10 Ekim 2008

nasıl bir hayal bu böyle?

Düşünmekten vazgeçemediğim bir görüntü, nedense bir türlü aklımdan gitmiyor...

Güneş sistemi ve evren içinde o siyah sonsuzlukta, çevrenizde gezegenler, dünyalar, yıldızlar vs. dönüp dururken koskocaman bir şekilde içlerinde ayakta durduğunuzu düşünün...

Sanki ışıkları söndürülmüş büyük bir odada iple tavana asılmış bir sürü topun arasındaymış gibi...

Elimi dünyaya uzatıyorum... Avucuma sığacak büyüklükte olduğu için dönerken rahatlıkla yakalıyorum.

Ben yakalayınca, devam ettirdiği hareket son bulduğu için görünümü de değişiyor...

Bir sis tabakası gibi dünyanın üzerini saran atmosfer, sanki bir patatesin üzerine sigara üflemişim de dumanı dağılmaya başlamış gibi dağılıveriyor...

Ardından üzerindeki denizler elime bulaşıyor, üzeri ne kadar da girintili çıkıntılı ve yamuk yumukmuş... Top gibi ama tam bir küre de değil... Daha da yakından, gözlerimi iyice kısarak bakıyorum... Üzerinde mikrop gibi milyarlarca hareket eden noktacık var...

Biraz iğrenerek, düşürmemeye de çalışarak iki parmağım arasında tutup evirip çevirip inceliyorum... Elimde tuttuğum yuvarlak taş parçasını bir iki adım ötede alev alev parlak bir ışık yayarak yanan diğer topa yaklaştırıyorum...

Elimin yanmamasına dikkat ederek yuvarlak taş parçasının bir tarafının ısı karşısında yavaşça sararmasını seyrediyorum... Sonra geri çekip şöyle bir iki sallıyorum ve sayısız diğer taşların yanına doğru bowling topu atıyormuş gibi hafifçe atıyorum...

Dünya dünya dedikleri bu mu?

Ne yani siz çok mu seviyorsunuz?

Madem öyle... niye sevdiğiniz şeyin üzerine basıyorsunuz :)