01 Ocak 2009

çita'nın evcilleşme sorunu...

Son okuduğum kitaplardan biri olan Tüfek, mikrop ve çelik’te gerçekten çok ilginç ara notlar var.

“İnsanoğlunun hayvanları evcilleştirme çabaları ve bunların sonuçları”nı inceleyen bölümlerde, yazar Jared Diamond evcilleştirilemeyen hayvanların niye evcilleştirilemediğini de yazmış.

Kimi hayvanın evcilleştirme aşamasında yeni nesiller elde etmek uzun sürdüğü için, kimisinin evcilleştirilmesinin sonucunun verimsiz olması gibi nedenler ya da başka özel sebepler yüzünden birçok hayvan evcilleştirilememiş.

Örnek olarak; kara hayvanlarının en hızlısı olan çitaları binlerce yıldır evcilleştirmek için çaba göstermiş olmamıza karşın bu işi başaramamamızın nedeni, çitaların (insanlar gibi) bir yere kapatıldığında (başkalarının kontrolündeyken) çiftleşmemesiymiş. Yani çitalar, kendisi zorla alakoyulduğu için yavrulamayarak bir sonraki neslin de esir olmasını bir şekilde engellemiş oluyormuş...

(Yukarıdaki konuyla ilgili olmasa da kitapta bu konunun başında köpeklerin evcilleştirilmesiyle ilgili kısımda da “Köpeklerin yalnızca etobur değil, aynı zamanda otobur olduğu...” da yazılmış. Daha önceden kedi ve köpeklerin hasta olduklarında birkaç otu yediğini görmüştüm ama burada anlatılan çok daha farklı.

Yazar aynen şöyle demiş:

“.....
Evinizdeki sevgili köpeğinizin etobur olduğunu sanıyorsanız aldığınız köpek maması paketinin üzerindeki katkı maddeleri listesine bakın. Azteklerin ve Polinezyalıların yemek için besledikleri köpekler sebze ve çöp yiyerek randımanlı bir biçimde semiriyorlardı”
....” )