25 Şubat 2008

Biyometrik bilmeceler çağı...

Yeni iş yerimde kapıdan girerken eski çalıştığım yerdeki gibi manyetik kart okutup turnikeden geçmiyoruz ama burada da güvenlik için bazı önlemler almışlar...

Aslında güvenlik için binanın girişinde bir güvenlik personeli birimi var ama şirketin kapısında başka bir sistem uygulanıyor.

İşe başlayınca, lazerle çalışan elektronik bir sisteme kendinizi tanıtıp parmak izinizin alınmasını sağlıyorlar. Daha sonra siz işe gelince bu kapalı kapıyı açmak için bu sistemi kullanıp parmağınızı oradaki lazer okuyuculu kutuya okutup geldiğinizi sisteme bildiriyorsunuz. Sistem de daha önceden almış olduğu parmak izi kaydınızı bulup eşleştirerek kapının açılmasını sağlıyor.

Eğer belli bir süre kendinizi tanıtmak için parmağınızı sisteme okutmazsanız oradaki optik sensörler sizi algılayıp belli bir süre geri sayıp alarmı devreye sokuyor... Tabii ki bina güvenliği de anında kapının dibinde bitiyor...

Sistem, sabahları soğuktan etkilenen derimizi tanımakta zorluk çekse de; parmağımıza “Hoh”layıp kısa bir süre ısıtınca parmak izimiz eski haline gelip kendini okutur onaylatıyor...

Bu tip, vücut ölçülerinin taranıp okunup kaydedilerek belli bir güvenlik sistemi oluşturulmasına; Biyometrik güvenlik sistemi deniyor...

Bazı filmlerde bu tip sistemleri atlatarak bir yere girmek için (en çok kullanılan parmak izi onaylamayı geçmek için) o sistemde var olduğuna emin olduğunuz birinin parmak izini bir eşya aracılığıyla ele geçirirsiniz ve parmak izini kopyalayıp kendi parmağınıza kapladığınız düz ve tamamen pürüzsüz bir yüzeye izi transfer edersiniz.

Parmağınızı okutunca sistem sizi parmak izinize göre tanıyıp geçiş izni verir.

Bu sistemlerin zayıf yanlarının ortadan kaldırılması için ses tanımlama, cilt altından kılcal damar haritası çıkartma, göz retinasının okunması gibi ek işlemler uygulandığı gibi bir de tamamen yüz tanımlama üzerine kurulu sistemler de kullanılmaya başlanmış...

Acaba, ben; yüz okuyan sistemlerde o sistemi geçebilmek için, sisteme kayıtlı birinin fotoğrafını çekip kağıda renkli çıkış alsam, ondan sonra bir maske olarak bu yüzü taksam, optik yüz tanıma sistemi acaba üç boyutlu tarayıp yüzün üzerindeki noktalar arasındaki derinliği de hesabeder mi? (yoksa yüzün fotoğrafını da aynen o kişiye ait yüz olarak tanımlayıp geçiş izni mi verir?)

Biyometri ve ona bağlı konular gelecekte çok konuşulan konuların en başında gelecek. O yüzden şimdiden bu mevzular hakkında bilgi sahibi olmakta yarar var...

Araştırılması ilginç bir konu...

Çünkü ileride telefon borcunuzu ya da elektrik, su borcu, vergi borcu gibi borçlarınızı vermediğiniz takdirde; otobüse, trene binince (otomatik olarak biyometrik ölçüm yapan sistemlerle kimliğiniz belirlenip) bilet parasını banka hesabınızdan çekecek olan sistemler kullanılırsa ve bu borçlarınız yüzünden yukarıda saydığımız ulaşım araçlarını kullanmak gibi birçok hizmetten yararlandırılmazsanız konu daha da ilginç hale gelecek...