09 Ekim 2008

gizemli bir hikâye...

Eveeet... Yine -bir sigara molası “kulak misafirliğinde”- duyduğum hikayeyi anlatacağım...

Minik ama çok gizemli bir öykü...

Bayan arkadaşımız Amerika’ya gidiyor... Kendisine; "Bilmem nerede çok güzel antika eşya dükkanları olan, minik bir kasaba var." diyorlar...

Merak edip bu küçük kasabaya giden bayan arkadaşımız antikacıların olduğu yeri bulunca tek tek hepsini gezmeye başlıyor...

Üç katlı bir dükkana girdiğinde (uzun bir süre dolaştıktan sonra) farklı yerlerde farklı şeyleri bulup beğeniyor ve eline alıp kasaya gidiyor...

Kendisi “Türk” olduğu için de pazarlık yapmaya hazırlanıp elinde tuttuğu bir toka, bir ayna ve bir inci kolyeyi kasanın yanına koyup “Bunlar ne kadar?” diye soruyor...

Satıcı adam 700 dolar diyor.

Bizimki de “İmkânı yok bu kadar para veremem. Şunun olurunu söyleyin...” diyor ama adam ancak çok küçük bir indirim yapıyor...

Arkadaşımız bunun üzerine elindekileri tek tek yine yerlerine bırakıyor ama; bırakıp geri çekilip seyrediyor... tekrar eline alıp yine geri koyuyor, bir türlü bırakmak istemiyor... fakat yapılacak bir şey de yok. Alt tarafı "bir toka, bir ayna, bir de kolye" için bu kadar para vermesi mümkün değil...

İşte o anda yanına kasada oturan adamın karısı geliyor ve “Sizi izliyordum, çok mu beğendiniz bunları?” diye soruyor...

Bizimki de “Evet ama çok pahalı, bu yüzden almam mümkün değil. Bari seyredebildiğim kadar seyredeyim dedim” diye cevap veriyor...

Kadın “Bunlar için ne kadar verebilirsiniz?” diye soruyor ve bizimki de bir miktar söylüyor. Kadın hiç tereddütsüz “Tamam bunları size veriyorum.” diyor...

Ama yapılan indirim az buz değil neredeyse bedavaya verecekler...

“Niye böyle bir şey yaptığınızı öğrenebilir miyim? diye soran arkadaşımıza kadın; “Bugüne kadar buraya binlerce, hatta sayısız insan geldi gitti... Bunlar yıllardır burada durur ve hepsi ayrı yerlerdedir ama ilk kez biri bu üçünü aynı anda istiyor. Bu size önemsiz gibi gelebilir ama benim için önemli. Çünkü bu üç parça da daha önceden tek bir kişiye aitti...” diyor.

Evet, gerçekten ilginç değil mi? Koskoca üç katlı dükkânda binlerce parçanın içinden antika üç eşya seçiyorsunuz her şey başka başka insanlara ve dönemlere aitken bu üç eşya tek bir insana aitmiş ve siz gidip onları tekrar bir araya getiriyorsunuz...

İşin bundan sonrası da bir hayli garip...

Bu arkadaş bunları alıp çok güzel, özenle çok dikkatli bir şekilde paketliyor... yine büyük bir özenle yanında dikkatlice taşıyor ama Türkiye’ye geri döndüğünde bir de bakıyor ki aynası kırılmış...

Aradan bir süre geçiyor; bir yere gidilecek ve bayan arkadaş ilk kez kolyeyi takmayı düşünüyor ama ne yazık ki bu sefer de (kolyeyi defalarca kontrol etmesine rağmen) ayakkabılarını giyerken kolye kendi kendine dağılıyor ve yerlere saçılıyor...

Biliyorum siz de benim gibi son parçayı merak ettiniz değil mi?

Evet tahmin ettiğiniz gibi daha tokayı kullandığı ilk seferde tokaya da bir şeyler olup yere düşerek kırılıyor...

Hikâye bana da ilginç geldi ve hoşuma gitti... umarım siz de beğenmişsinizdir.