28 Şubat 2008

Osmanlı'dan kalan borçlar...

Daha önceki bir gönderide Sayın Emre Kongar’ın Tarihimizle yüzleşmek isimli kitabındaki bir konudan bahsedip bu kitapta ilgimi çeken başka şeyleri de yazacağımı söylemiştim.

İşte bu kitaptan öğrendiğim önemli bir konu:

Bildiğiniz gibi Osmanlı İmparatorluğu ekonomik olarak çökmeye başlayınca Avrupalı devletlerden borç almaya başlamış daha sonra bu borçları da ödeyemeyince tamamen iflas etmiştir.

Alacaklı devletler arasında bulunan İngiltere, Hollanda, Fransa, Almanya ve italya Osmanlı’nın sağlam gelirlerine el koyabilmek için bir kurul oluşturmuş ve bu kurul tarladaki hasattan, tramvay işletmesinin gelirine kadar para olan her yerde her şeye el koymaya başlamıştı...

Osmanlı uzun bir süre bu borçları ödemeye devam etti. Arkasından büyük bir savaş yaşandı ve Osmanlı İmparatorluğu son buldu. Ama Osmanlı’nın yerine kurulan cumhuriyet kendi payına düşen borçları ödemeye devam etti ve bu borçlar 1954 yılında bitti.

Buraya kadarını herkes okulda standart tarih kitaplarında okuyup öğrenmiştir, zaten ben de konuya giriş olsun şöyle bir toparlayalım diye anlattım.

Fakat dikkat edersek yukarıdaki paragrafta “kendi payına düşen” diye ilginç bir laf ettim. (Eh tabii ki ben de bunu “Tarihimizle yüzleşmek” isimli kitabı okuduktan sonra öğrendim.) İşin esas ilginç kısmı da bu zaten.

Osmanlı, savaşı kaybedip borçlarını da ödeyemeyince yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlı’nın devamı olarak borçları ödemek zorunda kalmıştır. Ama bu borç sadece yeni cumhuriyet tarafından ödenmemiş, Osmanlı toprakları üzerinde bulunan diğer ülkeler arasında da paylaştırılmış...

Sayın Emre Kongar’ın Türk Ansiklopedisinden “Tarihimizle yüzleşmek” isimli kitabına aldığı listeye göre Osmanlı'dan kalan borçları ödeyen diğer ülkeler şunlar:

(listenin sıralaması ödeme miktarına göre fazladan aza doğru)

Türkiye
Suriye-Lübnan
Yunanistan
Irak
Yugoslavya
Filistin
Bulgaristan
Arnavutluk
Hicaz (S. Arabistan)
Yemen
Ürdün
İtalya
Necit (S. Arabistan)
Maan (Güney Ürdün)
Asir (S. Arabistan)

İşte bu konu da böyle... Fakat kitapta daha çok ilginç bir sürü konu var. Özellikle “Ermeni sorunu” meselesi en baştan günümüze kadar çok güzel toparlanıp düzenlenmiş ve insanın mantığına yer eden bölümlerle oldukça değerli bilgiler içeriyor. Ne olup bittiğini öğrenmek isteyenlerin mutlaka gözden geçirip incelemesi gereken çok güzel bir eser olmuş. Sayın Emre Kongar’ı böylesine yararlı çalışmalar yapıp bizlere yardımcı olduğu için şahsen tebrik ediyorum.