19 Şubat 2009

birgün öyle... birgün böyle :)


Memleketimizin güzelliklerinden biri de organizasyon ve çalışma yöntemleri eksikliğidir... ama bunun güzelliği mi olur demeyin, oluyor:

Hergün aynı büfeye gidip (hemen hemen) karışık tost alıyorum ve inanın bir kez de aynı tost rastlasın çıkıp Şişli’nin ortasında eşek gibi bağıracağım :)

Birgün ekmekler çok bekliyor ve takır takır oluyor, birgün çok az ısıtılıyor...

Birgün turşu var, birgün yok, birgün özel sos az (salçalı hamburger sosu gibi bir şey) bir gün tostun arasından akıyor...

Birgün ekmekler küçük olunca haliyle tost da küçük oluyor, büyük olunca büyük...

Birgün değişiklik olsun diye :) kaşarı bol koyuyorlar yerken çekip uzatıyorsunuz birgün azıcık bir parça donuk vaziyette ortada okey taşı gibi duruyor :)

Birgün malzemesi çok birgün az, birgün çok bekliyorsunuz birgün hemen yapıyorlar, yani beğenip de aynısını yemeğe kalktınız mı aynısını yapmaları mümkün değil :)

Pastanelerde de bu böyle, birgün bir tatlı alıp da hoşunuza gitti diyelim, haydi çocuklara yine alayım dediniz mi olay bitmiştir. Bir aldığınızın şekeri çoktur, birinin az, biri az yağlı denk gelir, birinde şerbeti kutudan akar vs....

En basit şeye bile bir standart tutturamadık gitti... Böyle bir ülkede “şöyle olsun”, “böyle olsun”, “bu böyle olmalı...” vs. gibi bir şeye takarsanız yandınız ki hem de nasıl, iki günde akıl makıl kalmaz ama hiç tavsiye etmem...

Çünkü... Hastaneler de öyle;
Birgün iyi bir doktora rastlarsınız, birgün sert tavırlı, bilgiç birine, birgün sağlık karnesi kalktı derler, öteki gün isterler, birgün fotokopi çektirirler, öteki gün çektirip gidersin gerek yok derler...

Bu bööööööyle uzar gider... örnekleri (aklınıza gelen her şeyle) çoğaltabilirsiniz...

(not: bu yazı daha önceden "not defterim"de yayınlanmıştı... o bloğumu da buraya aktardığım için yazıyı ikinci kez okumak zorunda kalanlardan özür diliyorum.)