26 Kasım 2008

soyları tükenen deniz canlıları teorim...

Daha önceki bir gönderide yazdığım konu beni başka alanlarda düşünmeye de itti ve başka bir teori üretmeme neden oldu...

Denizlerdeki tuzluluk oranının gittikçe arttığını,
buna sebep olanın da
deniz suyunun buharlaşıp bulutları oluşturması,
bulutların yeryüzüne yağmur ve nem olarak inmesi,
bu yağmur ve nemin oluşturduğu suyun
topraklar tarafından emilip
yer altı sularıyla birleşerek
tekrar denizlere ulaşması sırasındaki
“suyun yeryüzündeki döngüsü”nün
toprak içindeki mineralleri denize taşıyarak
tuz oranını yükselttiğini daha önceden de biliyordum...

Gelelim teorime;

1- Çok eski zamanlarda;
300 – 400 milyon yıl önce denizlerdeki tuzluluk oranı
şimdikinden daha azsa,

2- Daha az tuzlu olan suda yüzmek
(suyun kaldırma kuvveti yoğunluğuna göre değişiklik gösterdiği için)
daha tuzlu olan suda yüzmekten daha zordu...

3- Buna göre şu anda denizlerde yüzmek eskiye göre daha kolay

4- Eskiden yani çağlar öncesi dönemde denizde yüzüp bir yerden biryere gidip etkili bir hayat sürdürüp yaşamını devam ettirebilmek için daha iri bir gövde geliştirmek daha hayati önem taşıyordu.

5- Günümüzde ise tuzluluk oranı artınca suyun kaldırma kuvveti daha da arttı ve bu kadar büyük gövdeye ve o gövdeyi çalıştırmak için daha iri vücut parçalarına (kaslar, dokular, organlar vs.) gerek kalmadı...

6- Kendi halindeki bu değişime ayak uyduramayan yani denizin kaldırma gücüne göre küçülmesi gereken canlılar arasında küçülemeyen iri deniz canlılarının da bu yüzden soyları tükenme tehlikesi gösteriyor...

ve belki de;
o, çoooook ama çok eski hurafelerle karışık masallardaki dev deniz yaratıkları, o, insanları yutacak kadar büyük balinalar gerçekten vardı da bu değişim onların soylarını da küçülme yönünde değiştirdi ve günümüzdeki haline yakın bir boyuta getirdi...