20 Kasım 2008

laboratuvara yağmurla gelen tesadüf...

Bir ara aklıma takılmıştı, 80’lerde 90’larda televizyonlarda ya da gazetelerde “Şu devlet şurada şu kuvvette bir nükleer deneme yaptı.” diye haberler çıkardı.

Düşman olan iki ülke birbirlerinin denemelerinden nasıl haberdar oluyor? Acaba karşı tarafın gözünü korkutmak için ikide bir “Deneme yapıyoruz!” mu diyorlar, yoksa yapmayıp yalan mı söylüyorlar ve hatta tam tersi; belki de yapıp “Yapmıyoruz.” diyorlar...

Bunu nereden biliyorlar? İşte geçenlerde elime geçen bir kitapta bu konuyu açıklamışlar (ben de kendi anlatımımla özetleyerek sizlere aktarıyorum):

Laboratuvar çalışmaları bazen gerçekten ilginç ve beklenmeyen sonuçlar doğuran acayip tesadüflere de neden olabiliyor...

Amerikan Deniz Kuvvetleri’nde görevli olan Kimyager Peter King, araştırma laboratuvarı’ndaki çalışmaları sırasında tesadüfen yaptığı ölçümlerden birinde bulunduğu yerde yağmur yağınca normalden daha fazla radyoaktivite açığa çıktığını farketmiş...

Her yağmur yağdığında bu tür radyoaktif sapmalar olurmuş ama burada yağan yağmurda saptanan değerler normalden daha yüksekmiş...

Peter King yılmamış. Düşünmüş taşınmış, araştırmış, işin peşini bırakmamış. Yağmurun geldiği yönde ve bulutları taşıyan hava akımı yolu üzerindeki başka yerlerde ölçümler yapmış...

En sonunda takip ettiği konu ona merkez olarak Büyük Okyanus’taki Virgin Adaları’nı işaret ettiğinde ölçümler için asistanını buraya göndermiş.

Virgin Adaları’nda yeni yağan yağmurdan toplanan su örnekleri ile eskiden sarnıçlara koyulmuş olan su örneklerini karşılaştırınca arada bir fark görmüş.

Demek ki çok yakın bir zamanda bir şey olmuş ve yağmurla birlikte radyoaktif serpintiye yol açmıştı...

“Sarnıçlarda, küplerde ve depolarda eskiden biriktirilmiş sularda radyasyon yok, yeni yağan yağmurlardan alınan örneklerde ise yüksek bir radyoaktivite var, bu nasıl oluyor?” diye merak edip araştırmasını derinleştirince King, üç ay önce Büyük Okyanus’ta Amerikalılar tarafından gerçekleştirilen bir atom bombası denemesinden haberdar olmuş...

Çalışmaya devam etmiş ve nükleer denemelerden sonra açığa çıkan radyoaktif etkiyi ölçmenin yolunu bulduğunu keşfetmiş...

Tabii ki aklına ilk gelen şey “Bu yöntemle, düşmanlarının atom bombası denemelerini takip edebilecekleri...” olmuş...

İşte böylece bir bilim adamı, soğuk savaş sırasında kimin ne zaman hangi güçte atom bombası yaptığını ve bunun denemesini ne zaman nerede gerçekleştirdiğini laboratuvardaki bir tesadüfün peşine düşerek bulmuş... Bundan sonra dünyanın çeşitli yerlerinden toplanan su örnekleri bu yöntemle düzenli bir incelemeye tabi tutulmuş...

(Peter King bu çalışmasını 1948 yılında gerçekleştirmiş.)