21 Ocak 2009

Ankara-Lozan x Lozan-Ankara (tarihten bir bilinmeyen)

Resmi olarak İsmet Paşa’nın görevlendirildiği Lozan konferansı... görüşmeler başlamış.

Konferans sırasında Rauf Orbay (Atatürk’te dahil olmak üzere diğer icra vekil heyeti üyeleri ile birlikte) gelişmeleri telgrafla aldığı haberler sayesinde Türkiye’den takip ediyor...

İsmet Paşa Lozan'a gitmeden önce, orada verilecek her cevabın ya da isteğin de üzerinde anlaşmaya varılmış ve neyin nasıl cevaplanacağının karşılığı önceden düşünülmüş...

Ne söyleyeceğimiz daha önceden kararlaştırılmış ama yine de beklenmeyen durumlar oluştuğunda İsmet Paşa Lozan’dan “Şu konuda şöyle bir öneri var ne yapalım?” vs. gibi Türkiye’ye telgraf çekiyor...

Bizimkiler de hemen cevaben “Şöyle şöyle karar alındı şunu şunu yapalım...” gibi ne gerekiyorsa o konuda telgrafla cevap veriyor...

Fakaaat!

İsmet Paşa “Burada bu kadar zor durumdayken niye her telgrafa bu kadar geç cevap yazıyorsunuz?” diye dert yanıyor... Bizimkiler gece gündüz demeden takipteler ve iletişimde en küçük bir aksaklık yok aldıkları telgrafa anında cevap yazıyorlar...

Ama nasıl oluyor da İsmet Paşa buna kızıp “Niye geç cevap veriyorsunuz?” diye içerliyor kimse bir anlam veremiyor...

Yıllar sonra; İsviçre (Lozan) ile Türkiye arasındaki bu telgraf yazışmalarının niye gecikmeli olarak gittiği anlaşılmış...

O zamanlar aradaki tek bağlantı telgraf yoluyla ve bu telgraf direkleri de fiziki olarak Romanya (Köstence) üzerinden geçiyor...

Bu hat da İngiliz ve Fransızların kontrolü altındaymış ve İngilizler bu telgraf görüşmelerini ele geçirip şifrelerini de anında çözdükten sonra tekrar gitmesi gereken yere yolluyorlarmış... Amaç konuşmaları herkesten önce ele geçirip konu hakkında bilgi sahibi olarak hazırlıklı olmak...

Bunu yapan ve daha sonra konuyu aynen bu şekilde hatıralarında yazan ise bütün dünyanın yakından tanıdığı (o dönemin İngiliz Dış İlişkiler Vekili olan) çok önemli bir isim: Winston Churchill...