03 Ocak 2008

Shinobi [film]



Uzakdoğu sineması her ne kadar kaliteli içerikle sanatsal sinemada yavaş yavaş kendini göstermeye başlasa da bazı türler için yapılan örnekler ne yazık ki klasik Hollywood anlayışının dışına çıkamıyor. (Bol efektli, kavgalı dövüşlü, inanılmaz karakterlerle süslü fantastik bir film yap çoluk çocuk kapışsın...)

Shinobi de işte bunlardan biri. Gözüyle bakınca öldüren, havaya uçup bıçaklar savuran, kollarından “Örümcek adam” gibi ağlar fışkırtan ve hatta ölümsüz olan tipleriyle 16 yaş civarı çocukları hedefleyen bir film. İçindeki siyasi numaraları ve tarihi geçmişe atıflarda bulunan konusu, bahsettiğimiz kitleye ne derece ulaşır bilemiyorum ama filmin tamamını seyredince ne oraya ne buraya bir faydası olmadığını düşünmekten başka yapacak bir şey kalmıyor.

Dağlarda gizlenmiş iki köy ve bu köyün özel yetenekli savaşçıları yüzyıllardır bölgenin yöneticilerin korkmasını neden olmaktadır. Yöneticinin etrafındakiler yeni bir yol önererek bu iki köyün yok edilmesi için bir tuzak kurarlar.

Her iki tarafın en iyi beş savaşçısı birbiriyle savaşacak ve yenen kazanmış olacaktır ama her iki taraf da niye savaşacaklarını bilmemektedir. Ve tabii ki düşman taraflar içinde savaş öncesi başlamış olan bir aşkın savaş sırasındaki mücadelesi de filmin ana konusuna dahil olunca bakalım kim kazanacak diye düşünmeye başlamak zorunda kalıyorsunuz (ama pek de merak etmiyorsunuz). Gerçekten de madem ki seven ölümüne sevmeli bakalım yeri gelince savaşmak yerine ölecek mi diye beklemenin sizce bir anlamı varsa bekleyebilirsiniz...

Vurdulu kırdılı Uzakdoğu filmlerini sevenler, doğaüstü güçlere sahip özelliklerle donanmış inanılmaz karakterlerin birbiriyle savaşırken kullandıkları teknikleri çözmeyi ilginç bulabilir.

Vücudundan zehir saçan kızın kendisi nasıl oluyor da zehirli yılanlar ya da kurbağalar gibi bir biyolojik düzen kurabilmiş? Eliyle yokladığı kişinin yüzünü kendi yüzüne aktarabilen diğer karakter içerden kemik yapısını nasıl ayarlayabilir? Bu kadar alet edavat taşıyan, bu kadar atlayıp zıplayan ve tüm gün alıştırma yapan insanlar vücut geliştirme şampiyonu gibi olmaları gerekirken nasıl oluyor da fiziken benim gibi dümdüz görünüyorlar?

Hani bir sürü şey çok saçma geliyor ama aynılarını Amerikan film endüstrisi yapınca oluyor (ve böyle bir tür olduğuna göre) niye başkaları da yapmasın ki diye düşünüyorum.

Efekti bol, kavgaları uzun, konusu kısır, sahneleri ilginç, kahraman tiplerinin çoğunun itici olduğu orta seviye bir film. Abartılı kavga sahnelerinin gerçek dışı olması artık bunun bir fantastik film olduğunu kabul etme zorunluluğu doğursa da konuyu kabüllenince köylülerle yönetim arasındaki sorunun çözümü için neler olacağını beklemek isteyebilirsiniz.

Kaliteli çekim teknikleri, kaliteli ses ve montaj, bilgisayar efektlerinin kullanılması ve ilginç sahneler bile ne yazık ki bu filmi” izlenebilir bir film” kategorisine sokamıyor.

10 yaş üzeri bir erkek çocuğunuz varsa filmi seyredince kesinlikle koltukların üzerinden masaya oradan da başka yere zıplayıp durmak isteyecektir. Bence film küçük çocuklardan çok, çocukken seyrettiği “tek kollu kahraman” benzeri karete filmlerine doyamamış olan büyüklere hitap ediyor.

Uykusuz kalmanıza ya da gidip sinemada seyrederek para harcamanıza değecek bir film olmadığı gibi, konusu bir çırpıda anlatılabilen çok sıradan bir yapım. Değişik ve farklı şeyler görmeyi düşünüyorsanız pişman olursunuz ama tv’lerdeki uyduruk eğlence programı yerine şöyle kavgalı mavgalı bir film olsa da seyretsek diyen tiplerdenseniz size iyi gelebilir. Ben seyrettiğime ve uykusuz kaldığıma pişman oldum o yüzden kimseye de önermiyorum.