21 Ocak 2009

I am legend [film]



Biraz korku, biraz bilim kurgu, biraz felaket, biraz gerilim ve aksiyon o benim işte diye bağıran ama bağırdığı için (çok sıradan bir şekilde her şeyi gözümüze gözümüze soktuğu için) sıradan olmaktan kurtulamayan bir film...

Bir şarkı çıkar herkes beğenir ama siz beğenmeyebilirsiniz ya, işte bu film de böyle bir şey... Maddi açıdan sinemalarda iyi hasılat getirmiş, belki de hayatında hiç bilim kurgu romanı okumamış sıradan seyirciye ilginç gelebilecek ama dikkatli izleyicinin bir sürü hata ve saçmalık bulacağı uyduruk bir yapım...

Klasik sonradan gözleri açılan kör aşık, ünlü olup zenginliğe terfi eden fakir kız filmleri neyse bu film de kalite ve düşünce anlamında onun ötesine geçemiyor.

Yüzlercesi yapılan filmlerin benzerini yapmak kötü gibi görünse de yapımcıyı (eğer iyi bir başrol artisti ve iyi bir reklam harcaması yapabiliyorsa) garantiye alan bir yanı da var... bu film de öyle olmuş...

Gelelim konuya... Bir virüs, insanlara bulaşmış ve onları canavarlaştırmış... herkes birbirini yemekte.

Yeryüzündeki 6 milyar insandan 5,5 milyarı ölmüş, kalan 500 milyonun da ancak %10’u normal, diğerleri de yaratık gibi bir istatistik veriliyor.

Newyork virüsten etkilenmiş canavarlara terkedilmiş gece ortalık zombi ve vampir karışımı yaratıktan geçilmiyor...

Ve ordu mensubu bir kahramanımız var. Kahramanımız, nasıl oluyorsa; virüsü durduracak ilaç üzerinde çalışma yapabilecek kadar konuya hakim bir doktor ama evinin altında bodrumda çalışıyor ve orası böyle bir şeyi yapmaya yetebiliyor...

Şu tesadüfe bakın ki aynı doktor aynı zamanda o bölgeden olan askeri bir yetkilidir ve film boyunca bunu tekrarlar durur...

Ve hatta biraz daha tesadüf ki bu yetkili asker virüsler üzerinde derin çalışmalar yapabilecek engin bilgiye sahip olduğu gibi şu işe bakın ki bütün dünyayı yok eden bu virüs kahramanımıza bulaşmıyor, çünkü doktor nasıl olmuşsa kendiliğinden bir bağışıklığa sahip...

Hadi kardeşim hadi dükkanın önünü kapama...

Böyle şeyleri yazıp senaryo diye verseler dosyayı haklı olarak kafalarına fırlatırsınız ama kendiniz yazıp yönetince gayet mantıklı bulmuşsunuz...

Filmde gerçek hayatta yapılmayacak gerçek dışı o kadar çok davranış biçimi ve saçmalık var ki hangi birini anlatayım bilmiyorum.

Virüs nasıl bulaşmış? Belli değil...

Kahramanımız bomboş olan newyork sokaklarında geyik sürüleri takip ediyor (3 senede nasıl olduda hemen dünya vahşi bir doğaya bürünmüş anlayabilmiş değilim, aslan bile çıkıyor :) ) kahramanımız geyik avlıyor da yaratıklar niye o kadar güçlü ve hızlı olmalarına rağmen geyik değil de insan avlıyor yine belli değil...

Yaratık figürleri animasyon tasarımlarından alınıp filmin üzerine eklenmiş çizgifilm karakterleri gibi duruyor... niye bu kadar zengin bütçeli bir filmde bu kadar kötü efektler kullanılmış o da belli değil...

28 gün sonra, 28 hafta sonra gibi filmler varken aynı şarkıyı başkası söylüyormuş havası veren aynı filmi başkasının çekmesi nasıl bir anlayıştır bu da belli değil ki konu tıpatıp aynı...

Gereksiz yere gerilim cildi bozar, siz seyredip de boş yere saçma sapan şeylere gerilmeyin... Rastlasanız bile bakmayın daha iyi diyecek kadar filmi çok uyduruk buldum... Ama yok ben ille de seyredeceğim diyorsanız aman sakın çocuklara seyretmeyin büyüklerin umursamayacağı şeyler için çocukların gece tuvaletlerine kalkma sayısı artabilir...