21 Nisan 2008

Sayın balık kardeşim özür dileriz...

Yıl 1812’ymiş ve Marmara’da o zamanlar yüzlerce çeşit balık bulunurmuş...

İşte o zamanlar bir ara, sarayda II. Mahmut’un her akşam Kılıçbalığı yediği konuşulup, Kılıçbalığı’nın adı da çokça geçmeye başlayınca bu balık halk arasında moda olmuş. (Aynen üç beş yıldır Çipura/Çupra denilen balığın birden moda olması gibi)

Bütün Marmara balıkçıları halktan gelen talebi de değerlendirmek üzere sıkça Kılıçbalığı avlarmış fakat birgün gelmiş Marmara’da tek bir Kılıçbalığına rastlayamamışlar.

Aramışlar, taramışlar bir tane bile yok... Balıkçılar büyük sıkıntı içinde bu işi nasıl çözeceklerini düşünürken Kılıçbalıklarını küstürdüklerine inanmışlar ve toplanıp bu işi görüşmüşler.

Aldıkları karara göre de bütün balıkçılar; teknesini, sandalını, kayığını kıyıya çekip altına güzel sözler ve dualar yazacakmış. Gerçekten de böyle yapmışlar ve her kayığın altında özür dileyen, güzel sözler ya da dualarla tekrar Kılıçbalığı avına çıkmışlar.

Hemen o gün sonuç alınamasa da kaçan balıklar kısa bir süre sonra akın akın kaçtıkları gibi Ege’den Marmara’ya geri gelmişler. (Bütün bu yer değiştirmenin sebebi ise denizdeki ani ısı farkı yüzündenmiş tabii ki)

Bu minik ve ilginç tarihi olaya Sunay Akın’ın bir yazısında rastladım sizinle de paylaşayım dedim.