02 Mayıs 2008

çömelerek su içmek...

Eskiden bazen sokakta bazen de bir bakkalın önünde rastlardım; bana göre yaşlıca bir amca elindeki bardakla yere çömelip suyu öyle içerdi.

O zamanlar bunun tam olarak nedenini bilmez ve kimilerinin adet olduğu üzere böyle bir alışkanlığa sahip olduğunu düşünürdüm. Sonraları, büyüdükçe bunun dini bir vecibe olarak uygulandığını da öğrenmiş oldum.

Geçenlerde yine böyle bir amcaya rastlayınca kendi kendime bunu biraz daha düşündüm.

Gerek sosyal, gerek dini bir sürü kural ve ödevin kökeninde aslında uyulması arzu edilen zaruri ihtiyaçlar vardır. Kimisi zamanla işlevini ve gerekliliğini yitirmiş, başka şekilde uygulanmaya doğru toplumsal eğilim olarak yön değiştirmiştir. (ama yine de bu gibi bazı davranışları günümüzde ısrarla devam ettirenler de olabiliyor.)

Düşündüğüm şeylerin ne dini ne de sosyolojik açıdan incelemeyle bir ilgisi var. Ben tamamen biyolojik teoremlerle ilgileniyorum.

Birincisi: İnsan çömelerek ya da oturarak yiyip içtiği zaman, miğde ve bağırsakları; iç organların bu konumda birbirine yaklaşmasından dolayı gövde içi alanın daralmasıyla sıkışır.

Refik Halid Karay’ın “Memleket Hikâyeleri” isimli eserinde bir bölümde, savaş yılları ve sonrasında Anadolu’yu gezen yazarın, köylünün yere oturarak yeme alışkanlığını analiz ettiğini görürüz.

Yazar, davet edildiği bir köy evinde sofradan kalktıktan sonra;
“...yere oturarak yemek yemenin miğdeyi sıkıştırdığını, böylelikle sofradan kalkınca tekrar genişleyen alanda rahatlayan iç organların miğdeye de daha fazla yer açarak yemek sonrası doygunluğun vereceği rahatsızlığı engellediğini...” anlatır.

Buraya kadar tamam, üç aşağı beş yukarı (biz yaşam tarzımız gereği uygulamasak da) biyolojik olarak bakarsak doğru sayılabilecek bir tanımlama: Yere oturarak yemek yersen miğden sıkışır, bu durumdayken fazla yemek yemezsin ama doyarsın, ayağa kalkınca da yemek sonrası “şişkinlik” şikâyetin olmaz.

Peki, ama su içerken yere çömelmeyle bu önermenin bir bağlantısı var mı?
Bence buradaki önermenin işleme mantığı bu hareketle birebir örtüşüyor ama bu sefer rahatsızlık vermemesi için değil tüketim miktarı bakımından bu yöntemin daha uygun görüldüğünden uygulanıyormuş...

Bu “yere çömelerek su içme alışkanlığı” zamanında Arap kültüründen gelen ve sosyal olarak yaygınlaşan bir davranıştır. Arap kültüründen gelen bir davranış biçimini, onların yaşam tarzı ve zorunluluklardan kaynaklanan alışkanlıklarıyla açıklamaya çalışırsak; Aşırı sıcak bir yaşam alanı, kurak bir iklim ve bölgenin suya olan ihtiyacı bize bazı ipuçları verebilir diye düşünüyorum.

Arap yarım adası ve çevresindeki geniş bir bölgede iklime bağlı olarak suyun az bulunması, o zamanlar deve sırtında çölde yapılan yolculuklarda ancak belli bir miktarda suyun taşınabilmesi bu davranışa sebep olmuş olabilir.

Zaten aşırı sıcak olan bölgede insan normalin üzerinde bir su tüketimi ihtiyacı duyarken, bir de çevrede suyun normalin çok altında bir oranda bulunması zorluğu ikiye katlamış bulunuyor.

Bu durumda yanındaki suyu idareli kullanmak ve “kullandırtmak” zorundasın. O susuzlukla o sıcakta insan bir bidon suyu içebilir. Bu hem suyu bitirir hem zararlı olabilir. Bu yüzden daha az su tüketmek en önemli kural olmalıdır. Bunun yolu da çömelerek miğdeyi sıkıştırmak ve bu şekilde su içmektir.

Belki dini başka açıklamaları, sevabı günahı vs. bir sürü nedeni de vardır ama dediğim gibi ben bu olayı biyolojik yararlılık bakımından ele aldım ve düşündüğüm sosyo-biyolojik teoremi anlatmaya çalıştım. Eğer yorum bırakırsanız lütfen bunu göz önünde bulundurunuz.