06 Ekim 2008

defineciler 400.000 yıllık mağarada ne arar?

Kültür mirasımıza bakış açısını yansıtması nedeniyle ilginç ve değişik (ama gerçek) bir hikâye...

Bire bir aynı değil ama uzun olduğu için okuduğumdan aklımda kalanı özet olarak aktarayım...

Arkeolojik eserlerle dolu olan ülkemizin kazı yapılan bölgeleri ne yazık ki kazı ekibinden çok önceleri defineciler tarafından talan ediliyor...

Arkeolojik mirasımıza böylesine zarar verilmesinin nedeni ise altın ya da bir şekilde hazine sayılabilecek şeyler bulmak.

İstanbul - Edirne istikametinde Küçükçekmece Gölü yakınlarında bulunan Yarımburgaz Mağarası da bunlardan biri...

400.000 yıllık bu mağara neredeyse insanoğlunun en eski yerleşim yerlerinden biri...

Burada kazı yapacak olan arkeologlar bölgede çalışmaya başladıklarında, mağaraya defineciler tarafından birçok kez zarar verildiğini farkediyorlar ve mağaranın girişini çeşitli demir tel örgü benzeri şeylerle kapattırıyorlar.

Fakat defineciler çetin çıkıyor. Bunlar kapattırıyor defineciler tahrip edip açıyor, bunlar tel çektiriyor defineciler yine bir yolunu bulup giriyorlar.

Kazıyla uğraşanlar duruma şaşırıyorlar; çünkü orası dümdüz bir mağara ve tek bir eşya ya da başka değerli bir şey bulunması mümkün değil çünkü orada yaşayan insanların bulunduğu zamanlar insanoğlu daha bırakın altın’ı gümüş’ü sıradan metal alaşımları bile bilmiyorlar neredeyse taşdevrinden bile önceki bir dönem...

O zaman bu defineciler burada ne arıyorlar?

En sonunda kazı ekibinden bir iki kişi jandarmayı da yanına alıp bir iki gün pusuda bekliyorlar...

Ve bir akşam içeriye girmeye çalışan bir defineciyi yakalıyorlar...

İşte hikâye bundan sonra başlıyor.

Kazı yapanlardan biri adamı karşısına alıp aynen anlatıp soruyor;

“Kardeşim burası 400.000 yıl öncesinden kalma, burada yaşayan insanlar neredeyse maymun gibiymiş. O zamanlar ne altın ne de bir süs eşyası varmış. Ne diye geliyorsunuz, ne arıyorsunuz bilmiyorum...”

Bizim uyanık(!) defineci de adamın samimiyetine inanıp başlamış anlatmaya;

“Şimdi siz böyle diyorsunuz ama ilk insanlar Adem ile Havva değil mi? Burada yaşayanlar onlardan sonra yaşamamış mı? Adem’in oğulları mal-mülk için birbirleriyle kıyasıya savaşmamış mı? E! Herhalde incik boncuk ya da kap kacak için savaşmadı bunlar elbet bir para ne bileyim altındı gümüştü bir şeyler varmış demek ki!”

......................

İşte bizim kültür bilgimiz, tarih anlayışımız ve arkeolojiye yaklaşımımız... Yorumu artık size bırakıyorum.