19 Şubat 2008

Paralar, paralar... Bozulmasın aralar...

Eskiden paralar altından ya da gümüşten yapılırmış...

Alışverişte kullanılan bu değerli madenden yapılan paralar tabii ki bazı uyanıkları hemen harekete geçirmiş :)

Bu uyanıklar, (altın her haliyle değerli olduğu için) paraların kenarını hafif hafif kazıyıp altın tozunu biriktirip satıyorlarmış.

Fakat her eline altın para geçiren kenarını kazıdığı için de paralar zamanla neredeyse gözle görülecek kadar küçülmeye başlamış... Bu yüzden de kimi para kabul edilip kimisi edilmiyormuş... Durumlar iyice karışıp cebinde parası olan bile parası geçmez hale gelince sorun artık baş edilmez bir boyut kazanmış...

Buna çözüm bulmak için düşünüp taşınmışlar ve paraların kenarlarına tırtık yapmaya, hatta bu işte ileri olan ülkeler tırtık yerine yazı yazmaya başlamışlar. Artık paraların kenarları kazınınca tırtıklar ya da yazılar silindiği için belli oluyormuş ve hiç kimse de artık değerinden daha az olan bu altın paraları almamaya başlamış...

İşte günümüzdeki paraların kenarlarındaki tırtıkların hikâyesi de böyleymiş...

Ama metal paraların bir başka ayrıntısı daha var ki onu da söylemeden edemeyeceğim.

Dikkat ederseniz genellikle tüm dünyada kullanılan metal paraların bir yüzünde bulunan, o ülkeye ait devlet büyüğü ya da sanatçının resmi hemen hemen her zaman profilden çekim haliyle kullanılır...

(Kâğıt paralarda ise önden görünüşü kullanılıyor.)

Bunun nedeni her ne kadar metal basım tekniğindeki resim işleme gücünün kâğıt paralardaki filigran baskı kadar ayrıntıya inememesi olarak bilinir. Oysaki gerçek nedeni: resimlerin metal paralara önden görünüşüyle işlendiğinde çok daha fazla ayrıntıyı içermesi yüzünden çok daha fazla yükseklik ve derinlik içermek zorunda olmasıdır.

Böyle olunca; elden ele dolaşan, bir arada bulundukça birbirine sürten paralardaki resimler daha çabuk yıpranıp ayrıntılarını kaybeder ve dolayısıyla resimdeki kişi zamanla tanınmaz hale gelir... (çok ilginçtir bizdeki bazı metal paralarda bu kurala uyulmadan yapılmış önden görünen devlet büyüğü resimleri var ama bizim paraların hangi bir yanından tutulur bilmiyorum, kâğıt paralardaki boyut sorunuyla ilgili daha önceden de burada bir konu açmıştım. Neyse devam edelim...)

Aklıma geldikçe ekliyorum ve konu daha da uzuyor ama bunu da yeni öğrendim, o yüzden mutlaka eklemek istiyorum:

Bir alışveriş sırasında satıcıya bir şey karşılığında tutarın tümünü bozuk parayla ödemek isteyince “Sorun çıkarır mı acaba?” diye düşündüğümüz olmuştur...

“Bu da para değil mi kardeşim? derim! Sonuçta almak zorunda.” diye düşünsek de işin aslı öyle değilmiş...

Geçenlerde bir yerde okudum. Resmi olarak bir satıcı sattığı malın tutarında ödenecek paranın (metal parayla ödenecek kısmında) o paranın en fazla 50 katını kabul etmek “zorunda”ymış... Bunun üstündeki bir meblağa itiraz edip kabul etmeyebilirmiş... (Yasa böyleymiş.)

Mesela bir şey alacaksınız ve tutarı diyelim 500 YTL...

Demir bir milyonluktan (1 YTL) en fazla 50 adet verebiliyorsunuz, ediyor 50 YTL, üzerini kâğıt parayla tamamlamak zorundasınız...

Tüm diğer metal paralar için aynı kural geçerli yani verdiğiniz metal paranın değeri ne olursa olsun toplam tutarı öderken (verdiğiniz tüm metal paraların toplam adeti) en fazla 50 olabiliyor... Bunun dışındaki bir miktarı satıcının resmen kabul etmeme hakkı varmış...