07 Temmuz 2008

zorlu ilişkilerde güçlü hamle...

Bazen bazı kişilere karşı bilinmeyen sebeplerden dolayı antipati duyarız ve eğer bu kişilerle devamlı bir arada bulunmak zorundaysak ama belirli bir iş ya da arkadaşlık için de mecburiyetimiz yoksa öyle ortada garip bir tanışıklık ilişkisi oluşur.

Bu tipteki insanlarla ilişkimiz ne ilerler ne geriler ama ortada potansiyel bir arkadaşlık da söz konusuyken nedense bir türlü birbirimize ısınamayız.

Bazen aklıma geliyor, paylaşamadığımız hiçbir şey yokken içgüdüsel olarak bilmediğimiz bir nedenden dolayı itici gelen bu tip insanlar da büyük bir ihtimalle bizim için “bizim onlar için düşündüğümüz gibi” düşünüyorlar.

Israrla, hiçbir zorunluluğumuz bulunmamasına rağmen bu insanları kazanmak için içgüdülerimize karşı direnip iyi bir bağlantı yaratmaya çalışmak ne derece doğru olur tam olarak bilemiyorum ve bu fikir bile beni biraz rahatsız ediyor ama çevremizde bulunan bu tipteki insanlara bizden hiç beklemeyecekleri bir davranışta bulunarak onları şaşırtmak da oldukça cazip görünüyor.

Mesela yemek dönüşü bir dondurma da ona almak, sevdiğin bir kitabı bitirince (sanki zaten samimiymişsiniz gibi) “Ya, ben bunu bitirdim çok güzel bir kitap, okumak istersen verebilirim.” demek. Sizden hiç beklemeyeceği bir davranış olarak “Bu civarda yemek yenilebilecek en güzel yer neresi acaba, siz bilirsiniz diye düşündüm.” sorusuyla onun fikirlerine değer verdiğinizi göstermek, doğumgününde küçük de olsa “Kıymetli bir şey değil ama mühim olan hatırlamak işte…” diyerek şaşırtmak ve davranışlarını (ve sonraki davranışlarındaki değişikliği) gözlemlemek ilginç olabilir.

Acaba böyle yaparsam insanlarla oynamış gibi mi olurum? (Hiçbir zarar vermediğim halde öyle sayılır mı?)

Yoksa bu, başlamayan bir arkadaşlıkta karşı tarafın “Bak aslında ben iyi bir insanım sen de bunu gördün ve benim hakkımda düşündüklerinde yanılmışsın.” şeklinde düşünmesini sağlayıp, ilk başta edindiğimiz karşılıklı etkinin kendi payıma düşen kısmından duyduğum rahatsızlığa karşı geliştirdiğim bir savunma (ve intikam) mekanizması mı?

Ama insanız işte bu tip şeyler yapıp o kişinin yüzündeki şaşkınlık (ve gizliden gizliye ‘allaalla ne iş ya?’) bakışlarını farketmek de ayrı bir şey :)