06 Ocak 2008

Sorgulayan denemeler (Bertrand Russell)

Sevgili ve saygıdeğer okuyucu.

Bu yazı, okuduğum bir kitabın neden bahsettiği ve yazarının yeteneği ile ilgili görüşlerimi içermekle beraber; yazının sonlarına doğru, okurken hoşuma giden bölümleri de aktardığım için biraz uzun oldu.

Eğer felsefe, mantık, siyaset gibi konular ilginizi çekmiyorsa kitap da ilginizi çekmeyecektir o yüzden boşu boşuna bu yazıyı okumayın.

Ama yine de dilerseniz aşağılarda bir yerlerde kitaptan alıntı yaptığım bölüme bir göz atabilirsiniz... (o kısmın ilginç ve güzel olduğunu düşünüyorum...)

Evet, şimdi uzun yazıma başlayabilirim.

İki üç kitabı aynı anda okumayı severim.

Birinin havası bana uymadığı anda kaldığım yerden diğerine devam ettiğim için öyle daha iyi oluyor.

Bertrand Russell’ın “Sorgulayan Denemeler” isimli kitabını da böyle iki kitapla birlikte aralarda dinlenmek için okuya okuya yavaş yavaş bitirdim...

Hiç değilse bir dönem siyasi fikirlerden herhangi birine ilgi duyup, o siyasi fikre ait dünya düzeninin nasıl olması gerektiğini düşündüyseniz, dünyanın gidişatıyla ve kurulu düzenle ilgili temel prensipleri anlamak için Bertrand Russell’ı okumalısınız.

Aşağıda adı geçen konular üzerine birçok şeyi bildiğimi sansam da Russell’ın verdiği örneklerle batı dünyasının din ve siyaset yapısı hakkında anlattıkları ve psikolojik açılımların (teori ve kuram olarak) hangi kaynağa dayandığına dair yaptığı açıklamalar yeni şeyler öğrenmemi sağladı.

(Böyle ağır gibi görünen konularda herkesin anlayacağı bir mantıkla düşüncelerini aktarmak öyle kolay bir şey değil ama bu arada kitabın çevirmeni sayın Nermin Arık’a da değerli katkılarından dolayı teşekkür etmezsek ayıp olur. Sayın Arık gerçekten başarılı bir çeviri yapmış...)

Russell; biraz siyasetçi, biraz psikolog ve biraz da filozof gözüyle incelediği konuları, kendinden önce bu alanlardaki en büyük isimlerin düşünceleriyle birlikte ele alıyor. Hem kendi gibi düşünenlerin fikirleri hem karşıtlarının düşünceleri birçok konuda uzun uzun inceleniyor.

Ama bu incelemeler öyle basmakalıp üstünkörü yapılmıyor. Her türlü ayrıntıya ve o ayrıntıya nereden ulaştığına dair açıklamalarla (o fikri ve o fikre ait felsefi düşünceyi kim oluşturmuş, karşıtları kimler, onlar öyle diyorsa bunlar ne diyor? Kim hangi alanda haklı, hangisinde haksız?) ve tabii ki yazarın kendi görüşleri şekliyle tüm konular adeta bir ders kitabı titizliğiyle yavaş yavaş genişletiliyor.

Felsefeyi seviyorsanız, az biraz da ucundan bile olsa siyasi bir dünya görüşünüz varsa, sosyoloji ve bilimsel gelişmeye bağlı toplumsal tutumların nedenleri ile dünyanın geleceğine dair konular ilginizi çekerse “Sorgulayan Denemeler” hoşunuza gidecektir...

Kitaptaki bazı konular günümüzde (Sovyet Rusya ile Amerika arasındaki soğuk savaş dönemi gibi) artık eskisi kadar ele alınmıyorsa da yazarın öngörülerinin ne kadar başarılı olduğunu göstermesi açısından iyi örnekler olarak ele alınabilir.

Felsefe ve sosyolojiyi seven biri olarak kitabın hemen hemen tümü konu bakımından ilgimi çekti fakat genel okuyucu için;

İnsan Rasyonel Olabilir mi?

Yirminci Yüzyılda Felsefe

Makineler ve Duygular

Doğu'nun ve Batı'nın Mutluluk İdealleri

Eğitimde Özgürlük ve Otorite

Psikoloji ve Politika

Din savaşları tehlikesi ile

Geleceğe dönük bazı tahminler

isimli bölümlerin daha ilgi çekici olacağını düşünüyorum.

Siyaseti seven bir felsefe öğretmenin derslerde anlattığı konuyu örneklerle açıklaması gibi; Russell da ağır konuları siyasi temelden alarak yavaş yavaş psikolojiye ve sosyolojiye doğru genişletmesini çok iyi biliyor.

Felsefeyle hiç aranız yoksa, kitap okumaya da alışık değilseniz size biraz ağır kaçabilir ama hep roman okumaktan sıkılan bir kitap kurduysanız ve yavaş yavaş da daha teorik kitaplara kaymaya başladıysanız, Sorgulayan Denemeler’de hoşunuza gidecek bir şeyler bulabilirsiniz.

Fakat böyle yazdığıma bakıp da çok rahat okunacak, gazetelerin köşe yazıları seviyesinde bir şeyle karşılaşmayı da beklemeyin. Hoşunuza gidecek şeyler bulabilirsiniz ama sizin için kesinlikle çok akıcı ve heyecan verici bir kitap olmayabilir. (Tabii ki bu nelerden hoşlandığınıza bağlı...)

Bakın mesela ben hoşuma giden neler buldum, Russell’ın kendi anlatımıyla kitaptan aldığım bölümleri burada göstermek için sizi yazarla baş başa bırakıyorum.

Bertrand Russell’ın “Sorgulayan Denemeler”inden alıntılar:

(bir)

Nezaket ile yakından bağıntılı olan alçakgönüllülük, kendimizi ve kendimizde olan şeyleri, karşımızdakilerden veya onlarda bulunan şeylerden üstün tutmuyor gibi davranmayı gerektirir.
Bu hüner sadece Çin'de tam olarak anlaşılmıştır.

Bana anlattıklarına göre, Çin'de bir Mandarin'e karısının ve çocuklarının
sağlığını sorarsanız size şöyle cevap verirmiş: "Zatıalilerinin sormaya tenezzül buyurdukları o pasaklı aşağılık kadın ve iğrenç yumurcakları tam bir sağlık içindedirler."

(iki)

....... eğitim uzmanları, gençlerin yaradılışları gereği, eğitimden dehşet duydukları sanısına kapılmışlar; bu yanlış sanıya da kendi eksikliklerini görememeleri yüzünden düşmüşlerdir.

Tchekov'un, bir kedi yavrusuna fare tutmayı öğretmeye çalışan bir adamı konu alan, hoş bir öyküsü vardır. Yavru, farelerin peşinden koşmayınca adam onu dövermiş. Sonunda yetişkin bir kedi olduğunda, her fare gördüğünde korkuyla yere siner olmuş. Tchekov şunu ekler: "Bana Latince öğreten de bu adamdı."

Kediler de yavrularına fare yakalamayı öğretir; ancak bunun için onların içgüdülerinin uyanmasını beklerler. O zaman yavrular bilginin elde edilmeye değer olduğu bir zamanda annelerine katılırlar; böylece disipline de gerek kalmaz.

(üç)

........ Birçoğu, kabile reisinin adını ağızlarına almanın insanı hemen öldürecek büyük bir günah olduğuna inanır, hatta ismin bir hece olarak yer aldığı bütün sözcükleri değiştirecek kadar ileri giderler. Örneğin John adında bir kralınız varsa Jonquil yerine George-quil veya dungeon yerine dun-george demeniz gerekir.