21 Temmuz 2008

ucuz cepten uzak durun!

İnternette, son zamanlarda “cep telefonlarının yaydığı zararlı manyetik dalga oranlarının, hangi markada ne kadar olduğunu gösteren” (SAR oranları) listeleri dikkatimi çekecek kadar artan bir şekilde yayınlanmaya başladı...

Bu listeleri koyabildikleri her yerde yayınlatmaya çalışmaktaki amaçları; tabii ki belli markaların satışlarının düşmesini engellemek. (Düşük değerde risk taşıyan modelleri isim isim açıklayıp güven tazelemeye çalışıyorlar.)

Çünkü (biraz abartılı olacak ama) forum sitelerinde birbirine “Çin malı televizyonlu cep telefonlarınla konuştuktan sonra baş ağrısı oluyor” yorumları yapanların sayıları da artmaya başladı. Ve Çin malı cep telefonlarının satışları aldı başını gidiyor...

Biri ucuz diye her yerde ürünlerini satmaya çalışıyor. Öteki, bizimki zararlı değil bakın yaydığı frekans şu kadar diye güven tazelemeye çalışıyor.

İnsanların maddi durumu ortada, alım gücü belli.

Herkes; güzel, cicili bicili, son teknoloji ürünü, bir sürü özelliği olan cihazlar almak istiyor fakat parası yetmeyince kaliteli bir markanın az özellikli modelini alma yerine en kalitesiz markaların en çok özellik barındıran modellerini tercih ediyor.

Bu aşamada, insanları tek tek tutup bunu anlatıp bilinçlendirmek zor. Onun yerine bazı kurumların yaptırım taşıyan bildirimlerle bazı denetlemeler ve düzenlemeler yapmasını bekliyoruz ama bu kurumları ara ki bulasın...

Aslında bu konuyla ilgili çalışması gereken bazı kurumların raporlar düzenlemesi, buna göre bu tipte cihazlar için ithalat yasağı getirilmesi için devletin konuyla ilgili birimlerini bilgilendirmesi (sağlık bakanlığı, basın enformasyon vs.) gerekiyor.

Tabii ki güzide memleketimizde bu tip şeyler için son noktaya gelinmeden hareket edilmesi pek sık rastlanan bir durum değil.

Ticari rekabette kanunlar kendi malınızı övmenize bir şey demiyor ama başka ürünleri kötülemenize engel oluyor. Büyük firmaların şu anda da yaptığı budur; Bu ürünler (şu marka, şu, şu ve şu modelleri) zararlıdır ve satılmamalıdır diyemediği için kendi ürünlerinin SAR değerlerini açıklamaktan başka bir şey yapamıyorlar.

Kaçak olarak gelmesini engelleyemiyorsanız, satışını engelleyin bari diyeceğim millet “ekmeğimizle oynama” diye kapının önünde beni bekleyecek. O yüzden bu işler bireylere ve firmalara bırakılmamalı.

TÜBİTAK gibi güvenilir kurumlar birazcık da sokaktaki insanıyla ilgilense ne kadar güzel olurdu değil mi?

“Biz TÜBİTAK yetkilileri kaçak ve ucuz cep telefonları için gereken inceleme ve araştırmayı yaptık. Bu telefonlar ucuz fakat çok zararlı, sadece kendinize değil evinizde çocuğunuza, otobüste yanınızdaki insana da zararı var.” dese fena mı olur?

Toplumsal yönelişleri etkileyen günlük medya ve gündemi oluşturan her türlü kurumun reklam odaklı olmasa da bilinçsizce yaptığı yayınlara inanmaya devam edersek sonumuz ne olur diye herkesi düşünmeye, bu işle ilgilenecek kurumları da olaya el koymaya davet ediyorum.