01 Ağustos 2008

rüzgârı savursak şöyle dar sokaklara...

Karanlık bir odada bulunduğunuzu düşünün...

Elinizde de bir ışık kaynağı olsun (diyelim fener)...

Karanlıkta feneri açıp duvara tuttuğumuzda ışık orada kalarak belli bir büyüklükte daire oluşturacaktır. Şimdi ışığı odaya belli bir açıyla yerleştirdiğim aynaya doğru yönlendiriyorum ve hooop ışık yansıyarak başka bir yere gitti...

Işığın, bir noktadan bir noktaya ve oradan da aktarılarak başka bir noktaya gitmesi sağlandı...

Işık kaynağının gücüne (ve burada ayrıntısına girmeyeceğim bazı başka özelliklerine) bağlı olarak, aynaların sayısını arttırıp ışığı oradan oraya, oradan oraya istediğimiz gibi yönlendirip aktarabiliriz.

Şimdi bu mantıkla gidersek...

Dışarıdan en küçük bir hava akımı almayan, özel yalıtımla korunmuş bir odaya girelim. Elimize bir rüzgârgülü alalım (hani şu, çocukken minik bir çıtanın ucuna naylondan ya da kağıttan katlanarak yapılmış çiçek takılı oyuncaklar vardır, koşunca dönüverir... işte o rüzgârgülü) ve bir kaynaktan bu rüzgârgülüne doğru hava vermeye başlayalım.

Rüzgârgülü, olması gerektiği gibi dönmeye başlayacaktır. Çiçek benzeri şeklini oluşturan kanatlarına dolan havayı alıp hareket etmek zorunda olan rüzgârgülü, kanatlarına aldığı havayı her kanadın etrafına eşit olarak dairesel olarak yayacaktır.

Alınan rüzgâr (hava akımı) gücünü kanat sayısına bölersek buna göre yaklaşık olarak her kanat eşit miktarda havayı çevresine veriyor olacak... Yani bir noktadan gelen hava akımını bir şekilde bir araçla başka noktalara yönlendirmiş oluyoruz.

Peki, ilk odada yaptığımız deneydeki gibi rüzgârgülü olan odada da “kaynaktan gelen gücü, bir noktaya aktardıktan sonra” (elimizle direkt olarak üzerine doğrulttuğumuzda) aktarılan hava akımının ulaştığı noktaları tespit edip oralara da başka rüzgârgülleri koysak bunlar da dönmeye başlar mı?

Böylelikle; rüzgârgülü ile havayı “havadan havaya” ileterek bir noktadan diğer bir noktaya aktarabilir miyiz?

Böyle yapılabilirse...
Dev rüzgârgülleri ile havasız kalan şehir içindeki dar sokaklara, oradan da iyice daha içerlere doğal olarak temiz dağ ya da deniz havası taşıyabilir miyiz?

Çok mu çocukça? Biliyorum ama çok güzel değil mi?