizmetle ilgili detaylarda lüks kavramını kapsar. Oysa ki Fransızların uygulamasına göre, ucuz bilet alanların vagonları çarpma anında en çok etkilenecek olan ön ve arka kısımda yer alırken, ortadaki (göreceli de olsa daha az tehlikeye maruz kalacak olan) vagon, parası olanlara yani birinci sınıf yolcularına ayrılırmış...

Paris’in sokaklarında gezen modern tramvaylarda da hâlâ bu böyle midir bilmiyorum ama turist olarak dünyayı en çok gezenlerin başında gelen Fransızların, daha fazla para verip de uçaklarda birinci sınıf yer ayırtmaları günümüz dünyasında güvenlik olarak artık pek bir şey ifade etmiyor.Bu da teknolojinin getirdiği bir zorunlu eşitlik olsa gerek...


Not:
(Yeri gelmişken söylemeden edemeyeceğim. Lütfen çocukları araçlarınızda (her ne kadar ısrar ederlerse etsinler) öne oturtmayın. Aracın önünde, bir büyüğün yanında ya da kucağında giden çocuk gördüğüm zaman arabayı durdurup buna engel olmaya çalışmak istiyorum (haliyle mümkün değil). Çocuklar bunları bilemiyorlar diye onların hayatlarını riske atmaya hakkımız yok. Çocukları sevmemeniz mümkün olmayacağına göre çocukları arabada öne oturtmayalım.)