19 Kasım 2008

"Kuyu"dan teleskop?

Okuduğum kitaplardan birinde;

Zamanında tartışılmış ve en sonunda "Ne olup olmadığının kesinliğe kavuşması için" araştırılan bir deney vardı...

Çok basit ve düşündürücü.

Bir adam çıkıp diyor ki;

Şimdi bu teleskop denen nesnenin çok ama çok büyüğünü yapmak çok masraflı ve bir sürü de teknik sorun var... Bunun yerine 100-200 metrelik bir kuyu açsak ve kuyunun üstüne bir mercek koysak bir de en alta, bulunduğumuz yere bir mercek koysak...

Koskocaman ve acayip büyük gösteren bir teleskop elde eder miyiz?

Tabii ki bu işin geçmişten gelen bir hikayesi var... Kuyularda çalışmak zorunda kalan işçiler, madenciler vs. kimi zaman kuyunun en altından yukarıya baktıklarında “Gündüz olmasına rağmen” yukarıda çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan yıldızları (aynen gece olduğu gibi) görüyorlarmış...

İddia da şuymuş ki; zaten teleskop da bir boru değil mi? Al işte kuyunun kendisi teleskop gövdesini oluşturan boru... ucunda mercek yok mu o da kuyunun dışından atmosferin üstüne kadar olan hava tabakası oluyor, en altta da ben varım gözüm de (küçük de olsa) bir mercek... işte aslında çeşitli farklı yapıların bir araya gelmesi biraz farklı da olsa yine de bir teleskop oluşturuyor...

Bunu bizzat araştıran bir sürü insan olmuş kimi görmüş kimi görememiş vs... ve sonunda “Yeryüzünden gökyüzüne kadar olan bölümdeki atmosferin bir mercek gibi davranamayacağını ve kuyunun en altındaki insanın gözüyle de normalde baktığından pek de farklı bir şey göremeyeceği...” bilimsel olarak açıklanmış.

Bu proje deli işi gibi görünse de kuyunun altına güzel bir beton oda ve odanın üstüne tavan yerine büyük bir mercek koyup buna ait ayarların yapılabileceği bir mekanizmalar düzeni kurulabilir.

Yeryüzünde kuyunun ağzına da yine aşağıdaki kumanda odasından yönetilen ayarlanabilen bir mercek koyulabilir... dolayısıyla gerçekten işe yarayabilir gibi geliyor. Şu ana kadar bu şekilde yapılmış bir yapı yok.

Biz yapsak bütün dünyada olay olmaz mı?

Bilim adamlarımızın çoğu “Emeklilik kat sayısı kaça çıkacak, ek ödenti var mı?” hesaplarını yapmaktan zaman bulup da acaba bu tip şeyleri düşünüyorlar mı bilemem?

Diğer taraftan okuduğum kitapta doğal olarak hiçbir alet kullanmadan kuyunun altından gündüz yıldızları görme işleminin nasıl gerçekleştiğinin bilimsel olarak açıklaması verilmemiş. (Olmasının mümkün olmadığı bilimsel olarak açıklanmış ama niye bu tipte bir sürü bildirim var onun açıklaması yapılmamış.)

Bunu gece epeyce bir düşündüm ve sanırım bir çözüm buldum.

[Buradan sonrası tamamen benim orjinal fikirlerimdir, suçlanacak birisi varsa o ben oluyorum :) ]

Bana göre bu (ki ben buna “Zambo etkisi” diye bir isim bile taktım :) )

Aşağıda...

Karanlıkta, göz sadece yukarıdaki aydınlık bölgeyi görüp retina tabakasına kaydediyor.

Kaydedilen,
kuyunun ağzındaki yuvarlak aydınlık (daire şeklindeki görüntü) gözü kapatınca
ya da
karanlık başka bir noktaya bakınca
beyaz bir alanda
siyah bir daire şeklinde görünüyor
(kuyunun içindeki “karanlık kuyu ve yukarıda görünen ışık giren aydınlık ağız durumunun tam tersi)...

Sonra bu retina hafızasındaki görüntü tekrar gözümüzü açıp da yukarı baktığımızda
Kuyunun aydınlık ağzındaki parlak daire içinde daha parlak (bembeyaz) bir nokta olarak görünüyor. İşte milletin gündüz gözüyle gördüğü yıldızların gizemi bu...

(Eskiden Zambo markalı, içindeki kartta siyahi bir kızın silüeti olan kare şekline yakın büyüklükte, altın yaldızlı kağıdı olan sakızlar vardı... Bu karttaki kıza birden elliye kadar sayarak gözünüzü hiç ayırmadan bakardınız ve beyaz bir duvara baktığınızda kızın silüeti aynen duvarda görünürdü... Bu yüzden bu problemi çözmek için yararlandığım bu yönteme “Zambo etkisi” ismini verdim :) )