Yaklaşık bir 15 günden beri İstanbul’un merkezi semtlerinde ücretsiz gazeteler dağıtılıyor... Mizanpajı ve içeriği “20 dakika” isimli rakibine göre amacına çok daha uygun olan “Gaste”yi daha çok beğeniyorum ama bu apayrı bir konu...
Bu gazetelerin benzeri bülten ve ekleri bundan 20 yıl önce Almanya’da görmüştüm.
İlan geliriyle hayatta kalan bu tür yayınların bizde de yapılabileceğini söylediğim zaman gazetede çalışan arkadaşlarım ve yönetici kademesinde bulunan abilerimiz bana gülüp “Olur mu hiç öyle şey, kim kime parasız bir şey verir?” diyerek bunun gerçekleşemeyeceğini hatta bu konuda yanlış bir bilgim olduğunu, hiç değilse aylık abone usulü para alındığında ısrar etmişlerdi... Neyse, bunun da önemi yok, geçti gitti.
Fakat şu andaki durum için bir şeyler söylemek istiyorum;
Birincisi dağıtım için çalışan görevliler yerine basit otomatlar yapılsa ve gazeteler oraya koyulsa, isteyen alsa daha iyi olmaz mı?
Sabahın köründe otobüsten inen kalabalığa gazete uzatan bu görevliler, elimizdeki aynı gazeteyi gördükleri halde (ki görüp de al al diye gözümüze sokmamaları için bu soğukta gazeteyi elimizde taşıyoruz) bir nüsha daha vermeye çalışıyorlar... (ki tahminen dağıtım işi çabuk bitsin diye -bana olduğu gibi- peşinen iki tane veren de var.)
Bu gazeteler belli özel otomatlara koyulursa bunların bulunacağı yer belediyeden kiralanır, otomat kutularının üzerlerine de günlük ilan alınıp parası buradan fazlasıyla çıkarılır. Böylece; ne gazete vermeye çalışanlar ne de almak için kaldırımın ortasında duranlar yoğun yaya trafiğine engel olurlar...
Bunlar bu konuda aklıma gelenler ama şimdi esas meseleye geçiyorum.
Trende, vapurda, minibüste, otobüste gazete okuyanları hepimiz görmüşüzdür ve hatta kendimiz de okumuşuzdur ama bugüne kadar hiçbir zaman etrafta bu kadar yerlere atılmış gazete olmamıştı. Bundan 20 yıl önce ilk örneklerini gördüğüm yurtdışında da böyle bir şeye rastlamadım.Okuduktan sonra niye yerlere, duraklardaki koltukların üzerine, sağa sola atıyorlar anlamıyorum.
Medeniyetten uzak bu insanlar için gazetenin üzerine ille de “Gazeteye para vermediğiniz için yollara atmaya, çevreyi kirletmeye, çirkinleştirmeye hakkınız yok. Lütfen gazeteyi yere atmayınız!” diye mi yazmak lazım?
Ücretsiz dağıtılan gazetelerin yarattığı çöp sorununu halletmek için yine bu gazetelerin sağa sola koyacakları kağıt toplama konteynerleri kullanılabilir.
Gazeteyi okuduktan sonra kağıt toplama konteynerlerine atarsak; buradan elde edilen gelir, gazetenin devamı için kaynak oluşturabileceği gibi Çocuk Esirgeme Kurumu benzeri hayır kurumlarına da bağışlanabilir...
Hem çevre temiz kalır, hem toplanan kağıtlar sayesinde faydalı bir şey yapılmış olur...
Ama bu türde bir çözüm bulunana kadar bu sorun gittikçe büyüyecek gibi görünüyor...
25 Şubat 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Gaste hakkında ben de burada yazmıştım. Tabi ben bu olumsuz taraflarından bahsetmedim -ki "okur-yazar" bölümünde bu çöp meselesi bayağı yer alıyor.
Gazeteyi dağıtan kişiler ise benim karşılaştıklarım arasında hepsi güleryüzlü ve anlayışlıydı. Tabi sonuçta insan ve yüzlercesi var. Benimkiler şansıma iyiler :-)
Bir ayrıntıyı da söyleyerek bitireyim; okula her gün trenle gidip geliyorum. Şimdiye kadar parasını verip aldığım gazeteleri okuduktan sonta koltuk arkasındaki cepe koyardım ki başkaları da okusun diye. Şimdi nasıl olsa herkeste var deyip eve "kağıt ihtiyacı" olarak götürüyorum. Hiç yoktan çekirdek yerken çok işe yarıyor :-)
Mafiamax sana katılıyorum... Ben okuduğum her şeyi bittiği anda bittiği yerde uygun bir şekilde başkasının bulabileceği şekilde bırakırdım. ama aynen senin yaptığın gibi trende otobüste koltuğun üzerine, çay bahçesinde masanın üzerinde vs... millet resmen yerlere atıyor. İst. Mecidiyeköy'den Şişli'ye doğru yürürken yerlere atılan gazetelerden geçilmiyor...
+
ve tabii ki burada da gazete dağıtanlar hep güleryüzlü ve iyiler ama benim bahsettiğim problem, dağıtım yapanların iyi ya da kötü olması değil eline zorla gazete sokuşturmaya çalışmaları ki hem de elinde aynı gazeteyi görmelerine rağmen... benim tahminim bunların çoğu bu işi part-time almış sabah işe gitmeden bir iki saat çalışıyor. ve buradan da ya başka bir işe ya da okula gidecekler o yüzden hemen gazeteleri bitirip yaptıkları bu işten erkenden kurtulmak istiyorlar... ben bu yüzden dağıtım elemanı yerine otomat koyulmasını önerdim...
ilgin ve takibin için çok teşekkürler... her zaman beklerim.
Yorum Gönder